İçinde üte olan 8 harfli 13 kelime var. İçerisinde ÜTE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üte olan kelimeler listesine ya da sonu üte ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Üte Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E T Ü

2 Harfli Kelimeler

ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜTERCEM

Kelime Kökeni: Arapça mutercem

  1. [sıfat, eskimiş] Çevrilmiş, tercüme edilmiş
LÜTESYUM

Kelime Kökeni: Fransızca lutécium

  1. [isim, kimya] Atom numarası 71, atom ağırlığı 175 olan, iterbiyumun çözüşmesi ile oluşan, renksiz tuzlar veren, henüz uygulama alanı olmayan çok ender bir element (simgesi Lu)
MÜTEMMİM

Kelime Kökeni: Arapça mutemmim

  1. [sıfat, eskimiş] Tamamlayan, bütünleyen, bitiren
    • "Hâlbuki birçok kadınlar malumatlarını zarafetlerinin bir mütemmimi addederler." (Peyami Safa)
  2. [matematik] Bakınız bütünler
  3. [dil bilgisi] Bakınız tümleç
MÜTEAKİP

Kelime Kökeni: Arapça muteʿāḳib

  1. [zarf] -den sonra
    • "Bir dövüşmeyi müteakip bazen iki kişi, bazen iki saf arasında kıyasıya bir boğuşmadır başlardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [sıfat] Arkadan gelen, ardı sıra gelen
MÜTEVAZİ

Kelime Kökeni: Arapça mutevāzī

  1. [sıfat, eskimiş] Birbirine paralel olan
  2. [matematik] Bakınız paralel
MÜTEKAİT

Kelime Kökeni: Arapça muteḳāʿid

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız emekli
    • "Onu komşularından bir mütekait askerî doktor tedavi ediyor." (Reşat Nuri Güntekin)
MÜTERCİM

Kelime Kökeni: Arapça mutercim

  1. [isim] Bakınız çevirmen
    • "Mütercim olarak işe başladığım gün anamdan emdiğim süt burnumdan gelmiştir." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
MÜTEADDİ

Kelime Kökeni: Arapça muteʿaddī

  1. [sıfat, eskimiş, dil bilgisi] Bakınız geçişli
MÜTEDAİR

Kelime Kökeni: Arapça mutedāʾir

  1. [sıfat, eskimiş] Ait, için, dolayı, üzerine, ... ile ilgili
    • "Bu meseleye mütedair verdiğim cevapları, şu suretle hülasa edebilirim." (Atatürk)
MÜTEVAZI

Kelime Kökeni: Arapça mutevāżiʿ

  1. [sıfat] Bakınız alçak gönüllü
    • "Sakin, mütevazı ve kalabalıktan kaçan ruhunu incitmemek için onu, birkaç kişi ile sırtımda ebedî makamına ben götürdüm." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  2. Bakınız gösterişsiz
    • "Düğün sahibinin bütçesi ne kadar dar ve mütevazı olursa olsun, hokkabaz şarttı." (Sâmiha Ayverdi)
MÜTEVALİ

Kelime Kökeni: Arapça mutevālī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız ardışık
MÜTEBAKİ

Kelime Kökeni: Arapça mutebāḳī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız kalan
MÜTEMADİ

Kelime Kökeni: Arapça mutemādī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız aralıksız
    • "Maddi ve ruhi kültürün yükselişi, mütemadi değişikliklerde ifade olunan mütemadi bir akışı icap ettirir." (Nâzım Hikmet)
  2. [zarf] Bakınız sürekli
    • "İki saatten beri mütemadi yukarıya çıkıyorduk." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü