İçinde üt olan 7 harfli 62 kelime var. İçerisinde ÜT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üt olan kelimeler listesine ya da Sonu üt ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÜTBABA

  1. [isim] Sütannenin kocası
    • "Duvarlar hattat sütbabamın yadigâr bıraktığı levhalarla süslenmişti." (Ömer Seyfettin)

SÖĞÜTLÜ

  1. [sıfat] Söğüt ağaçları bulunan (yer)

MÜTALAA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Okumaya, ders çalışmaya ayrılan zaman, etüt
    • "Mütalaada önüne biyoloji kitabını açmış, iki satır okuyor, beş satır dalga geçiyordu." (Çetin Altan)
  2. İrdeleme, müzakere, görüş
    • "Kolordu kumandanlarının fikir ve mütalaalarını bilmek, bence pek faydalı idi." (Atatürk)
  3. Düşünce

BÜYÜTME

  1. [isim] Büyütmek işi
  2. Birisi tarafından yetiştirilmiş kimse
    • "O, filancanın büyütmesidir."
  3. Uzakta duran cisimlere dürbün vb. bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı

BÜTÜNCÜ
...
TÜTSÜLÜ

  1. [sıfat] Tütsü yapılmış (yer, kimse veya yiyecek)
  2. Bulanık, karışık
    • "Kimse farkında değil, anlaşılan, yaptığının / Kafalar tütsülü hülya ile, gözler kızgın." (Mehmet Akif Ersoy)

TESANÜT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Omuzdaşlık
  2. Dayanışma

ÖĞÜTMEK

  1. [-i] Bir araçla tane durumundaki nesneleri bir araçla ezerek un durumuna getirmek
    • "Bu değirmen, günde ancak kırk elli çuval öğütebilirdi." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Ezmek, çiğnemek

TAAMMÜT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işi veya suçu bile bile, tasarlayarak yapma
  2. İşlenecek bir suçun daha önceden tasarlanması

AKSÖĞÜT

  1. [isim] Söğütgillerden, kabukları eczacılıkta kullanılan bir söğüt türü (Salix alba)

PÜTÜRLÜ

  1. [sıfat] Pütürü olan, pürüzlü, pürtüklü

SÜRÜTME

  1. [isim] Sürütmek işi
  2. Deniz dibini taramaya yarar, demir bir çerçeveye geçirilmiş ağ
  3. Deniz içinde çekilerek balık avlamaya yarar bir tür olta

TAAHHÜT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şey yapmayı üstüne alma, üstlenme
    • "Taahhüt işini ortağıma havale ettim." (Aka Gündüz)
    • "Ayda bir, bir şeyler yazmayı taahhüt ederim." (Ömer Seyfettin)

BÖLÜTLÜ

  1. [sıfat] Bölütlere, halkalara ayrılmış olan

DÜTTÜRÜ

  1. [isim] Dar ve kısa giysi
  2. [sıfat] Açık saçık, tuhaf ve hafif giyimli (kadın)

YÜRÜTEÇ

  1. [isim] Yeni yürümeye başlayan çocukların çabuk yürümelerini sağlayan araç, örümcek, yürüten
  2. Yürüme sorunu olan kimselerin kullandığı araç, yürüten

GÜLÜTÇÜ

  1. [isim] Bir skeçte, revüde veya eğlence gösterisinde eklenen sözleri ve durumları hazırlayan kimse

KÜTLEME

  1. [isim] Kütlemek işi

VİRÜTİK
...
SÜTANNE

  1. [isim] Bir çocuğun, annesi dışında sütünü emmiş olduğu kadın, sütana

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü