İçinde ülü olan 6 harfli 22 kelime var. İçerisinde ÜLÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ülü olan kelimeler listesine ya da sonu ülü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖRGÜLÜ
-
-
[sıfat]
Örgüsü olan, örgü biçiminde bulunan
- "Külahının altındaki örgülü beyaz saçlarını tutup koparmak ... ihtiyacını duydu."
-
Örülmüş
-
[sıfat]
Örgüsü olan, örgü biçiminde bulunan
- ÜZÜLÜŞ
-
-
[isim]
Üzülmek durumu
-
[isim]
Üzülmek durumu
- ÜTÜLÜK
-
-
[sıfat]
Ütülenecek olan, ütüye ayrılmış olan
- "Kuruyan çamaşırlar katlanıp kaldırılacak, ütülükler ayrılacak."
-
[sıfat]
Ütülenecek olan, ütüye ayrılmış olan
- GÖMÜLÜ
-
-
[sıfat]
Gömülmüş olan, toprak altında saklanmış olan; metfun
-
Batmış, kaybolmuş
- "Denizin derinliklerine gömülü gemi."
-
[sıfat]
Gömülmüş olan, toprak altında saklanmış olan; metfun
- ÜRKÜLÜ
-
-
[sıfat]
Ürkü veren
-
[sıfat]
Ürkü veren
- DÖKÜLÜ
-
-
[sıfat]
Dökülmüş
-
[sıfat]
Dökülmüş
- ÖVÜLÜŞ
-
-
[isim]
Övülmek işi
-
[isim]
Övülmek işi
- ÖRÜLÜŞ
-
-
[isim]
Örülmek işi
- "Bu ağır ve etkili örülüşün ilmikleri arasında sıkışıp inceliyor, ufak ufak koparak toz olup dağılıyordu."
-
[isim]
Örülmek işi
- BÜRÜLÜ
-
-
[sıfat]
Bürünmüş
- "... yazın tüllere, kışın kürklere bürülü o muhayyel maşuka ki tebessümleri kadar bakışları da tatlı idi."
-
[sıfat]
Bürünmüş
- ÖLÜLÜK
-
-
[isim]
Cansız kalma durumu; cansızlık
- "Kış müthiş olacak, kar yolları kapayacak, bembeyaz ovada ölülük uzayıp gidecek."
-
[isim]
Cansız kalma durumu; cansızlık
- BÜKÜLÜ
-
-
[sıfat]
Bükülmüş olan
- "Bir süre tortop, dizleri karnına bükülü, kaldı orada."
-
[sıfat]
Bükülmüş olan
- GÜLÜNÇ
-
-
[sıfat]
Bakınız komik
- "Oynanacak oyunların önceden onaylanması birtakım gülünç olaylara da yol açıyordu."
-
Alay edilecek durumda olan; tuhaf
-
[sıfat]
Bakınız komik
- ÖRTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Örtüsü olan
- "Ampir koltuklu, keten masa örtülü bir lokantaydı."
-
Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış
- "Yerler yemyeşil ve ıslak bir çimenle örtülü."
-
[mecaz]
Gizli, saklı olan
-
[zarf, mecaz]
Açıklama yapmadan, belli belirsiz bir biçimde; müphem
- "Gerçi biraz karışık bir yazı, konusunun gerektirdiği açıklığa ulaşamamış, yazılma nedenleri de örtülü geçiliyor ama önemli sorunlara dokunmakta."
-
[sıfat]
Örtüsü olan
- KÜLÜNK
-
Kelime Kökeni: Farsça kulunk
-
[isim]
Taşları, kayaları parçalamakta kullanılan sivri kazma
- "Bir yaz sabahı, külüngün ve kazmanın sivri burunları taş odanın tepesini delmeye başladı."
-
[isim]
Taşları, kayaları parçalamakta kullanılan sivri kazma
- ÖLÇÜLÜ
-
-
[sıfat]
Ölçüsü alınmış, ölçülmüş
- "Ölçülü faiz."
-
Belirli bir ölçüde olan; endazeli
- "Şair heceleri saymaz, söylediği mısra vezne uyuyor mu, uymuyor mu diye araştırmaz, söyler, söylediği söz kendiliğinden ölçülü olur, aksamaz."
-
Bakınız dar (I)
- "Böyle ölçülü bir açıdan bakınca mahpushanede gidişat iyi sayılır."
-
Tutum ve davranışları uyumlu, dengeli olan; muvazeneli
-
[zarf]
Dikkatli, düşünerek
- "Çok ölçülü konuşur ve onun etrafındaki lakırtıları muayyen bir dozu geçmezdi."
-
[mecaz]
Bakınız ılımlı
- "Rabia ile iki dansımda da gayet ölçülü, vakarlı hareket etmiştim."
-
[edebiyat]
Belli bir ölçüye göre düzenlenmiş olan (manzume, düzyazı); vezinli, mevzun
- "Şiirleri, ölçülü, uyaklı sağlam şiirler."
-
[sıfat]
Ölçüsü alınmış, ölçülmüş
- KÜSÜLÜ
-
-
[sıfat]
Aralarında dargınlık, küskünlük bulunan
-
[sıfat]
Aralarında dargınlık, küskünlük bulunan
- DÜRÜLÜ
-
-
[sıfat]
Dürülmüş, kıvrılmış
-
[sıfat]
Dürülmüş, kıvrılmış
- ÜZGÜLÜ
-
-
[sıfat]
Bakınız eziyetli
-
[sıfat]
Bakınız eziyetli
- ÖPÜLÜŞ
-
-
[isim]
Öpülmek işi
-
[isim]
Öpülmek işi
- ÜNLÜLÜ
-
-
[sıfat]
İçinde ünlü harf bulunan (söz)
-
[sıfat]
İçinde ünlü harf bulunan (söz)