İçinde ül olan 8 harfli 172 kelime var. İçerisinde ÜL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ül olan kelimeler listesine ya da Sonu ül ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YÜLÜNMEK

  1. [nsz] Yolunmak

KÖYCÜLÜK

  1. [isim] Köy sorunları ile ilgilenme anlayışı veya köyü kalkındırma çalışması
    • "Köycülük kollarında gecemi gündüzüme kattım." (Yusuf Ziya Ortaç)

KÜLLİYEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Bütünüyle, tamamıyla, tamamen

YÜZÜLMEK

  1. [nsz] Yüzme işi yapılmak
    • "Bu suda yüzülmez."
  2. Derisi çıkarılmak
    • "Koyun yüzüldü."
  3. Sömürülmek

BRÜLÖRLÜ
...
SÖKÜLMEK

  1. [nsz] Sökme işine konu olmak
    • "Duvardaki bir pencerenin sökülüp alınamayacak kadar kuvvetle yerleştirilmiş demir parmaklıkları." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [-i] Parayı istemeyerek vermek, harcamak

GÜLHATMİ

  1. [isim] Ebegümecigillerden, yaprakları geniş ve yuvarlak, çiçekleri büyük ve türlü renklerde olan, çok yıllık otsu bir bitki (Althaea rosea)

MÜLHAKAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir bütüne katılanlar, ekler
  2. Bir merkeze bağlı olan yerler
    • "Ankara'nın mülhakatı."

TEŞEKKÜL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Belli bir varlık ve biçim kazanma
  2. Kurulma
    • "Kuvayımilliye teşekkül edinceye kadar şehri beklediler." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Örgüt
    • "Burada sözü geçen bu üç teşekkül hakkında bir açıklama yapmak isterim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

TESELSÜL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Zincirleme
    • "Gelip geçici dâhilerin, birbirinin ayağını kaydırarak teselsül ettiklerini gördük." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Birbirine bağlı, birbiri ile ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra, silsile
    • "Gözleri kamaştıran güneş aydınlığında bu sesler küçük kubbelerin bitmez tükenmez teselsülünü açar ve parıldatırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. Birden fazla kimsenin bir borçtan dolayı sorumlu olması

TÜPÇÜLÜK

  1. [isim] Tüp gaz satıcılığı

DÖVÜLMEK

  1. [nsz] Dövme işine konu olmak
    • "Köyün içinde birkaç kat davul sabahtan başladı, gece yarılarına kadar dövüldü." (Memduh Şevket Esendal)

YÜKLÜLÜK

  1. [isim] Yüklü olma durumu
  2. Ağırlık, gerginlik
    • "Odanın havasında acayip bir durgunluk, bir yüklülük vardı." (Refik Halit Karay)

ÇÜRÜKÇÜL

  1. Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan (bitki ve organizmalar), saprofit

ÇÖZÜLMEK

  1. [nsz] Çözme işine konu olmak
    • "Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri / Atlarımız çözüldü girdik handan içeri." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  2. Gevşeyip yumuşamak, erimeye başlamak
  3. Birliğini, beraberliğini yitirmek, dağılmak, parçalanmak
  4. Gevşemek, güçsüz kalmak
    • "Acı haberi duyunca eli ayağı çözülmüş."
  5. Dağılmak, çökmek
    • "Yunan cephesinin çözülüp Anadolu'dan çekilmesiyle yine sulh elde edilmez." (Yahya Kemal Beyatlı)

KÜÇÜLTME

  1. [isim] Küçültmek işi, tasgir
  2. Bir şeyin küçüğünü gösteren söz biçimi

ÖNGÖRÜLÜ

  1. [sıfat] Bir işin ileride nasıl olacağını kestirerek ona göre davranan, öngörüsü olan

SÖZLÜLÜK
...
BİSÜLFAT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Hidrojenli sülfatlar

MÜLKİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İyelik, sahiplik

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü