İçinde üz olan 6 harfli 72 kelime var. İçerisinde ÜZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üz olan kelimeler listesine ya da Sonu üz ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜZÜMLÜ

  1. [sıfat] İçinde üzüm olan

ÜÇÜZLÜ

  1. [sıfat] Üçüzleri olan (ana)
  2. Üçü bir arada olan
    • "Fransa ile yaptığımız üçüzlü paktın aleyhinde bulunanların..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ÜZENTİ

  1. [isim] Manevi hazdan yoksunluk
    • "Şu iftara çağrılış bile üzenti gibi geldi, kendimden sıkıldım." (Falih Rıfkı Atay)

LÜZUCİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yapışkan

SÜZENİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kasnağa gerilmiş kumaşa iğne veya tığla yapılan bir tür nakış

YÜZLÜK

  1. [isim] Yüz lira değerinde olan para
  2. On kuralına göre yazılmış bir tam sayıda sağdan sola doğru üçüncü basamak
  3. [sıfat] Yüzü, yüz tanesi bir arada olan
    • "Yüzlük paket. Yüzlük deste."

İLKGÜZ

  1. [isim] Eylül

PÜRMÜZ

  1. [isim] Genellikle metalleri lehimlemede kullanılan, güçlü alev çıkaran, benzin veya gazla çalışan araç

MÜZECİ

  1. [isim] Müze kuran veya müzede çalışan kimse
    • "Müzeci Hamit Bey."

GÜZLEK

  1. [isim] Güz yağmuru
  2. Güz mevsiminin geçirildiği yer
  3. Havaların soğuması üzerine yaylalardan dönen hayvanların otlatılması ve bir süre barındırılması için ayrılmış, dağ eteklerinde bulunan mera

ÜZÜLÜŞ
...
YÜZSÜZ

  1. [sıfat] Yüzü olmayan
  2. Utanmaz, sıkılmaz, çekinmez, arsız
    • "Arkasından en yüzsüz tulumbacının ağzından çıkamayacak bir küfür daha..." (Reşat Nuri Güntekin)

SÜZGEÇ

  1. [isim] Sıvıları süzmeye yarayan araç
  2. Bir akışkandaki yabancı maddeleri süzüp ayıran alet veya aletlerden oluşan düzenek, filtre
  3. Sulama kovasının ucuna takılan, küçük delikli metal parça

SÖZSÜZ

  1. [sıfat] Konuşmadan yapılan
  2. Sözleri olmaksızın çalınan müzik, çalgısal, enstrümantal

BÜZGEN

  1. [isim] Kasılarak vücuttaki herhangi bir deliği açan veya kapayan çember biçimindeki kasların genel adı

DÜMDÜZ

  1. [sıfat] Çok düz
    • "Mühendislerin keşfine göre, taş ocağı olarak işletilirse yirmi senede dümdüz olabilirmiş." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Sade, basit
    • "Yirmi iki senelik dümdüz bir hayat." (Aka Gündüz)
  3. Bilgisi, görgüsü çok dar bir sınır içinde kalan (kimse)

YÖNSÜZ

  1. [sıfat] Yönü olmayan
  2. Amaçsız
    • "O henüz şekilsiz, yönsüz isteklerinin peşinde başıboş bir hayat sürmektedir." (Necati Cumalı)

TÜYSÜZ

  1. [sıfat] Tüyü olmayan
    • "Tüysüz kollarında bir adale hareketi görülüyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Henüz bıyığı, sakalı çıkmamış

GOLSÜZ

  1. [sıfat] Golü olmayan

DÜZMEK

  1. [-i] Bir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek
    • "Oğlum Sıtkı için son zamanlarda epeyce temiz ev eşyası düzdü diyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Düzene sokmak, düzene koymak, sıralamak, elverişli, uygun bir duruma getirmek
    • "İskambil kâğıtlarını düzdü."
  3. [-e] Yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek
    • "Yeşil caminin avlusundaki sette oturmuş, Nilüfer ovasına şiir düzerken..." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. [nsz] Uydurmak
    • "Bir sürü yalan düzmüş."
  5. Cinsel ilişkide bulunmak

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü