İçinde ük olan 7 harfli 77 kelime var. İçerisinde ÜK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ük olan kelimeler listesine ya da Sonu ük ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÖRTLÜK

  1. [sıfat] Dört taneden oluşmuş, dört tane alabilen
    • "Dörtlük cezve."
  2. [isim] Birbirine dik iki çap boyunca dörde bölünmüş dairenin her bir dilimi
  3. [isim] Dört dizelik bölümlerden oluşmuş şiir veya şiir parçası, kıta
  4. [isim] Birlik notanın dörtte biri uzunluğunda nota

ÖKSÜRÜK

  1. [isim] Ciğerlerdeki havanın, solunum organlarının kasılması ve zorlanmasıyla ağızdan gürültü ile çıkması
    • "Trende herkes uyuyor, uzun bir öksürük silsilesi ve bazı iniltilerden başka ses yok." (Halide Edip Adıvar)
  2. Üşütme gibi bir sebeple ortaya çıkan göğüs hastalığı
    • "Sancılı bir öksürükle öksürerek ağlamaya başladım." (Aka Gündüz)

HÖDÜKÇE

  1. [zarf] Hödük gibi, görgüsüzce

YÜZÜKSÜ
...
KÖRÜKLÜ

  1. [sıfat] Körüğü olan
    • "Karşı geçidin ağzında körüklü bir fayton arabası göründü." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [isim] Körüklü otobüs

ÇÜRÜKLÜ

  1. [sıfat] Çürüğü olan

ÖNCÜLÜK

  1. [isim] Öncü olma durumu
  2. Önderlik
    • "Bu millet Batı tipi tiyatroyu Muhsin Ertuğrul'un öncülüğüne borçlu..." (Haldun Taner)

BÜZÜŞÜK

  1. [sıfat] Büzülerek yüzey veya hacmi küçülmüş olan, büzüşmüş
  2. Kırışık

ÖLÜMLÜK

  1. [isim] Bazı kimselerin, öldüklerinde cenazelerinin kaldırılmasına harcanmak için biriktirdikleri para

LÜKSLÜK
...
BÜYÜKÇE

  1. [sıfat] Biraz büyük
    • "Aynı kamarayı paylaşacaksınız, büyükçedir, ikinize de yeter." (Zeyyat Selimoğlu)
  2. Oldukça önemli
    • "Büyükçe bir beyin humması geçirmiştim." (Reşat Nuri Güntekin)

NÜKTELİ

  1. [sıfat] Nükte ile süslenmiş, nüktesi olan, esprili
    • "Hazırcevap ve nükteli sözler söylemek şöhretini kazanmış." (Abdülhak Şinasi Hisar)

KÖTÜLÜK

  1. [isim] Kötü olma durumu, kemlik, şer
    • "Havaların kötülüğü yüzünden..."
    • "Kötülük edeni öldürür veya ayetlerin emrettiği cezalardan birini verir." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Zarar verecek davranış veya söz
    • "Hiç çare yok, bu tüller yırtılacak ve bütün korkunçluğuyla kötülük ateşi çıkarılacaktır ortaya." (Çetin Altan)

STATÜKO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yürürlükte bulunan antlaşmalara göre olması gereken veya süregelen durum

YÜKLÜCE

  1. [zarf] Yüklü olarak
    • "Yüklüce gelenler ansızın kaçamazlar, borçlarına mukabil eşyaları alıkonulabilir." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

BÜKÜLÜŞ

  1. [isim] Bükülme işi veya biçimi
    • "Uzun ve yürüyüşü pek zarif bükülüşlerle dalgalanan genç bir kadındı." (Halide Edip Adıvar)

TÜRKLÜK
...
DÜDÜKLÜ

  1. [sıfat] Düdüğü olan
  2. [isim] Düdüklü tencere

BÜKÜLME

  1. [isim] Bükülmek işi

TÜKETİŞ
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü