İçinde üc olan 7 harfli 37 kelime var. İçerisinde ÜC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üc olan kelimeler listesine ya da Sonu üc ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÜLÜCÜK
-
-
[isim]
Çocuk gülümsemesi
-
Gülümseme, tebessüm
- "... dudaklarında bir gülücükle, elinde beş altı zarf, gelirdi karşıma." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Çocuk gülümsemesi
- SÜTLÜCE
-
-
[isim]
Düğün çiçeği
-
[isim]
Düğün çiçeği
- YÜCELİŞ
-
-
[isim]
Yücelme işi veya biçimi
-
[isim]
Yücelme işi veya biçimi
- HÜCEYRE
- ...
- GÜCENİŞ
-
-
[isim]
Gücenme işi veya biçimi
-
[isim]
Gücenme işi veya biçimi
- HÜCRELİ
-
-
[sıfat]
Hücresi olan
-
[sıfat]
Hücresi olan
- GÜCENİK
-
-
[sıfat]
Gücenmiş, kırılmış, incinmiş, küskün (kimse)
-
[sıfat]
Gücenmiş, kırılmış, incinmiş, küskün (kimse)
- YÜCELİK
-
-
[isim]
Yüce olma durumu, ulviyet
-
[isim]
Yüce olma durumu, ulviyet
- MÜCELLA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Parlatılmış, parlak
- "Mücella mermer tezgâhın sathında hafif bir çizgi bile yoktu." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Parlatılmış, parlak
- MÜCAMAA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Cinsel ilişkide bulunma
-
[isim]
Cinsel ilişkide bulunma
- KÜÇÜCÜK
-
-
[sıfat]
Çok küçük
- "İçeride küçücük tezgâhların önünde iki müşteri onu süzüyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Çok küçük
- GÖRGÜCÜ
- ...
- MÜCAHİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kutsal ülküler uğruna savaşan kimse, alperen
-
[isim]
Kutsal ülküler uğruna savaşan kimse, alperen
- KÖTÜCÜL
-
-
[sıfat]
Kötülük isteyen (kimse)
-
Kötülük eden, zarar veren
- "Geçkin kızla yakışıklı, kötücül genç adamın dansları, hemen herkesin dile getirebileceği bir an..." (Selim İleri)
-
Tehlikesi olan, kötü huylu, habis (hastalık)
-
[sıfat]
Kötülük isteyen (kimse)
- BÜYÜCEK
-
-
[sıfat]
Biraz büyük, büyüğe yakın
- "Bir dostumuzun teklifiyle İstanbul'da büyücek bir memuriyet almıştık." (Burhan Felek)
-
[sıfat]
Biraz büyük, büyüğe yakın
- HÜCUMCU
-
-
[sıfat]
Hücum eden, saldıran
- "Onun çıkardığı Yarım Ay'da yine pırıltılı, hücumcu yazıları ile güçlü bir kalem savaşçısı kesildi." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Hücum eden, saldıran
- KÜFLÜCE
-
-
[isim]
Mantar hastalığı
-
[isim]
Mantar hastalığı
- MÜCAZAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İşlenen bir suçtan ötürü ceza verme
- "Her şeyde mükâfatla mücazatı, tatlıyla acıyı muvazene ederdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
İşlenen bir suçtan ötürü ceza verme
- VÜCUTLU
-
-
[sıfat]
Vücudu iri ve şişman olan
-
[sıfat]
Vücudu iri ve şişman olan
- SÜRÜCÜL
-
-
[sıfat]
Sürü durumunda yaşayan
-
[sıfat]
Sürü durumunda yaşayan