İçinde ü olan 5 harfli 560 kelime var. İçerisinde Ü harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ü harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ü harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÖNGÜ
-
-
[isim]
Kısır döngü
-
[isim]
Kısır döngü
- DÜVEL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Devletler
-
[isim]
Devletler
- LÜGOL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yüz birim suya bir birim iyodo-iyodür katılarak oluşturulan güçlü bir çözelti
-
[isim]
Yüz birim suya bir birim iyodo-iyodür katılarak oluşturulan güçlü bir çözelti
- SÜNME
-
-
[isim]
Sünmek işi
-
[isim]
Sünmek işi
- SÜRUR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sevinç
- "Dilde gam var şimdilik lütfeyle gelme ey sürur / Olamaz bir hanede mihman mihman üstüne." (Rasih)
-
[isim]
Sevinç
- SÜZGÜ
-
-
[isim]
Delikli çanak
-
Balıkçı kepçesi
-
Fide sulamak için tenekeden yapılan, ucunda süzgeci olan kap
-
[isim]
Delikli çanak
- KÖSÇÜ
-
-
[isim]
Mehter takımında kös çalan kimse
-
[isim]
Mehter takımında kös çalan kimse
- KÜNDE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Güreşçinin, hasmını altına alıp bir elini önden, ötekini arkadan geçirerek ellerini kilitlemesi
- "Kolunu tutup kündeye getiriyor, bir taraftan da bacağının birini ikiye büküyorum." (Muammer İzgü)
- "Barut yoktu. Kalenin dar kapısından çıkmak imkânı yoktu. Öyle korkunç bir kündeye gelmişlerdi ki..." (Ömer Seyfettin)
- "Akıllı bir evlat olan Ali Harun Bey, annesinin böyle bir kündeye getirilmesini hazmedemez." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Düzen, tuzak, oyun, hile
- "Plan kurar, tertip yaparlar; kendilerini kurtarmaya, yeni müdürü de kündeye getirmeye çalışırlar." (Memduh Şevket Esendal)
-
Suçluların ayağına bağlanan demir halka, köstek
-
[isim]
Güreşçinin, hasmını altına alıp bir elini önden, ötekini arkadan geçirerek ellerini kilitlemesi
- ÖRGÜN
-
-
[sıfat]
Bir işi gerçekleştirmek amacıyla türlü ve düzenli görevler yapan organlardan oluşan
-
[sıfat]
Bir işi gerçekleştirmek amacıyla türlü ve düzenli görevler yapan organlardan oluşan
- SÖNÜK
-
-
[sıfat]
Sönmüş olan
- "Ağızlarında iki sönük sigarayla duran iki kız..." (Çetin Altan)
-
Parlaklığı, hızı az veya azalmış olan, etkisiz, zayıf
-
Göze çarpmayan, dikkat çekmeyen, silik
- "Bu şehirde satışı bini geçmez, yerli lisanlarda sönük cerideler çıkar." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[sıfat]
Sönmüş olan
- ZÜMRE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Topluluk, takım, grup, camia
- "Ben de kardeş sadakasıyla, ötekinin berikinin lütfuyla yaşayan tufeyliler zümresinden çıktım." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Tür, cins
-
[isim]
Topluluk, takım, grup, camia
- CÜRUF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Erime durumundaki madenlerin yüzeyinde toplanan madde, demir boku, dışık
- "Fabrikalar da bütün asitlerini, cüruflarını, pisliklerini denize döküyorlar." (Haldun Taner)
-
Kaloriferlerden çıkan yanmış kömür artığı
-
[isim]
Erime durumundaki madenlerin yüzeyinde toplanan madde, demir boku, dışık
- ÜÇKAT
- ...
- DÜNİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Temel maddesi olivin olan iri taneli kayaç
-
[isim]
Temel maddesi olivin olan iri taneli kayaç
- GÜFTE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Müzik eserlerinin yazılı metni, söz
- "Sanatçı dostum bestelerinin güftelerini de kendi yazardı." (Çetin Altan)
-
[isim]
Müzik eserlerinin yazılı metni, söz
- GÜTME
-
-
[isim]
Gütmek işi
- "Oğlan okula gitmeden davar gütmeye başlar." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Gütmek işi
- SÜFLİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Aşağı, aşağılık, bayağı, adi
- "Sabri'nin maceraları hep böyle süfli şeylerden ibaret değildi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Kılıksız, pis kılıklı, hırpani
-
[sıfat]
Aşağı, aşağılık, bayağı, adi
- DÜRZÜ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[ünlem]
Ağır hakaret ve küfür sözü
-
[ünlem]
Ağır hakaret ve küfür sözü
- KÜRİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Atom numaraları 96-103 arasında bulunan elementlerin genel adı
-
[isim]
Atom numaraları 96-103 arasında bulunan elementlerin genel adı
- KÜVET
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İçinde bazı şeyler veya el yıkanan kap
- "Ufak bir küvetin içine siyah görünen bir mayi döktü." (Refik Halit Karay)
-
Banyoda içinde yıkanılan tekne
- "İçeri girince gözüme ilk ilişen şey küvetle oturak oldu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
İçinde bazı şeyler veya el yıkanan kap