İçinde üm olan 4 harfli 11 kelime var. İçerisinde ÜM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üm olan kelimeler listesine ya da sonu üm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜMMİ

Kelime Kökeni: Arapça ummī

  1. [sıfat, eskimiş] Okuyup yazması olmayan
    • "Ha onun elinde yün ha ümmi adamın elinde gazete!" (Haldun Taner)
  2. Sahip olduğu bilgiyi okuma yazma yoluyla değil vahiy yoluyla Allah’tan aldığı için Hz. Muhammed’e verilen bir sıfat
FÜME

Kelime Kökeni: Fransızca fumé

  1. [isim] Bakınız duman rengi
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Füme çorap."
  3. [sıfat] Tütsü ile kurutulmuş (balık, et)
ÖTÜM

  1. [isim] Kuşlar vb. için ötmek işi
    • "Ötüm zamanı ya da çıraklık dönemi bir florya, keyfe göre bir bülbül kafesi koyuyorlar yanına galiba, kuşun hangi sesi alması isteniyorsa." (Oktay Rifat)
  2. Kuşlar vb. için ötme zamanı
  3. [dil bilgisi] Bakınız ton (II)
    • "Oğuz diyalektlerinde tarığ biçiminin başındaki t ünsüzü de ötüm kazanarak d’ye çevrilmiştir." (Hasan Eren)
ÜMÜK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız boğaz
  2. Bakınız gırtlak
GÜME

  1. [isim, ağızlardan] Avcı kulübesi
  2. Bostanda yapılan bekçi kulübesi
ÜMİT

Kelime Kökeni: Farsça umīd

  1. [isim] Bakınız umut
    • "Büyük bir ümit, sevinç ve heyecan içinde şu mektubu yazdım." (Aka Gündüz)
ÖRÜM

  1. [isim, ağızlardan] Sürünün gece veya sabaha karşı otlaması
HÜMA

Kelime Kökeni: Arapça humā

  1. [isim] Başına konduğu kimseye mutluluk getirdiğine inanılan talih kuşu
ÜZÜM

  1. [isim, bitki bilimi] Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi
ÖLÜM

  1. [isim] Bir insan hayatının tam ve kesin olarak sona ermesi; ahiret yolculuğu, son, ebedî uyku, son yolculuk, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat
    • "Herhâlde padişah da annesi ve hemşireleri de dostlarının vakitsiz ölümüne karşı çok müteessir olmuşlardı." (Asaf Halet Çelebi)
  2. Bir hayvanda veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi
  3. Ölme biçimi
    • "Yanarak ölümü feciydi."
  4. Bakınız idam cezası
    • "Ölüme mahkûm oldu."
  5. [ünlem] Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz
    • "Zalimlere ölüm!"
  6. [mecaz] Sona erme, yok olma, ortadan kalkma
    • "Küçük sanayinin ölümü."
KÜME

  1. [isim] Bakınız grup
    • "Tarla kuşları Mustafa'nın sabanı altından yeni kurtulmuş olan kaba çığır üzerine kümeyle konarak buldukları tohumlara gaga çalmakta idiler." (Nabizade Nâzım)
  2. Tümsek biçimindeki yığın
  3. Herhangi bir nesnenin oluşturduğu tomar; öbek
  4. [eğitim] Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek
    • "… kendi arzusu ile seçtiği konuya dahi gereği gibi çalışmamakta, noksan gayret göstermekte ve genellikle çalışmaların ilerlemesine doğru herhangi sınıf içerisindeki bir kümeye dâhil olmayı arzulamaktadır." (Fikret Özuğur)
  5. [spor] Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup
  6. [spor] Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü