İçinde ütü olan 5 harfli 7 kelime var. İçerisinde ÜTÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ütü olan kelimeler listesine ya da sonu ütü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜTÜCÜ

  1. [isim] İşi kumaş, giysi, çamaşır vb. ütülemek olan kimse
PÜTÜR

  1. [isim] Küçük kabarcık
    • "Ovuşturduğu ellerinden hamur pütürleri, darı taneleri dökülüyordu." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
KÜTÜR

  1. "Kütür kütür" ikilemesinde kullanılır: tazeliğinden dolayı kütür sesi çıkaran
ÜTÜLÜ

  1. [sıfat] Ütülenmiş, ütü ile buruşuklukları giderilmiş
KÜTÜK

  1. [isim] Kalın ağaç gövdesi
  2. Kesilmiş ağaç gövdesi
    • "Kenara iri zeytin kütükleri istif edilmişti." (Refik Halit Karay)
  3. Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü
    • "Çamlıkları yarıyoruz, ağaçların kütüklerinden atlıyoruz, ne bir köy ne bir ses var." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Üzüm teveğinin gövdesi
    • "Kütüklerin üstündeki koruklara otlar tırmanan bahçeyi bir daha geçiyoruz." (Falih Rıfkı Atay)
  5. Resmî kayıt defteri
  6. Bakınız nüfus kütüğü
  7. [bilişim] Birbirleriyle ilgili olan verilerin tümü
  8. [bilişim] Verilerin işlemci içinde yazıldığı yer
  9. [madencilik] Bakınız kütük demir
  10. [mecaz] Görgüsüz, kaba kimse
    • "Biraz sonra bizim kütük, kanepenin üstüne oturmuş, ayaklarıyla yerdeki yaprakları eziyordu." (Halide Edip Adıvar)
  11. Kum, odun, kömür vb. taşımakta kullanılan hafif tekne
  12. [tarih] Osmanlı'da kullanılan, mavnadan küçük, altı nispeten düz, başı kalkık ve içeriye bükük, sığ sularda ve çıkarma işlerinde kullanılan, tek kürekli yelkenli gemi
BÜTÜN

  1. [sıfat] Bakınız tam
    • "Size bütün bir kış için kuru ot temin edecek." (Nâzım Hikmet)
  2. Bir şeyin hepsi; kamu, bilcümle, bilumum, cümle, cemi, tamam, umum
    • "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Bozuk olmayan (para)
    • "Bütün para."
  4. Parçalara ayrılmamış, tek parçadan oluşan; tüm (I), yekpare
  5. [isim] Parçalara ayrılmamış olan şey; kül (II)
  6. [isim] Tek parça olma durumu
    • "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder." (Orhan Veli Kanık)
TÜTÜN

  1. [isim, bitki bilimi] Patlıcangillerden, birleşiminde nikotin bulunan otsu bir bitki (Nicotiana tabacum)
    • "Zeytinliklerin arasında bağcılık ederler, biraz alçaklarda da tütün ekerlerdi." (Samim Kocagöz)
  2. [bitki bilimi] Bu bitkinin kurutulup kıyılarak sigara biçiminde veya pipoyla içilen yaprağı
    • "Elinin tersiyle yeleğine düşen tütün küllerini silkti." (Memduh Şevket Esendal)
  3. [ağızlardan] Bakınız duman
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü