İçinde üf olan 5 harfli 13 kelime var. İçerisinde ÜF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üf olan kelimeler listesine ya da sonu üf ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LÜFER
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Eti ve karnı beyaz, sırtı koyu, hafif pullu, kemikli bir balık (Pomatomus saltatrix)
- "Lüfer varken palamut yenir mi diye çıkıştım."
-
[isim, hayvan bilimi]
Eti ve karnı beyaz, sırtı koyu, hafif pullu, kemikli bir balık (Pomatomus saltatrix)
- KÜFLÜ
-
-
[sıfat]
Küflenmiş olan
- "Küflü ekmek."
-
[isim]
Saklanmış altın para
- "Galiba sıra küflülere gelmiş."
-
[mecaz]
Zamanı geçmiş
-
[sıfat]
Küflenmiş olan
- NÜFUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça nufūẕ
-
[isim]
İçine geçme
-
[mecaz]
Sözü geçer olma durumu
-
[mecaz]
İstediğini yaptırabilme gücü; erk, kuvvet
- "Birbirlerinin servetlerini, nüfuzlarını, rütbelerini, kabiliyetlerini bilirlerdi."
-
[isim]
İçine geçme
- NÜFUS
-
Kelime Kökeni: Arapça nufūs
-
[isim]
Bakınız kişi
- "Burada beş nüfus var."
-
Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı; popülasyon
-
Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü
- "Tarım nüfusu. Gecekondu nüfusu."
-
[isim]
Bakınız kişi
- GÜFTE
-
Kelime Kökeni: Farsça gofte
-
[isim]
Müzik eserlerinin yazılı metni; söz
- "Sanatçı dostum bestelerinin güftelerini de kendi yazardı."
-
[isim]
Müzik eserlerinin yazılı metni; söz
- MÜFTÜ
-
Kelime Kökeni: Arapça muftī
-
[isim]
İl ve ilçelerde din görevlilerinin amiri olan ve dinî konularda fetva verme yetkisi bulunan devlet memuru
- "Müftü bunu işitince çatkın bir çehre ile geldi."
-
[isim]
İl ve ilçelerde din görevlilerinin amiri olan ve dinî konularda fetva verme yetkisi bulunan devlet memuru
- SÜFLİ
-
Kelime Kökeni: Arapça suflī
-
[sıfat]
Aşağı, aşağılık, bayağı, adi
- "Sabri'nin maceraları hep böyle süfli şeylerden ibaret değildi."
-
Bakınız kılıksız
-
Bir yere veya bir şeye göre aşağıda, alçakta bulunan
-
[sıfat]
Aşağı, aşağılık, bayağı, adi
- TÜFEK
-
Kelime Kökeni: Farsça tufeng
-
[isim]
Savaş veya avda kullanılan, uzun namlulu ateşli silah; delikli demir
- "Kılıç şakırtılarının yerini tüfek sesleri doldurdu. Kısa zamanda hepsi tüfek ustası oldu..."
-
[isim]
Savaş veya avda kullanılan, uzun namlulu ateşli silah; delikli demir
- ÜSKÜF
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, tarih]
Yüksek aşamadaki yeniçeri subaylarının giydikleri, yarısı arkaya sarkan uzun bir börk
-
[isim, tarih]
Yüksek aşamadaki yeniçeri subaylarının giydikleri, yarısı arkaya sarkan uzun bir börk
- MÜFİT
-
Kelime Kökeni: Arapça mufīd
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız yararlı
- "Müfit vatandaş yetiştirmenin kutsi zevki de her rütbenin, her zevkin fevkinde değil midir?"
-
Anlatan, ifade eden
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız yararlı
- ÜFLEÇ
-
-
[isim]
Kaynak yapımında, metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan, alev püskürten araç; hamlaç
-
Laboratuvarlarda yüksek ısı elde edilen araç; hamlaç
-
[isim]
Kaynak yapımında, metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan, alev püskürten araç; hamlaç
- ZÜLÜF
-
Kelime Kökeni: Farsça zulf
-
[isim]
Şakaklardan sarkan saç lülesi
- "Eser seher yeli zülfün dağıtır / Gerdana dökülen tel incinmesin"
-
Sevgilinin saçı; zülfüyâr
- "Üçü orta boylu, boyları uzar / Üçü uzun boylu, zülfünü düzer"
-
[isim]
Şakaklardan sarkan saç lülesi
- KÜFÜR
-
Kelime Kökeni: Arapça kufr
-
[isim]
Sövmek için söylenen söz; kalay, sövgü
- "Bir yosma geçiyor kaldırımdan / Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar"
-
[din bilimi]
Tanrı'nın varlığı ve birliği gibi dinin temellerinden sayılan inançları inkâr etme
-
[isim]
Sövmek için söylenen söz; kalay, sövgü