İçinde ül olan 6 harfli 85 kelime var. İçerisinde ÜL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ül olan kelimeler listesine ya da Sonu ül ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖLÜLÜK

  1. [isim] Cansız kalma durumu, cansızlık
    • "Kış müthiş olacak, kar yolları kapayacak, bembeyaz ovada ölülük uzayıp gidecek." (Sait Faik Abasıyanık)

ÖPÜLÜŞ
...
SÜLFAT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sülfürik asidin tuzu veya esteri

ONDÜLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Dalgalı, kıvrımlı, kıvrılmış

GÜLLÜK

  1. [isim] Gül bahçesi veya gülü çok olan yer

ÜLKÜCÜ

  1. [sıfat] Bir ülküye çıkar gütmeden bağlı olan, idealist
    • "Bunların aralarında ülkücü ve vatanlarını canlarından binkat fazla seven gazeteciler, yazarlar vardı." (Tarık Buğra)

HÜLASA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Özet, fezleke
    • "Bir kadınlık tarihi hülasası yapacak değiliz." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Demek ki hülasa ediyorum, turizm İstanbul'un büyük bir şansı olur." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Öz
    • "Karaciğer hülasası."
  3. [zarf] Kısacası
    • "O vakit küt küt kalbim atmaya başlıyor, hülasa acayip bir vaziyet." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Herhangi bir maddenin, alkol, eter vb. bir eritici ile ayrılmış veya başka bir yol ile elde edilmiş etkili özü
    • "Kınakına hülasası."

BASKÜL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ağırlıkları tartmaya yarayan alet, kantar
  2. İki kolu sıra ile kalkıp inebilen, ortasından veya uçlarından birine az çok yakın değişmez bir noktaya dayanan kaldıraç

DÜLDÜL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Mekanik olarak çalışan oyuncak çocuk arabası
  2. At
    • "Şu bizim düldüle bir saman vesikası lütfetseniz keyfime payan olmayacak." (Peyami Safa)
  3. Eski otomobil
  4. Modası geçmiş araç

GÜLLAÇ

  1. [isim] Nişastadan yapılan, çok ince kuru yufka
  2. Bu yufkadan hazırlanan tatlı
    • "Bir ramazan güllacı yemiştim muhallebicinin birinde, ne güzeldi..." (Nazlı Eray)
  3. Kolayca yutulamayan, tadı hoş olmayan toz durumundaki bazı ilaçların içine konuldukları, nişastadan küçük kap

ÖVÜLME

  1. [isim] Övülmek işi

BÜKÜLÜ

  1. [sıfat] Bükülmüş olan

JÜLYEN
...
SÜMBÜL

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Zambakgillerden, soğanla üretilen, 15-20 cm yükseklikte, çiçekleri kuvvetli kokulu ve türlü renkli, çok yıllık bir süs bitkisi (Hyacinthus orientalis)
    • "Uçun kuşlar, uçun doğduğum yere / Şimdi dağlarında mor sümbül vardır." (Rıza Tevfik Bölükbaşı)

YÜLÜME

  1. [isim] Yülümek işi, tıraş

SÜLFİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sülfürlü asit tuzu

BÜLTEN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Özel veya resmî kurum, kuruluş veya yetkili kişilerce herhangi bir durumla ilgili olarak süreli veya süresiz yayımlanan duyuru
  2. Dergi

KAPSÜL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Şişe kapağı
  2. Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça
  3. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde
  4. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap
  5. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç
  6. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç
  7. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk
  8. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar
  9. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap

MÜLHİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Dinsiz, imansız
  2. Doğru yoldan çıkmış

KÜLHAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Hamamları ısıtan, hamamın altında bulunan kapalı ve geniş ocak, cehennemlik
    • "Evin bir ucunda bir fırın, öbür ucunda bir külhan vardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü