İçinde ül olan 7 harfli 149 kelime var. İçerisinde ÜL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ül olan kelimeler listesine ya da Sonu ül ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KÜLHANİ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Külhanbeyi, kabadayı, serseri, hayta, apaş
- "Balıkçı Yakup iyidir, hoştur, sevimlidir, edepsizdir, külhanidir." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[ünlem]
Hafif sövgü anlamı taşıyan bir okşama sözü
- "Külhani, bak neler de biliyor!"
-
[isim]
Külhanbeyi, kabadayı, serseri, hayta, apaş
- TÜTSÜLÜ
-
-
[sıfat]
Tütsü yapılmış (yer, kimse veya yiyecek)
-
Bulanık, karışık
- "Kimse farkında değil, anlaşılan, yaptığının / Kafalar tütsülü hülya ile, gözler kızgın." (Mehmet Akif Ersoy)
-
[sıfat]
Tütsü yapılmış (yer, kimse veya yiyecek)
- SÖKÜLÜŞ
-
-
[isim]
Sökülme işi veya biçimi
-
[isim]
Sökülme işi veya biçimi
- SÖVÜLME
-
-
[isim]
Sövülmek işi
-
[isim]
Sövülmek işi
- SELÜLİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bağ dokusu iltihabı
-
[isim]
Bağ dokusu iltihabı
- KÜLAHSI
-
-
[sıfat]
Külahı andıran, külaha benzeyen, külah gibi, külahımsı
-
[sıfat]
Külahı andıran, külaha benzeyen, külah gibi, külahımsı
- KARAGÜL
-
-
[isim]
Karakul
-
[isim]
Karakul
- ÖLÜMCÜL
-
-
[sıfat]
Ölümle sona erme ihtimali olan veya ölümle sona eren
- "Uslu yurttaşlar bu ölümcül sorumluluk karşısında her türlü direnişten vazgeçerler." (Tomris Uyar)
-
Can çekişen
-
[sıfat]
Ölümle sona erme ihtimali olan veya ölümle sona eren
- ÖPÜLMEK
-
-
[nsz]
Öpme işine konu olmak
- "Kaynana eli öper gibi adam öpülmez." (Burhan Felek)
-
[nsz]
Öpme işine konu olmak
- MOLEKÜL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde
-
Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı
-
Bir bütünün en küçük parçası
-
[isim]
Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde
- BAŞÜLKE
-
-
[isim]
Sömürge imparatorluklarında sömürgelere egemen olan ülke
- "Vaktiyle Hindistan'ın başülkesi Büyük Britanya idi."
-
[isim]
Sömürge imparatorluklarında sömürgelere egemen olan ülke
- GÖMÜLTÜ
-
-
[isim]
Avcının avını beklerken içine saklandığı çukur
-
[isim]
Avcının avını beklerken içine saklandığı çukur
- MÜLAZIM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bir işe girmek için bir süre parasız olarak o işe devam eden
-
[isim]
Teğmen
-
[sıfat]
Bir işe girmek için bir süre parasız olarak o işe devam eden
- SÜLÜKÇÜ
-
-
[isim]
Sülük satan kimse
-
Sülükle kan almayı meslek edinen kimse
-
[isim]
Sülük satan kimse
- TECAHÜL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bilmez gibi görünme, bilmezlikten gelme
-
[isim]
Bilmez gibi görünme, bilmezlikten gelme
- TEGAFÜL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Anlamazlıktan gelme
-
[isim]
Anlamazlıktan gelme
- GÖRGÜLÜ
-
-
[sıfat]
Görgüsü olan
- "Bildiğini iyi bilen, görgülü, kendine güveni tam olan bir erkekti." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Görgüsü olan
- KÜLAHÇI
-
-
[isim]
Külah yapan veya satan kimse
-
[isim]
Külah yapan veya satan kimse
- ÜLKÜDAŞ
-
-
[isim]
Aynı ülküye bağlı olanlardan her biri
-
[isim]
Aynı ülküye bağlı olanlardan her biri
- ÇÖZÜLÜŞ
-
-
[isim]
Çözülme işi veya biçimi
- "Düğümün çözülüşü."
-
Eriyerek gevşeme
- "Buzların çözülüşü."
-
Yıkılış
- "Osmanlı İmparatorluğu'nun çözülüşü."
-
Dağılış
- "Düşman ordusunun çözülüşü."
-
[isim]
Çözülme işi veya biçimi