İçinde üze olan 7 harfli 20 kelime var. İçerisinde ÜZE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üze olan kelimeler listesine ya da sonu üze ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Üze Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E Z Ü

2 Harfli Kelimeler

ZE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÜZENLİ

  1. [sıfat] Yerli yerinde, kararlı, tertipli olan; muntazam, ıttıratlı
    • "Hele, düzenli giyim diye bir dertleri hiç yoktur." (Sâmiha Ayverdi)
  2. Düzen içinde bulunan; sistemli, metodik
DÜZELME

  1. [isim] Düzelmek durumu
ÜZERLİK

  1. [isim, bitki bilimi] Sedef otugillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan, halk hekimliğinde tedavi amaçlı, tütsü olarak kullanılan bir bitki (Peganum harmala)
    • "Miniminiyken o da benim gibi üzerlikle tütsülenmiştir." (Refik Halit Karay)
  2. Bu bitkinin tohumlarından yapılan nazarlık veya süs olarak kullanılan eşya
DÜZEYLİ

  1. [sıfat] Düzeyi, değeri olan; seviyeli
DÜZEMEK

  1. [-i, kimya] Herhangi bir karışımı istenilen orana göre hazırlamak, karışımın dozunu belirlemek
TEKDÜZE

  1. [sıfat] Değişmeksizin, düzenli, aynı biçimde tekrarlanan, sürüp giden; tek örnek, muttarit, yeknesak, monoton
    • "Yazıcı, tekdüze bir sesle çabuk çabuk okuyordu." (Yusuf Atılgan)
  2. [zarf] Değişmeyerek, aynı biçimde tekrar edilerek; bitevi, biteviye
    • "Günler, haftalar geçiyor, hayat Aylin için hastanesi, okulu ve evi arasında tekdüze akıp gidiyordu." (Ayşe Kulin)
MÜZELİK

  1. [sıfat] Müzeye konulacak değerde veya eskilikte olan
    • "Şimdi bunlar sırf müzelik birer obje olarak duruyorlar." (Haldun Taner)
  2. [alay yollu] Eskimiş, köhnemiş olan
YÜZERLİ

  1. [sıfat] Yüzer yüzer sıralanmış
  2. Her biri yüz birimden oluşan
MÜZEVİR

Kelime Kökeni: Arapça muzevvir

  1. [sıfat] Bakınız arabozan
DÜZENCİ

  1. [sıfat] Bakınız düzenbaz
YÜZEYLİ

  1. [sıfat] Yüzeyi olan
DÜZENEK

  1. [isim] Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi; tertibat, mekanizma, sistem
DÜZENTİ

  1. [isim, mecaz] Bir şeyi, bir durumu olduğundan değişik göstermek amacıyla hazırlanan düzen; mizansen
ÜZERİNE

  1. [zarf] Bakınız üstüne
    • "Gerinerek kollarını yana doğru açarken başını divanın yastıkları üzerine koyuyor." (Esat Mahmut Karakurt)
  2. [edat] Bakınız hakkında
    • "Dil üzerine bir yazı."
  3. [edat] -den dolayı
    • "Onun gelmesi üzerine ortalık düzeldi. Bu söz üzerine herkes rahat etti."
  4. [edat] -den sonra
    • "Bunca hazırlık üzerine yola çıkmamak insanı üzer."
  5. -den daha üstün
    • "'İzmir üzerine dünyada bir şehir daha yoktur!' diyorlar." (Yahya Kemal Beyatlı)
DÜZELTİ

  1. [isim] Düzeltme işi; tashih
  2. Basılmakta olan bir yayının provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme; düzeltme, tashih
GÜZELİM

  1. [ünlem] çok sevilen kimseye sevecenlikle yaklaşıldığında kullanılan bir söz
    • "Daha ne olsun be güzelim, ne olsun? Ne istersen aldım, her şeyi yaptım!" (Tuğşah Bilge)
  2. değer verilen, sevilen
    • "Son yıllarda rant uğruna kurban edilen güzelim yerler arasına hem o çarşı hem balıkhane girdi." (Ayla Kutlu)
GÜZELCE

  1. [sıfat] Güzele yakın, güzel gibi
    • "Kızı belki anasından biraz güzelce." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [zarf] İyice, adamakıllı
    • "Kadın keçiyi sağmış, çardağın suyunu çekmiş, etrafını güzelce süpürmüştü." (Necati Cumalı)
GÜZEŞTE

Kelime Kökeni: Farsça guẕeşte

  1. [sıfat, eskimiş] Geçmiş, geçen
    • "Bahse girer misiniz? Beş dakika içinde en heyecanlı bir vaka icat etmeye muktedir olursam bu iki güzeşte aylıktan birini kasaya bırakır mısınız?" (Reşat Nuri Güntekin)
DÜZELİŞ

  1. [isim] Düzelmek işi
DÜZENCE

  1. [isim] Bakınız disiplin
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü