İçinde ürm olan 6 harfli 8 kelime var. İçerisinde ÜRM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ürm olan kelimeler listesine ya da sonu ürm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜFÜRME

  1. [isim] Üfürmek işi
    • "Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü ve üfürmeye başladı." (Halide Edip Adıvar)
HÜRMET

Kelime Kökeni: Arapça ḥurmet

  1. [isim] Bakınız saygı
    • "Hakanına sarsılmaz bir hürmetle merbuttu." (Nâzım Hikmet)
ÜŞÜRME

  1. [isim] Bakınız saldırtma
SÜRMEK

  1. [-e, -i] At, araba vb. için yönetip yürütmek, sevk etmek
    • "Azapların güneş görmeyen, erkeklerden saklanan güzel kızları şimdi üstlerine eski elbiselerini giymişler, başlarına yırtık şallarını örtmüşler, kimisi araba sürüyor, kimisi yerde yürüyor." (Müstecib Ülküsal)
  2. Başlamış bir iş veya durum devam etmek
  3. Önüne katıp götürmek
    • "Koyunları sürmek."
  4. Uzatmak, ileri doğru itmek
    • "Kahveyi ısıtıyor, suyu dolduruyor, cezveyi sürüyor, fincanı boşaltıyor." (Memduh Şevket Esendal)
  5. Dokundurmak, değdirmek
    • "Yüzümü saçlarına sürmek için başımı eğdim." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  6. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek; nefyetmek
    • "Mütarekede İngilizler onu Malta'ya sürdüler." (Yusuf Ziya Ortaç)
  7. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek
    • "Avucuna doldurup kokluyor; ensesine, şakaklarına, boynuna sürüyor." (Refik Halit Karay)
  8. [ticaret] Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak
    • "Satılamayan ne kadar bayat, bozuk mal varsa pansiyonerlere sürerler." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  9. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak
  10. [-i] Herhangi bir durum içinde bulunmak
    • "Dört duvar arasında bir memur hayatı sürüyordu." (Yusuf Ziya Ortaç)
  11. [-i] Pulluk veya sabanla toprağı işlemek
    • "Öküzünün biri ölünce tarlasını süremedi." (Ömer Seyfettin)
  12. [nesnesiz] Olmaya devam etmek
    • "Baygınlığım ne kadar sürdü bilmiyorum." (Aka Gündüz)
  13. [nesnesiz] Zaman geçmek
    • "Çok sürmez, her şey düzelir."
  14. [nesnesiz] Zaman almak
    • "Her odanın ziyareti bir saat sürmüştü." (Ahmet Haşim)
  15. [bitki bilimi] Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek
    • "Bu gölgeli yerlerde otlar bütün bir yaz mevsimi yeniden yeniye sürer, rutubetli toprakta bir bir arkasına yoncalar fışkırır, çayırlar kabarırdı." (Refik Halit Karay)
  16. [nesnesiz] Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak
  17. [-i, -den] Kovmak, kovalamak, uzaklaştırmak
  18. Pencere, kafes kanatları bir tarafa iterek açmak veya kapamak
ÖTÜRME

  1. [isim] Ötürmek işi
ÖĞÜRME

  1. [isim] Öğürmek işi
    • "Durup dururken kuru kuru öğürmeye başlıyordu." (Ayşe Kulin)
DÜRMEK

  1. [-i] Bir şeyi kıvırıp silindir biçiminde kendi üzerine sarmak
    • "Kâğıdı dürmek. Halıyı dürmek."
  2. Bir şeyi üst üste katlamak
PÜRMÜZ

Kelime Kökeni: (Primus marka adından)

  1. [isim] Metalleri lehimleme, kesme, eritme ve ısıtma işlerinde kullanılan, güçlü alev çıkaran, benzin veya gazla çalışan araç
    • "Babam pürmüzü tutuyor, ağabeyim lehimi kızdırıp kapanacak yere lehim suyu sürüyor, ardından da kızdırılmış çubuktan lehim damlatarak yapışmasını bekliyor." (Feriha Büyükünal)
  2. Çıkardığı alevle etleri tütsülemek, tatlıların yüzeyinde kıtır bir karamel doku oluşturmak vb. işlerde kullanılan bir mutfak aleti
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü