İçinde üm olan 4 harfli 11 kelime var. İçerisinde ÜM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üm olan kelimeler listesine ya da sonu üm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÜMMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ummī
-
[sıfat, eskimiş]
Okuyup yazması olmayan
- "Ha onun elinde yün ha ümmi adamın elinde gazete!"
-
Sahip olduğu bilgiyi okuma yazma yoluyla değil vahiy yoluyla Allah’tan aldığı için Hz. Muhammed’e verilen bir sıfat
-
[sıfat, eskimiş]
Okuyup yazması olmayan
- FÜME
-
Kelime Kökeni: Fransızca fumé
-
[isim]
Bakınız duman rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Füme çorap."
-
[sıfat]
Tütsü ile kurutulmuş (balık, et)
-
[isim]
Bakınız duman rengi
- ÖTÜM
-
-
[isim]
Kuşlar vb. için ötmek işi
- "Ötüm zamanı ya da çıraklık dönemi bir florya, keyfe göre bir bülbül kafesi koyuyorlar yanına galiba, kuşun hangi sesi alması isteniyorsa."
-
Kuşlar vb. için ötme zamanı
-
[dil bilgisi]
Bakınız ton (II)
- "Oğuz diyalektlerinde tarığ biçiminin başındaki t ünsüzü de ötüm kazanarak d’ye çevrilmiştir."
-
[isim]
Kuşlar vb. için ötmek işi
- ÜMÜK
-
- GÜME
-
-
[isim, ağızlardan]
Avcı kulübesi
-
Bostanda yapılan bekçi kulübesi
-
[isim, ağızlardan]
Avcı kulübesi
- ÜMİT
-
Kelime Kökeni: Farsça umīd
-
[isim]
Bakınız umut
- "Büyük bir ümit, sevinç ve heyecan içinde şu mektubu yazdım."
-
[isim]
Bakınız umut
- ÖRÜM
-
-
[isim, ağızlardan]
Sürünün gece veya sabaha karşı otlaması
-
[isim, ağızlardan]
Sürünün gece veya sabaha karşı otlaması
- HÜMA
-
Kelime Kökeni: Arapça humā
-
[isim]
Başına konduğu kimseye mutluluk getirdiğine inanılan talih kuşu
-
[isim]
Başına konduğu kimseye mutluluk getirdiğine inanılan talih kuşu
- ÜZÜM
-
-
[isim, bitki bilimi]
Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi
-
[isim, bitki bilimi]
Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi
- ÖLÜM
-
-
[isim]
Bir insan hayatının tam ve kesin olarak sona ermesi; ahiret yolculuğu, son, ebedî uyku, son yolculuk, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat
- "Herhâlde padişah da annesi ve hemşireleri de dostlarının vakitsiz ölümüne karşı çok müteessir olmuşlardı."
-
Bir hayvanda veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi
-
Ölme biçimi
- "Yanarak ölümü feciydi."
-
Bakınız idam cezası
- "Ölüme mahkûm oldu."
-
[ünlem]
Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz
- "Zalimlere ölüm!"
-
[mecaz]
Sona erme, yok olma, ortadan kalkma
- "Küçük sanayinin ölümü."
-
[isim]
Bir insan hayatının tam ve kesin olarak sona ermesi; ahiret yolculuğu, son, ebedî uyku, son yolculuk, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat
- KÜME
-
-
[isim]
Bakınız grup
- "Tarla kuşları Mustafa'nın sabanı altından yeni kurtulmuş olan kaba çığır üzerine kümeyle konarak buldukları tohumlara gaga çalmakta idiler."
-
Tümsek biçimindeki yığın
-
Herhangi bir nesnenin oluşturduğu tomar; öbek
-
[eğitim]
Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek
- "… kendi arzusu ile seçtiği konuya dahi gereği gibi çalışmamakta, noksan gayret göstermekte ve genellikle çalışmaların ilerlemesine doğru herhangi sınıf içerisindeki bir kümeye dâhil olmayı arzulamaktadır."
-
[spor]
Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup
-
[spor]
Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri
-
[isim]
Bakınız grup