İçinde üt olan 7 harfli 62 kelime var. İçerisinde ÜT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üt olan kelimeler listesine ya da Sonu üt ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SÜTBABA
-
-
[isim]
Sütannenin kocası
- "Duvarlar hattat sütbabamın yadigâr bıraktığı levhalarla süslenmişti." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Sütannenin kocası
- SÖĞÜTLÜ
-
-
[sıfat]
Söğüt ağaçları bulunan (yer)
-
[sıfat]
Söğüt ağaçları bulunan (yer)
- MÜTALAA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Okumaya, ders çalışmaya ayrılan zaman, etüt
- "Mütalaada önüne biyoloji kitabını açmış, iki satır okuyor, beş satır dalga geçiyordu." (Çetin Altan)
-
İrdeleme, müzakere, görüş
- "Kolordu kumandanlarının fikir ve mütalaalarını bilmek, bence pek faydalı idi." (Atatürk)
-
Düşünce
-
[isim]
Okumaya, ders çalışmaya ayrılan zaman, etüt
- BÜYÜTME
-
-
[isim]
Büyütmek işi
-
Birisi tarafından yetiştirilmiş kimse
- "O, filancanın büyütmesidir."
-
Uzakta duran cisimlere dürbün vb. bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı
-
[isim]
Büyütmek işi
- BÜTÜNCÜ
- ...
- TÜTSÜLÜ
-
-
[sıfat]
Tütsü yapılmış (yer, kimse veya yiyecek)
-
Bulanık, karışık
- "Kimse farkında değil, anlaşılan, yaptığının / Kafalar tütsülü hülya ile, gözler kızgın." (Mehmet Akif Ersoy)
-
[sıfat]
Tütsü yapılmış (yer, kimse veya yiyecek)
- TESANÜT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Omuzdaşlık
-
Dayanışma
-
[isim]
Omuzdaşlık
- ÖĞÜTMEK
-
-
[-i]
Bir araçla tane durumundaki nesneleri bir araçla ezerek un durumuna getirmek
- "Bu değirmen, günde ancak kırk elli çuval öğütebilirdi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Ezmek, çiğnemek
-
[-i]
Bir araçla tane durumundaki nesneleri bir araçla ezerek un durumuna getirmek
- TAAMMÜT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir işi veya suçu bile bile, tasarlayarak yapma
-
İşlenecek bir suçun daha önceden tasarlanması
-
[isim]
Bir işi veya suçu bile bile, tasarlayarak yapma
- AKSÖĞÜT
-
-
[isim]
Söğütgillerden, kabukları eczacılıkta kullanılan bir söğüt türü (Salix alba)
-
[isim]
Söğütgillerden, kabukları eczacılıkta kullanılan bir söğüt türü (Salix alba)
- PÜTÜRLÜ
-
-
[sıfat]
Pütürü olan, pürüzlü, pürtüklü
-
[sıfat]
Pütürü olan, pürüzlü, pürtüklü
- SÜRÜTME
-
-
[isim]
Sürütmek işi
-
Deniz dibini taramaya yarar, demir bir çerçeveye geçirilmiş ağ
-
Deniz içinde çekilerek balık avlamaya yarar bir tür olta
-
[isim]
Sürütmek işi
- TAAHHÜT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şey yapmayı üstüne alma, üstlenme
- "Taahhüt işini ortağıma havale ettim." (Aka Gündüz)
- "Ayda bir, bir şeyler yazmayı taahhüt ederim." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Bir şey yapmayı üstüne alma, üstlenme
- BÖLÜTLÜ
-
-
[sıfat]
Bölütlere, halkalara ayrılmış olan
-
[sıfat]
Bölütlere, halkalara ayrılmış olan
- DÜTTÜRÜ
-
-
[isim]
Dar ve kısa giysi
-
[sıfat]
Açık saçık, tuhaf ve hafif giyimli (kadın)
-
[isim]
Dar ve kısa giysi
- YÜRÜTEÇ
-
-
[isim]
Yeni yürümeye başlayan çocukların çabuk yürümelerini sağlayan araç, örümcek, yürüten
-
Yürüme sorunu olan kimselerin kullandığı araç, yürüten
-
[isim]
Yeni yürümeye başlayan çocukların çabuk yürümelerini sağlayan araç, örümcek, yürüten
- GÜLÜTÇÜ
-
-
[isim]
Bir skeçte, revüde veya eğlence gösterisinde eklenen sözleri ve durumları hazırlayan kimse
-
[isim]
Bir skeçte, revüde veya eğlence gösterisinde eklenen sözleri ve durumları hazırlayan kimse
- KÜTLEME
-
-
[isim]
Kütlemek işi
-
[isim]
Kütlemek işi
- VİRÜTİK
- ...
- SÜTANNE
-
-
[isim]
Bir çocuğun, annesi dışında sütünü emmiş olduğu kadın, sütana
-
[isim]
Bir çocuğun, annesi dışında sütünü emmiş olduğu kadın, sütana