İçinde ütü olan 10 harfli 22 kelime var. İçerisinde ÜTÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ütü olan kelimeler listesine ya da sonu ütü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PÜTÜRLENME

  1. [isim] Pütürlenmek işi
BÜTÜNLEMEK

  1. [-i] Eksiksiz duruma getirmek; tamamlamak, tümlemek, ikmal etmek
    • "Her şeyini tamamladı, bütünledi böyle." (Fakir Baykurt)
  2. Ufak, bozuk paraları büyük para durumuna getirmek
BÜTÜNLEYİŞ

  1. [isim] Bütünlemek işi; tümleyiş
KÜTÜRDETME

  1. [isim] Kütürdetmek işi
BÜTÜNLEYEN

  1. [sıfat] Bütün durumuna getiren; bütünleyici, tümleyici
    • "Bu beş bölüm, benim yaşamımı bütünleyen düşüncelerim ve duygularım." (Aziz Nesin)
BÜYÜTÜRLÜK

  1. [isim] Bakınız aşırılaştırma
TÜTÜNCÜLÜK

  1. [isim] Tütün yetiştirme veya satma işi
    • "Ben tütüncülük üzerinde ihtisas yapmıştım." (Refik Halit Karay)
ÜRKÜTÜLMEK

  1. [nesnesiz] Ürkütme işi yapılmak
    • "Bunlar âdeta ürkütülmüş bir hayvan sürüsüydü." (Ömer Seyfettin)
BÜTÜNLEŞME

  1. [isim] Bütünleşmek işi; entegrasyon
KÜTÜKLEŞME

  1. [isim] Kütükleşmek işi
BÜTÜNLEŞİK

  1. [sıfat] Birbiriyle bağlantılı duruma getiren; tümleşik
BÜTÜNLETME

  1. [isim] Bütünletmek işi; tümletme
BÜTÜNLÜKLÜ

  1. [sıfat] Derli toplu, kapsayıcı olan
    • "Bu durum da resmî istatistiklerin bütünlüklü bir yapıya sahip olmadığının net bir göstergesi niteliğindedir." (Mevlüt Tatlıyer)
  2. Çok yönlü, donanımlı olan
    • "Bütünlüklü sanatkâr adlandırmasıyla anabileceğim insanlar hem muhayyileye hem gerçek olana dair derinlikli ve sahici bir faaliyet ortaya koyar." (İbrahim Tüzer)
ÖĞÜTÜCÜLÜK

  1. [isim] Öğütücü olma durumu
BÜTÜNLENME

  1. [isim] Bütünlenmek işi; tümlenme
BÜTÜNCÜLÜK

  1. [isim, felsefe] Bir bütünün parçalarının toplamından daha fazlasını ifade ettiğini düşünen, bir dizgenin açıklanmasında bütüne parçalarından daha büyük önem yükleyen, parçalarına karşı bütünün önceliğini vurgulayan her türden öğreti; holizm
YÜRÜTÜLMEK

  1. [-e, nesnesiz] Yürütme işi yapılmak veya yürütme işine konu olmak
BÜTÜNLENİŞ

  1. [isim] Bütünlenmek işi; tümleniş
    • "Üstelik her türün kendi yapısına özgü duyuş, seçiş, kuruluş, işleniş, bütünleniş vb. özellikleri de sanatsal bir ayrımlaşmayı haklı kılar." (Eser Gürson)
ÇÜRÜTÜLMEK

  1. [nesnesiz] Çürütme işine konu olmak
  2. [mecaz] Doğru olarak ileri sürülen düşüncenin, davanın, iddianın yanlışlığı, gerçeklere dayanmadığı ortaya çıkarılmak
    • "Bu temelsiz sözler sonradan çürütülmüştür." (Salâh Birsel)
BÜYÜTÜLMEK

  1. [nesnesiz] Büyütme işi yapılmak
    • "Resmi ötekilerden ayrılarak büyütülmüştür." (Falih Rıfkı Atay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü