İçinde üze olan 8 harfli 20 kelime var. İçerisinde ÜZE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üze olan kelimeler listesine ya da sonu üze ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Üze Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E Z Ü

2 Harfli Kelimeler

ZE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜZEHHEP

Kelime Kökeni: Arapça muẕehheb

  1. [sıfat, eskimiş] Altın suyuna batırılmış olan
  2. Yaldızla süslenmiş, yaldızlanmış
GÜZERGAH

Kelime Kökeni: Farsça guzergāh

  1. [isim] Yolüstü uğranılacak, geçilecek yer
    • "Dönüş yolumuz, Ayazağa, Kâğıthane güzergâhı idi." (Sâmiha Ayverdi)
  2. Yol boyu
    • "Görüyorsun ki hat güzergâhına verdiğimiz şifrelerin hepsine menfi cevap geldi." (Aka Gündüz)
  3. Çok geçilen yer, geçek
DÜZELMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız düzleşmek
    • "Burada toprak basıla basıla düzelmiş."
  2. Kötü, bozulmuş bir durumdayken düzenli duruma gelmek
    • "Ahlak düzelmeden hiçbir şey düzelmez." (Çetin Altan)
  3. Soğuk ve yağış azalmak
  4. Hasta iyileşmek
    • "Sen merak etme, yavrucak yakında düzelir." (Halikarnas Balıkçısı)
MÜZEBZEP

Kelime Kökeni: Arapça muẕebẕeb

  1. [sıfat, eskimiş] Çok karışık
    • "Ortalık şöyle fena, böyle müzebzep işler." (Mehmet Akif Ersoy)
  2. Bir şeye karar veremeyen, tereddüt eden
  3. Elinden iş gelmeyen (kimse)
ÜZERİNDE

  1. [zarf] Bir şeyin üstünde
    • "Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. ... ile ilgili, ... üzerine
    • "Hacı Ömer'in hatırı için gecelerce başımı soğuk su ile ıslatarak kitaplar üzerinde çalıştım." (Reşat Nuri Güntekin)
DÜZEYSİZ

  1. [sıfat] Düzeyi, değeri düşük, bayağı olan; seviyesiz
DÜZENBAZ

Kelime Kökeni: Türkçe düzen + Farsça -bāz

  1. [sıfat] Yalan dolanla iş gören, çıkarı için hile yapan; entrikacı, dessas, dubaracı, kampanacı
DÜZELTİM

  1. [isim] Düzeltmek işi
    • "Bir dilde düzeltim, kimi zaman da reform gereksemesinin birçok nedenleri olabilir." (Fahir İz)
DÜZENSİZ

  1. [sıfat] Düzeni bozuk, karışık olan; tertipsiz, ıttıratsız, gayrimuntazam, gayrinizami, aritmik
    • "Parasız, arkadaşsız, huzursuz, düzensiz, yarı aç yarı tok bir yaşam sürdürüyorduk." (Ayla Kutlu)
  2. Düzeni olmayan; sistemsiz
YÜZEYSEL

  1. [sıfat] Yüzey ile ilgili; sathi
  2. [mecaz] Derine inmeyen, gelişigüzel, ayrıntılı olmayan; kışri, sathi
TÜZELLİK

  1. [isim] Bakınız hukukilik
DÜZELTİŞ

  1. [isim] Düzeltmek işi
    • "Çirkinliği sezişim ve düzeltişim o kadar hoşuna gidiyor ki beni göğsüne basıyor ve iftihar gözyaşları döküyor." (Necip Fazıl Kısakürek)
FÜZEATAR

  1. [isim, askerlik] Otomatik olarak füze atan silah
DÜZELTME

  1. [isim] Düzeltmek işi
  2. Daha iyi duruma getirmek için yapılan değişiklik; ıslahat, reform
  3. Bakınız düzelti
MÜZEKKER

Kelime Kökeni: Arapça muẕekker

  1. [sıfat, eskimiş, dil bilgisi] Bakınız eril
ÜZENGİLİ

  1. [sıfat] Üzengisi bulunan
YÜZERLİK

  1. [sıfat] Yüz tane alabilen
    • "Yüzerlik yumurta sandığı."
  2. Bakınız yüzlük
MÜZEYYEN

Kelime Kökeni: Arapça muzeyyen

  1. [sıfat] Süslenmiş, bezenmiş olan
GÜZELLİK

  1. [isim] Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik; hüsün
  2. Okşayıcı söz veya davranış, iyilik, yumuşaklık
    • "Onu sertlik değil güzellik yola getirir."
  3. Ahlak ve fikrî nitelikleriyle hayranlık uyandıran şey
  4. Güzel olan bir kimsenin niteliği
    • "Güzelliğin on para etmez / Bu bendeki aşk olmasa" (Âşık Veysel)
GÜPGÜZEL

  1. [sıfat] Çok güzel
    • "Âlemin güpgüzel kızını hiç bırakırlar mı sana?" (Haldun Taner)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü