İçinde üm olan 7 harfli 89 kelime var. İçerisinde ÜM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üm olan kelimeler listesine ya da Sonu üm ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖLÜMÜNE
-
-
[zarf]
Her türlü olumsuzluğu var gücüyle göze alarak
-
[zarf]
Her türlü olumsuzluğu var gücüyle göze alarak
- HÜMAYUN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Kutlu, mutlu
-
Padişahla ilgili
-
[isim]
Türk müziğinde dügâh perdesinde karar kılan bir makam
-
[sıfat]
Kutlu, mutlu
- SÜRÜMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi yerden kaldırmaksızın çekerek, iterek götürmek, sürüklemek
-
Hafif bir şeyi sürüklemek
- "Eteğini sürümek. Duvağını sürümek."
-
Herhangi bir sebepten dolayı güçlükle yürümek
-
Bir şeyi peşine takmak, alıp götürmek
- "Diyar diyar beni aldı / Sürüdü gönlüm sürüdü." (Âşık Veysel)
-
[-i]
Bir şeyi yerden kaldırmaksızın çekerek, iterek götürmek, sürüklemek
- SÜMERCE
- ...
- TAAMMÜM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yayılma, genelleşme
-
[isim]
Yayılma, genelleşme
- GÜDÜMLÜ
-
-
[sıfat]
Güdülebilen, yönlendirilebilen, yönetilebilir
- "Güdümlü mermi."
-
Belirli bir plan veya yönde yürütülen bir amacı, bir eğilimi yansıtan
- "Çalıkuşu, bizim millî eğitim davamızı ele alan güdümlü bir romandır." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Güdülebilen, yönlendirilebilen, yönetilebilir
- GÜMÜŞLÜ
-
-
[sıfat]
Gümüşü olan, gümüşle kaplanmış veya süslenmiş olan
-
[sıfat]
Gümüşü olan, gümüşle kaplanmış veya süslenmiş olan
- GÖRÜNÜM
-
-
[isim]
Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara
-
[isim]
Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara
- DOKÜMAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Belge, vesika
- "Dostumun dokümanlarından çok güzel bilgiler edinmiştim." (Aydın Boysan)
-
[isim]
Belge, vesika
- DÖKÜMLÜ
-
-
[sıfat]
Niteliğinden ötürü kolayca istenilen biçim verilebilen (kumaş)
-
[sıfat]
Niteliğinden ötürü kolayca istenilen biçim verilebilen (kumaş)
- HÜKÜMET
- ...
- DÜŞÜNÜM
-
-
[isim]
Düşün, fikir, ide
-
[isim]
Düşün, fikir, ide
- KÜRÜMEK
-
-
[-i]
Küremek
-
[-i]
Küremek
- HÜKÜMLÜ
-
-
[sıfat]
Ceza hükmü verilmiş, hüküm giymiş, mahkûm
-
[sıfat]
Ceza hükmü verilmiş, hüküm giymiş, mahkûm
- GÜMÜŞSÜ
-
-
[sıfat]
Gümüşü andıran, gümüşe benzeyen, gümüş gibi, gümüşümsü
-
[sıfat]
Gümüşü andıran, gümüşe benzeyen, gümüş gibi, gümüşümsü
- KÜÇÜMEN
-
-
[sıfat]
Benzerlerinden daha küçük olan, pek küçük
-
[sıfat]
Benzerlerinden daha küçük olan, pek küçük
- FÜMEROL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Etkin olmayan dönemlerde, yanardağların ağzından yayılan gaz
-
[isim]
Etkin olmayan dönemlerde, yanardağların ağzından yayılan gaz
- BÜYÜMEK
-
-
[nsz]
Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek
- "Büyür güzellikleri, vücutları, kısmetleri çocuklar uyurken." (Fazıl Hüsnü Dağlarca)
- "Küçücük gözlü, çokbilmiş suratlı, büyümüş de küçülmüş, kavruk bir oğlandı." (Haldun Taner)
-
Yetişmek
- "İhtiyar Süleyman Çavuşun ellerinde büyüdüm." (Aka Gündüz)
-
Yaşı artmak, yaşlanmak
- "Fakat büyüdükçe o kadar sevdiği bu oyunlara veda etmek lazım gelecekti." (Ömer Seyfettin)
-
Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak
- "İkinci de okuduktan sonra kavga büyüdü." (Memduh Şevket Esendal)
-
Sayıca artmak
-
Genişlemek
- "Barbarosların ülkesi büyüdükçe büyüyordu." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
-
Önem ve değer kazanmak
- "Türklük ülküsünün biraz daha köklendiğini, büyüdüğünü, yeşerdiğini duyarız." (Orhan Seyfi Orhon)
-
[nsz]
Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek
- PÖRSÜME
-
-
[isim]
Pörsümek işi
-
[isim]
Pörsümek işi
- GÖRÜMCE
-
-
[isim]
Bir kadının kocasının kız kardeşi
-
[isim]
Bir kadının kocasının kız kardeşi