İçinde öze olan 9 harfli 18 kelime var. İçerisinde ÖZE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında öze olan kelimeler listesine ya da sonu öze ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Öze Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E Z Ö
3 Harfli Kelimeler
ÖZE
2 Harfli Kelimeler
ÖZ, ZE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇÖZEBİLME
-
-
[isim]
Çözebilmek işi
-
[isim]
Çözebilmek işi
- ÖZENİLESİ
-
-
[sıfat]
Özenilen, imrenilen
- "Bir yazın adamının, halkı adına savaş vermiş bir düşünce adamının, inandığı siyasal düzenle bütünleştiğinde rahat, yetingen olması özlenilesi bir durum."
-
[sıfat]
Özenilen, imrenilen
- ÖZENDİRME
-
-
[isim]
Özendirmek durumu, işi; teşvik
-
Bir malı geniş kitlelere tanıtmak ve o malın sürümünü sağlamak amacıyla yapılan çalışmalar; promosyon
-
[isim]
Özendirmek durumu, işi; teşvik
- GÖZETLEME
-
-
[isim]
Gözetlemek işi; dikiz, dikizleme, erkete
- "Çömeldiği yerden gizli gizli cevizlerin altını gözetlemeye başladı."
-
[isim]
Gözetlemek işi; dikiz, dikizleme, erkete
- ÖZENLİLİK
-
-
[isim]
Özenli olma durumu; itinalılık
-
[isim]
Özenli olma durumu; itinalılık
- ÖZELLİKLİ
-
-
[sıfat]
Bir türün, bir olayın karakteristik yönünü veren; spesifik
-
[sıfat]
Bir türün, bir olayın karakteristik yönünü veren; spesifik
- GÖZETİLME
-
-
[isim]
Gözetilmek işi
-
[isim]
Gözetilmek işi
- ÖZELLEŞME
-
-
[isim]
Özelleşmek işi
-
[isim]
Özelleşmek işi
- ÖZETLEMEK
-
-
[-i]
Bir yazı, konu, söz veya filmin içeriğini daha az sözle anlatmak, özünü vermek, kısaltmak; hülasa etmek
-
[-i]
Bir yazı, konu, söz veya filmin içeriğini daha az sözle anlatmak, özünü vermek, kısaltmak; hülasa etmek
- ÖZETLEYİŞ
-
-
[isim]
Özetleme işi
- "Şimdi bu incelemeyi özetleyişimizin en can alıcı sebebine geliyoruz."
-
[isim]
Özetleme işi
- ÖZELLİKLE
-
-
[zarf]
Özel olarak, her şeyden önce; başta, hele, bilhassa, hassaten, hususen, hususuyla, alelhusus, bahusus, mahsus, mahsusen, münhasıran, tahsisen
- "Evde, özellikle yaz ve güz aylarında çeşit çeşit kadınlar çalışırdı."
-
[zarf]
Özel olarak, her şeyden önce; başta, hele, bilhassa, hassaten, hususen, hususuyla, alelhusus, bahusus, mahsus, mahsusen, münhasıran, tahsisen
- ÖZETLENİŞ
-
-
[isim]
Özetlenmek işi
-
[isim]
Özetlenmek işi
- ÖZENTİSİZ
-
-
[sıfat]
Özenti olmadan, özenti gösterilmeden, özenmeden yapılan
- "Mehmet Akif’in gerek tasvirlerde gerek konuşmalarda kullandığı sade, tabii ve özentisiz dilin, güzel Türkçenin gelişmesinde büyük rolü olmuştur."
-
[sıfat]
Özenti olmadan, özenti gösterilmeden, özenmeden yapılan
- ÖZENSİZCE
-
-
[zarf]
Özensiz bir biçimde; itinasızca
- "Sonra, elinde kaba ambalaj kâğıdına özensizce sarılmış küçük paketiyle yolu uzatma bahasına Nazım’ın penceresinin altından geçerdi."
-
[zarf]
Özensiz bir biçimde; itinasızca
- GÖZENEKLİ
-
-
[sıfat]
Gözeneği olan
-
[sıfat]
Gözeneği olan
- ÖZEZERLİK
-
-
[isim, ruh bilimi]
Fiziksel acı veya aşağılatıcı davranışlarla doyuma ulaşma biçiminde beliren cinsel sapkınlık; mazoşizm
-
[isim, ruh bilimi]
Fiziksel acı veya aşağılatıcı davranışlarla doyuma ulaşma biçiminde beliren cinsel sapkınlık; mazoşizm
- ÖZETLENME
-
-
[isim]
Özetlenmek işi
-
[isim]
Özetlenmek işi
- ÖZENİLMEK
-
-
[-e]
Bir şeye özenti duyulmak
- "Böyle şeye özenilir mi?"
-
[-e]
Bir şeye özenti duyulmak