İçinde ü olan 8 harfli 1091 kelime var. İçerisinde Ü harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ü harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ü harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÖVÜLGEN
-
-
[sıfat]
Dövülerek levha durumuna geçebilen (maden)
-
[sıfat]
Dövülerek levha durumuna geçebilen (maden)
- GÜNEŞLİK
-
-
[isim]
Güneş ışınlarına engel olan perde veya buna benzer gereç
-
Siperlik
- "Gözleri kasketinin güneşliğinde kayboldu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Güneş ışınlarını alan (yer)
-
Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak için mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım türü
-
[isim]
Güneş ışınlarına engel olan perde veya buna benzer gereç
- MÜCERRET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Soyut
- "Bir nevi mücerret şiir demek olan tekerlemeleri dinlemek ister." (Asaf Halet Çelebi)
-
Evlenmemiş, bekâr
- "Yavrum, gençsin, dilbersin, mücerretsin." (Sermet Muhtar Alus)
-
Katışık ve karışık olmayan
-
[isim]
Yalın durum
-
Soyut
-
[sıfat]
Soyut
- SÜPRÜNTÜ
-
-
[isim]
Temizlik yapıldığında toplanan toz ve çöp, çer çöp
- "Elinde tuttuğu, içi süprüntü dolu faraşı merdivenlerin dibine boşalttı." (Ercüment Ekrem Talu)
-
Bayağı, aşağılık şey veya kimse
-
[isim]
Temizlik yapıldığında toplanan toz ve çöp, çer çöp
- ÇÜRÜKLÜK
-
-
[isim]
Çürük olma durumu
-
İşe yaramayan maddelerin bırakıldığı yer
-
Sakıncalı, şüpheli, belirsiz durum
- "Eğer bu işte bir çürüklük olsaydı, çocuklarını da beraber almazdı ya." (Halikarnas Balıkçısı)
-
[isim]
Çürük olma durumu
- GÜCENMEK
-
-
[nsz]
Birinin beklenilmeyen bir davranışı veya sözü karşısında kırgınlık duymak, kırılmak
- "Kendisine uygulanan bu tavırdan ne darılmıştı ne gücenmişti." (Nezihe Araz)
-
[nsz]
Birinin beklenilmeyen bir davranışı veya sözü karşısında kırgınlık duymak, kırılmak
- GÜRLEMEK
-
-
[nsz]
Kalın ve gür ses çıkarmak
- "Pala bıyıklı adamın sesi kapının önünde gürledi." (Osman Cemal Kaygılı)
- "Huri'nin anası, doğurduktan sonra bir tifo hastalığında gürleyip gitmişti." (Nabizade Nazım)
-
[nsz]
Kalın ve gür ses çıkarmak
- TESELSÜL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Zincirleme
- "Gelip geçici dâhilerin, birbirinin ayağını kaydırarak teselsül ettiklerini gördük." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Birbirine bağlı, birbiri ile ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra, silsile
- "Gözleri kamaştıran güneş aydınlığında bu sesler küçük kubbelerin bitmez tükenmez teselsülünü açar ve parıldatırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Birden fazla kimsenin bir borçtan dolayı sorumlu olması
-
[isim]
Zincirleme
- FİGÜRSÜZ
-
-
[sıfat]
Figürü olmayan
-
[sıfat]
Figürü olmayan
- HÜRMETEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Hürmetli olarak, saygılıca
-
[zarf]
Hürmetli olarak, saygılıca
- KÜLBASTI
-
-
[isim]
Közde veya ızgarada pişirilen kemiksiz et
- "Biraz et suyu ile iki parça külbastı yiyebildim." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Közde veya ızgarada pişirilen kemiksiz et
- MÜKALEME
- ...
- MÜSELLEM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İnkâr edilemeyen, karşı çıkılamayan, söz götürmez
-
[sıfat]
İnkâr edilemeyen, karşı çıkılamayan, söz götürmez
- TÜMLENME
-
-
[isim]
Tümlenmek işi
-
[isim]
Tümlenmek işi
- GARNİTÜR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Et veya balık gibi asıl yemeğin yanına eklenen sebze, patates vb. yiyecekler
-
Herhangi bir şeyi ona uygun nitelikte tamamlayan nesne
-
Giyecekleri süslemek için eklenen şey, süs
-
[isim]
Et veya balık gibi asıl yemeğin yanına eklenen sebze, patates vb. yiyecekler
- İSKORBÜT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
C vitamini eksikliğinden ileri gelen ve dermansızlık, zayıflık ve diş etlerinin iltihabı vb. belirtilerle kendini gösteren hastalık
-
[isim]
C vitamini eksikliğinden ileri gelen ve dermansızlık, zayıflık ve diş etlerinin iltihabı vb. belirtilerle kendini gösteren hastalık
- TAHAŞŞÜT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yığınak
-
[isim]
Yığınak
- TEMESSÜL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Benzeşme
-
Özümleme
-
[isim]
Benzeşme
- CÜMUDİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Buzul
-
[isim]
Buzul
- MÜCEHHEZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Donanmış
- "Ama asıl tüm ulus çocuklarının bu kafa disiplini ile mücehhez olması gerek." (Haldun Taner)
-
Hazırlıklı, hazırlanmış
-
[sıfat]
Donanmış