İçinde ü olan 8 harfli 1091 kelime var. İçerisinde Ü harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ü harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ü harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÖVÜLGEN

  1. [sıfat] Dövülerek levha durumuna geçebilen (maden)

GÜNEŞLİK

  1. [isim] Güneş ışınlarına engel olan perde veya buna benzer gereç
  2. Siperlik
    • "Gözleri kasketinin güneşliğinde kayboldu." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [sıfat] Güneş ışınlarını alan (yer)
  4. Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak için mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım türü

MÜCERRET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Soyut
    • "Bir nevi mücerret şiir demek olan tekerlemeleri dinlemek ister." (Asaf Halet Çelebi)
  2. Evlenmemiş, bekâr
    • "Yavrum, gençsin, dilbersin, mücerretsin." (Sermet Muhtar Alus)
  3. Katışık ve karışık olmayan
  4. [isim] Yalın durum
  5. Soyut

SÜPRÜNTÜ

  1. [isim] Temizlik yapıldığında toplanan toz ve çöp, çer çöp
    • "Elinde tuttuğu, içi süprüntü dolu faraşı merdivenlerin dibine boşalttı." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Bayağı, aşağılık şey veya kimse

ÇÜRÜKLÜK

  1. [isim] Çürük olma durumu
  2. İşe yaramayan maddelerin bırakıldığı yer
  3. Sakıncalı, şüpheli, belirsiz durum
    • "Eğer bu işte bir çürüklük olsaydı, çocuklarını da beraber almazdı ya." (Halikarnas Balıkçısı)

GÜCENMEK

  1. [nsz] Birinin beklenilmeyen bir davranışı veya sözü karşısında kırgınlık duymak, kırılmak
    • "Kendisine uygulanan bu tavırdan ne darılmıştı ne gücenmişti." (Nezihe Araz)

GÜRLEMEK

  1. [nsz] Kalın ve gür ses çıkarmak
    • "Pala bıyıklı adamın sesi kapının önünde gürledi." (Osman Cemal Kaygılı)
    • "Huri'nin anası, doğurduktan sonra bir tifo hastalığında gürleyip gitmişti." (Nabizade Nazım)

TESELSÜL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Zincirleme
    • "Gelip geçici dâhilerin, birbirinin ayağını kaydırarak teselsül ettiklerini gördük." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Birbirine bağlı, birbiri ile ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra, silsile
    • "Gözleri kamaştıran güneş aydınlığında bu sesler küçük kubbelerin bitmez tükenmez teselsülünü açar ve parıldatırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. Birden fazla kimsenin bir borçtan dolayı sorumlu olması

FİGÜRSÜZ

  1. [sıfat] Figürü olmayan

HÜRMETEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Hürmetli olarak, saygılıca

KÜLBASTI

  1. [isim] Közde veya ızgarada pişirilen kemiksiz et
    • "Biraz et suyu ile iki parça külbastı yiyebildim." (Aka Gündüz)

MÜKALEME
...
MÜSELLEM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İnkâr edilemeyen, karşı çıkılamayan, söz götürmez

TÜMLENME

  1. [isim] Tümlenmek işi

GARNİTÜR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Et veya balık gibi asıl yemeğin yanına eklenen sebze, patates vb. yiyecekler
  2. Herhangi bir şeyi ona uygun nitelikte tamamlayan nesne
  3. Giyecekleri süslemek için eklenen şey, süs

İSKORBÜT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] C vitamini eksikliğinden ileri gelen ve dermansızlık, zayıflık ve diş etlerinin iltihabı vb. belirtilerle kendini gösteren hastalık

TAHAŞŞÜT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yığınak

TEMESSÜL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Benzeşme
  2. Özümleme

CÜMUDİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Buzul

MÜCEHHEZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Donanmış
    • "Ama asıl tüm ulus çocuklarının bu kafa disiplini ile mücehhez olması gerek." (Haldun Taner)
  2. Hazırlıklı, hazırlanmış

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü