İçinde üf olan 7 harfli 27 kelime var. İçerisinde ÜF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üf olan kelimeler listesine ya da sonu üf ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜFÜRMEK

  1. [-i] Bakınız üflemek
  2. Üfleyerek bulunduğu yerden uzaklaştırmak
    • "Pencereden ince bir rüzgâr, güneş tozlarını tül perdelere üfürüyor." (Attilâ İlhan)
  3. [nesnesiz] Rüzgâr esmek
    • "Kapının altından rüzgâr üfürüyor."
  4. [nesnesiz] Üflemeli bir çalgıyı üfleyerek çalmak
  5. [nesnesiz, mecaz] Abartarak konuşmak
LÜFERCİ

  1. [isim] Lüfer avlayan veya lüfer yemesini seven kimse
    • "Çengelköyü’nde lüferci Vasil’in hazırladığı balığı alır, Kanlıca’daki İsmet Bey’in yalısına verir…" (Fahri Celâlettin)
ÜFLETME

  1. [isim] Üfletmek işi
GÜFTECİ

  1. [isim] Bakınız söz yazarı
TESADÜF

Kelime Kökeni: Arapça teṣāduf

  1. [isim] Yalnızca ihtimallere bağlı olduğu düşünülen olayların kesin olmayan, değişebilen sebebi
    • "Öyle bir tesadüf olsa ki bir saatçik şu doktorla oturup konuşabilse!" (Memduh Şevket Esendal)
  2. Tasarlanmadığı halde karşılaşma; rast (I)
    • "Bilmeden acı bir tesadüfün eliyle Hakan'a giden bir armağana taarruz etmiş ve büyük bir günah işlemişti." (Nâzım Hikmet)
MÜFTERİ

Kelime Kökeni: Arapça mufterī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız karalamacı
ÜFLENME

  1. [isim] Üflenmek işi
TÜFEKLİ

  1. [sıfat] Tüfeği olan
    • "Tüfekli ve cembiyeli nöbetçiler arasında içeri girdi." (Falih Rıfkı Atay)
TEKASÜF

Kelime Kökeni: Arapça tekās̱uf

  1. [isim, eskimiş] Bakınız toplanma
    • "O, mektup değil gözyaşlarının kelime ve cümle hâlinde tekâsüfü idi." (İbrahim Alâeddin Gövsa)
  2. Bakınız yoğunlaşma
ÜFLEYİŞ

  1. [isim] Üflemek işi
TEESSÜF

Kelime Kökeni: Arapça teʾessuf

  1. [isim] Bakınız yazıklanma
NÜFUSÇU

  1. [isim] Nüfus memuru
ÜFLENİŞ

  1. [isim] Üflenmek işi
NÜFUSLU

  1. [sıfat] Herhangi bir nüfusa sahip olan
    • "Yedi nüfuslu haneye / Üç buçuk tayın yetecek" (Orhan Veli Kanık)
MAVİKÜF

  1. [isim, bitki bilimi] Özellikle tütün fidelerinde üreyerek yaprak hastalığına yol açan asalak mantar
KÜFESİZ

  1. [sıfat] Küfesi olmayan
ZÜLÜFLÜ

  1. [sıfat] Zülfü olan
KÜFÜRLÜ

  1. [sıfat] İçinde küfür olan (söz, konuşma)
  2. [zarf] Küfür kullanmadan, küfretmeden (konuşmak)
TEHALÜF

Kelime Kökeni: Arapça teḫāluf

  1. [isim, eskimiş] Bakınız aykırılık
    • "Ancak siz vakalar ve şahıslarda tehalüf gördüğünüzden kendi yapacaklarınızla onların yaptıklarını birbirlerinden farklı bulursunuz." (Abdülhak Şinasi Hisar)
MÜFREZE

Kelime Kökeni: Arapça mufreze

  1. [isim, askerlik] Türlü askerî görev ve hizmetlerin yapılması amacıyla küçük birliklerden, belli bir kuruluşa bağlı kalmadan geçici olarak oluşturulan grup
    • "Dört kişilik müfreze, atlarını durdurmuştu." (Refik Halit Karay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü