İçinde öze olan 7 harfli 10 kelime var. İçerisinde ÖZE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında öze olan kelimeler listesine ya da sonu öze ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Öze Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E Z Ö
3 Harfli Kelimeler
ÖZE
2 Harfli Kelimeler
ÖZ, ZE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖZELLİK
-
-
[isim]
Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik; hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite
- "Tek özelliği, yüzünün dayanılmaz çirkinliğiydi."
-
[isim]
Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik; hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite
- GÖZENEK
-
-
[isim]
Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri
-
[anatomi]
Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık; mesame
-
[biyoloji]
Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri; mesame
-
[fizik]
Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş
-
[isim]
Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri
- ÖZENMEK
-
-
[-e]
Beğendiği şeye benzemeye çalışmak, o şeyi yapmak için çaba göstermek
- "Biri hukuktan çıkar, hariciye memurluğuna göz diker; diğeri tıbbiyeyi bitirir, aktörlüğe özenir."
-
[nesnesiz]
Bir şeyi yaparken elden geldiğince iyi yapmaya çabalamak, bir şeye büyük dikkat ve ilgi göstermek; itina etmek
- "Dünya güzelliği sendedir mevcut / Hususi özenmiş yaratmış mabut"
-
[-e, -den]
Birini veya bir şeyi taklit etmeye çalışmak
-
[-e]
Beğendiği şeye benzemeye çalışmak, o şeyi yapmak için çaba göstermek
- GÖZETİŞ
-
-
[isim]
Gözetmek işi
-
[isim]
Gözetmek işi
- GÖZETİM
-
-
[isim]
Gözetmek işi; nezaret
- "Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır."
-
[hukuk]
Bakınız gözaltı
-
[isim]
Gözetmek işi; nezaret
- GÖZEMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Kumaştaki deliği örerek kapatmak
-
Dikilen bitkilerin seyrek yerlerini sıklaştırmak
-
[-i, ağızlardan]
Kumaştaki deliği örerek kapatmak
- ÖZENSİZ
-
-
[sıfat]
Özen gösterilmeyen (iş); itinasız
- "Onun yanında kendisini inanılmayacak kadar özensiz ve çirkin buluyordu."
-
Özenmeden, isteksizce iş yapan (kimse); kaba saba
-
[sıfat]
Özen gösterilmeyen (iş); itinasız
- GÖZETME
-
-
[isim]
Gözetmek işi
- "Yeryüzünde bir başına değilsiniz, başkalarının zevkini, hatırını da gözetmeniz gerekir."
-
[isim]
Gözetmek işi
- ÇÖZELTİ
-
-
[isim, kimya]
Çözünme sonucu ortaya çıkan madde
-
[isim, kimya]
Çözünme sonucu ortaya çıkan madde
- ÖZENGEN
-
-
[sıfat]
Bakınız amatör
-
[sıfat]
Bakınız amatör