İçinde ül olan 8 harfli 172 kelime var. İçerisinde ÜL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ül olan kelimeler listesine ya da Sonu ül ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YÜLÜNMEK
-
-
[nsz]
Yolunmak
-
[nsz]
Yolunmak
- KÖYCÜLÜK
-
-
[isim]
Köy sorunları ile ilgilenme anlayışı veya köyü kalkındırma çalışması
- "Köycülük kollarında gecemi gündüzüme kattım." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Köy sorunları ile ilgilenme anlayışı veya köyü kalkındırma çalışması
- KÜLLİYEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Bütünüyle, tamamıyla, tamamen
-
[zarf]
Bütünüyle, tamamıyla, tamamen
- YÜZÜLMEK
-
-
[nsz]
Yüzme işi yapılmak
- "Bu suda yüzülmez."
-
Derisi çıkarılmak
- "Koyun yüzüldü."
-
Sömürülmek
-
[nsz]
Yüzme işi yapılmak
- BRÜLÖRLÜ
- ...
- SÖKÜLMEK
-
-
[nsz]
Sökme işine konu olmak
- "Duvardaki bir pencerenin sökülüp alınamayacak kadar kuvvetle yerleştirilmiş demir parmaklıkları." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Parayı istemeyerek vermek, harcamak
-
[nsz]
Sökme işine konu olmak
- GÜLHATMİ
-
-
[isim]
Ebegümecigillerden, yaprakları geniş ve yuvarlak, çiçekleri büyük ve türlü renklerde olan, çok yıllık otsu bir bitki (Althaea rosea)
-
[isim]
Ebegümecigillerden, yaprakları geniş ve yuvarlak, çiçekleri büyük ve türlü renklerde olan, çok yıllık otsu bir bitki (Althaea rosea)
- MÜLHAKAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir bütüne katılanlar, ekler
-
Bir merkeze bağlı olan yerler
- "Ankara'nın mülhakatı."
-
[isim]
Bir bütüne katılanlar, ekler
- TEŞEKKÜL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Belli bir varlık ve biçim kazanma
-
Kurulma
- "Kuvayımilliye teşekkül edinceye kadar şehri beklediler." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Örgüt
- "Burada sözü geçen bu üç teşekkül hakkında bir açıklama yapmak isterim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Belli bir varlık ve biçim kazanma
- TESELSÜL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Zincirleme
- "Gelip geçici dâhilerin, birbirinin ayağını kaydırarak teselsül ettiklerini gördük." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Birbirine bağlı, birbiri ile ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra, silsile
- "Gözleri kamaştıran güneş aydınlığında bu sesler küçük kubbelerin bitmez tükenmez teselsülünü açar ve parıldatırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Birden fazla kimsenin bir borçtan dolayı sorumlu olması
-
[isim]
Zincirleme
- TÜPÇÜLÜK
-
-
[isim]
Tüp gaz satıcılığı
-
[isim]
Tüp gaz satıcılığı
- DÖVÜLMEK
-
-
[nsz]
Dövme işine konu olmak
- "Köyün içinde birkaç kat davul sabahtan başladı, gece yarılarına kadar dövüldü." (Memduh Şevket Esendal)
-
[nsz]
Dövme işine konu olmak
- YÜKLÜLÜK
-
-
[isim]
Yüklü olma durumu
-
Ağırlık, gerginlik
- "Odanın havasında acayip bir durgunluk, bir yüklülük vardı." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Yüklü olma durumu
- ÇÜRÜKÇÜL
-
-
Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan (bitki ve organizmalar), saprofit
-
Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan (bitki ve organizmalar), saprofit
- ÇÖZÜLMEK
-
-
[nsz]
Çözme işine konu olmak
- "Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri / Atlarımız çözüldü girdik handan içeri." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
-
Gevşeyip yumuşamak, erimeye başlamak
-
Birliğini, beraberliğini yitirmek, dağılmak, parçalanmak
-
Gevşemek, güçsüz kalmak
- "Acı haberi duyunca eli ayağı çözülmüş."
-
Dağılmak, çökmek
- "Yunan cephesinin çözülüp Anadolu'dan çekilmesiyle yine sulh elde edilmez." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[nsz]
Çözme işine konu olmak
- KÜÇÜLTME
-
-
[isim]
Küçültmek işi, tasgir
-
Bir şeyin küçüğünü gösteren söz biçimi
-
[isim]
Küçültmek işi, tasgir
- ÖNGÖRÜLÜ
-
-
[sıfat]
Bir işin ileride nasıl olacağını kestirerek ona göre davranan, öngörüsü olan
-
[sıfat]
Bir işin ileride nasıl olacağını kestirerek ona göre davranan, öngörüsü olan
- SÖZLÜLÜK
- ...
- BİSÜLFAT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hidrojenli sülfatlar
-
[isim]
Hidrojenli sülfatlar
- MÜLKİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İyelik, sahiplik
-
[isim]
İyelik, sahiplik