İçinde üz olan 6 harfli 72 kelime var. İçerisinde ÜZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üz olan kelimeler listesine ya da Sonu üz ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KÖKSÜZ
-
-
[sıfat]
Kökü olmayan
-
Temeli, dayanağı veya aslı olmayan
- "Açık seçik bilgilere dayanmayan bir memleket sevgisinin ne kadar köksüz, ne kadar verimsiz olduğunu acı acı düşündüm." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
[sıfat]
Kökü olmayan
- DÖRDÜZ
-
-
[sıfat]
Dördü bir arada doğan (çocuk)
-
Dördü bir arada bulunan
-
[sıfat]
Dördü bir arada doğan (çocuk)
- DÜZİÇİ
- ...
- BÜGDÜZ
- ...
- TÜYSÜZ
-
-
[sıfat]
Tüyü olmayan
- "Tüysüz kollarında bir adale hareketi görülüyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Henüz bıyığı, sakalı çıkmamış
-
[sıfat]
Tüyü olmayan
- YÜZLÜK
-
-
[isim]
Yüz lira değerinde olan para
-
On kuralına göre yazılmış bir tam sayıda sağdan sola doğru üçüncü basamak
-
[sıfat]
Yüzü, yüz tanesi bir arada olan
- "Yüzlük paket. Yüzlük deste."
-
[isim]
Yüz lira değerinde olan para
- ARAYÜZ
-
-
[isim]
Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa
-
[isim]
Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa
- MÜZMİN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Süreğen
- "... kadıncağızın müzmin romatizması vardı." (Haldun Taner)
-
Ne kadar süreceği belli olmaksızın sürüp giden
- "Genç kadınlara bakmak, bu adamda müzmin bir illetti." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Süreğen
- GÜÇSÜZ
-
-
[sıfat]
Gücü olmayan, âciz
- "Silahlarından birini elinden bırakmış, güçsüz düşmüştür." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Gücü olmayan, âciz
- YÖNSÜZ
-
-
[sıfat]
Yönü olmayan
-
Amaçsız
- "O henüz şekilsiz, yönsüz isteklerinin peşinde başıboş bir hayat sürmektedir." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Yönü olmayan
- GÖZSÜZ
-
-
[sıfat]
Gözü olmayan
- "Gözsüz masa."
-
Görme engelli
-
[sıfat]
Gözü olmayan
- DÜŞSÜZ
-
-
[sıfat]
Düşü olmayan
- "Geceleri bile düşsüz koyu bir uyku çekerdi." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Düşü olmayan
- ÜZENGİ
-
-
[isim]
Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan, altı düz demir halka
- "İyi süvarilik gururuyla ayaklarını üzengiden çıkarmış, dizginleri bırakmış." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan, altı düz demir halka
- PÜRMÜZ
-
-
[isim]
Genellikle metalleri lehimlemede kullanılan, güçlü alev çıkaran, benzin veya gazla çalışan araç
-
[isim]
Genellikle metalleri lehimlemede kullanılan, güçlü alev çıkaran, benzin veya gazla çalışan araç
- SÖZSÜZ
-
-
[sıfat]
Konuşmadan yapılan
-
Sözleri olmaksızın çalınan müzik, çalgısal, enstrümantal
-
[sıfat]
Konuşmadan yapılan
- ÜZÜMLÜ
-
-
[sıfat]
İçinde üzüm olan
-
[sıfat]
İçinde üzüm olan
- FÜZYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Birleşme, kaynaşma
-
[isim]
Birleşme, kaynaşma
- ÜÇÜZLÜ
-
-
[sıfat]
Üçüzleri olan (ana)
-
Üçü bir arada olan
- "Fransa ile yaptığımız üçüzlü paktın aleyhinde bulunanların..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Üçüzleri olan (ana)
- ÜTÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Ütülenmemiş veya ütüsü bozulmuş
- "Ütüsüz ve beli oturmamış pantolonunu çekti." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Ütülenmemiş veya ütüsü bozulmuş
- HÜZZAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde segâh perdesinde bir makam
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde segâh perdesinde bir makam