İçinde üm olan 7 harfli 89 kelime var. İçerisinde ÜM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üm olan kelimeler listesine ya da Sonu üm ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARGÜMAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Delil, kanıt, tanıt
  2. Tez, iddia, sav
  3. Bir denklem, bir eşitsizlik veya bir gök cisminin hareketine ait herhangi bir elemanın bağlı bulunduğu belli bir değer
  4. Bir çıkış kümesinin değişkeni
  5. Bir cetvelde diğer bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı

EZCÜMLE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [zarf] Kısaca, özet olarak, özetle
  2. Başlıca, belli başlı olarak, esas olarak
    • "Başkan ezcümle şunları söyledi..."

KÖTÜRÜM

  1. [sıfat] Yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyemeyen, ayağa kalkamayan (kimse), oturak
    • "Duvar diplerinde kötürüm gibi yatıyorlar, uyukluyorlardı." (Ömer Seyfettin)
    • "Mağdurun belinden aşağısını felce uğrattı, bütün hayatı boyunca kötürüm kaldı." (Burhan Felek)
  2. Yürüyemeyecek derecede sakat (bacak)
    • "O vakit, iki yanmış odundan hiç fark edilmeyen kötürüm bacaklarını gördük." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Acılıyım karım öleli / Kalmışım yarı kötürüm." (Behçet Necatigil)
  3. İşleyemeyen, iş yapamayan

BİTÜMLÜ

  1. [sıfat] İçinde bitüm bulunan
    • "Bitümlü petrol."
  2. Bitümün bütün özelliklerini gösteren

GÜDÜMCÜ

  1. [isim] Güdümcülükten yana olan kimse

HÜMAYUN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Kutlu, mutlu
  2. Padişahla ilgili
  3. [isim] Türk müziğinde dügâh perdesinde karar kılan bir makam

ENCÜMEN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Alt kurul
    • "Nadir eserleri kopya etmek üzere encümenin kararı ile Fransa'ya gönderildim." (Haldun Taner)

GÖRÜNÜM

  1. [isim] Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara

MÜMTENİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bir şeyi yapmaktan çekinen, kaçınan
  2. Olamaz, olmayacak

HÜKÜMLÜ

  1. [sıfat] Ceza hükmü verilmiş, hüküm giymiş, mahkûm

ÖLÜMSÜZ

  1. [sıfat] Hiçbir zaman ölmeyecek olan, ebedî, layemut
    • "Nerede o süngü takmış birliğinin önünde ölümsüz gibi saldıran genç subay?" (Atilla İlhan)
  2. Hiç unutulmayacak, daima anılacak olan, ebedî

TAAMMÜM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yayılma, genelleşme

YÜKÜMLÜ

  1. [sıfat] Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef
    • "Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere vergi ödemekle yükümlüdür." (Anayasa)

KÜMÜLÜS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Küme bulut

ÖLÜMCÜL

  1. [sıfat] Ölümle sona erme ihtimali olan veya ölümle sona eren
    • "Uslu yurttaşlar bu ölümcül sorumluluk karşısında her türlü direnişten vazgeçerler." (Tomris Uyar)
  2. Can çekişen

KÜÇÜMEN

  1. [sıfat] Benzerlerinden daha küçük olan, pek küçük

PÖRSÜME

  1. [isim] Pörsümek işi

DÖKÜMCÜ

  1. [isim] Döküm işleri yapan kimse, dökmeci

ÜMMETÇİ

  1. [sıfat] Ümmetçilik yanlısı olan (kimse, görüş vb.)

BÖLÜŞÜM

  1. [isim] Bölüşme, paylaşma
    • "Gelir bölüşümü."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü