İçinde öz olan 6 harfli 39 kelime var. İçerisinde ÖZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında öz olan kelimeler listesine ya da sonu öz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SÖZLÜK
-
-
[isim]
Bir dilin bütün zamanlarda veya belli bir çağda kullanılmış kelimelerini, kelime gruplarını deyim ve atasözlerini genellikle alfabe sırasına göre alarak sözcük türünü, okunuşunu, yabancı kökenliyse hangi dilden geldiğini, kullanım alanlarını gösterip tanımlarını yapan, varsa başka dillerdeki karşılıklarını veya Türkçe karşılıklarını veren, örnek cümlelerle destekleyen eser; kamus, lügat
-
[isim]
Bir dilin bütün zamanlarda veya belli bir çağda kullanılmış kelimelerini, kelime gruplarını deyim ve atasözlerini genellikle alfabe sırasına göre alarak sözcük türünü, okunuşunu, yabancı kökenliyse hangi dilden geldiğini, kullanım alanlarını gösterip tanımlarını yapan, varsa başka dillerdeki karşılıklarını veya Türkçe karşılıklarını veren, örnek cümlelerle destekleyen eser; kamus, lügat
- ÖZVERİ
-
-
[isim]
Bir amaç uğruna veya gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için kendi çıkarlarından vazgeçme; fedakârlık
- "Daha bilgili olmalı, daha çok özveride bulunmalı ve zekice davranmalıyız."
-
[isim]
Bir amaç uğruna veya gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için kendi çıkarlarından vazgeçme; fedakârlık
- ÖZÜNLÜ
-
-
[sıfat, felsefe]
Bir şeyin aslında veya gerçeğinde olan, ilinekle ilgili olmayıp özde bulunan; deruni, zatî, dışınlı karşıtı
-
[sıfat, felsefe]
Bir şeyin aslında veya gerçeğinde olan, ilinekle ilgili olmayıp özde bulunan; deruni, zatî, dışınlı karşıtı
- GÖZELİ
-
-
[sıfat]
Gözesi olan
-
[sıfat]
Gözesi olan
- ÖZEMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Yoğurt, pekmez vb. koyu şeyleri suyla inceltmek, sulandırmak
-
[-i, ağızlardan]
Yoğurt, pekmez vb. koyu şeyleri suyla inceltmek, sulandırmak
- ÖZEZER
-
-
[isim, ruh bilimi]
Cinsel zevk almak için kendisine eziyet edilmesi gereken veya eziyet çekerek cinsel zevk alan sapkın kimse; mazoşist
-
[isim, ruh bilimi]
Cinsel zevk almak için kendisine eziyet edilmesi gereken veya eziyet çekerek cinsel zevk alan sapkın kimse; mazoşist
- ÖZBEÖZ
-
-
[sıfat]
Gerçek ve öz olan
- "Salih Reis de Hamza'nın özbeöz amcasıdır."
-
[sıfat]
Gerçek ve öz olan
- ÖZENLİ
-
-
[sıfat]
Özen gösterilerek yapılan (iş); itinalı
-
Özenle çalışan (kimse)
-
Temiz, zarif ve özenle giyinmiş (kimse); tirendaz
-
[sıfat]
Özen gösterilerek yapılan (iş); itinalı
- ÇÖZMEK
-
-
[-i]
Düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak
- "Hatta annem eğildiği vakit önlüğünün düğümünü arkadan çözüyor, ayağa kalkınca önlüğün düşmesi ve annemin ‘Aaa yine çözmüş!’ diye bağırması en az benim kadar onu da neşelendiriyordu."
-
Düğmeyi iliğinden açmak
- "Yalnız göğsünün düğmelerini çöz."
-
Saçı açmak
-
Bulmaca, sorun vb.nin bilinmeyen, gizli noktasını bulup açıklamak, sonuca bağlamak
- "Kır saçlı postacı bulmacayı çözmüştü."
-
[kimya]
Bir maddeyi çözücüyle çözündürmek, onun çözeltisini yapmak
-
[matematik]
Bir problemde aranan sonucu, belli ögeler yardımıyla ortaya çıkarmak; halletmek
-
[ağızlardan]
Çözgü ipini tezgâha yerleştirmek
-
[-i]
Düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak
- ÇÖZÜCÜ
-
-
[isim, kimya]
Başka bir maddeyi çözme özelliği olan şey
- "Altın suyu altının çözücüsüdür."
-
[teknik]
Elektronik alıcılar için şifre veya bilgi çözümleyen; dekoder
-
[isim, kimya]
Başka bir maddeyi çözme özelliği olan şey
- CAMGÖZ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Deniz kıyısına yakın yaşayan, yanlarında veya sırtında beyaz lekeleri bulunan, gözü parlak olan, eti yenebilen bir tür köpek balığı (Galeius canis)
- "Sardalyalar, camgözün üzerlerine geldiğini, artık kokusundan mı, denizi dalgalandırmasından mı, yoksa başka bir şeyden mi, her nedense hemen anlarlar."
-
[isim, hayvan bilimi]
Deniz kıyısına yakın yaşayan, yanlarında veya sırtında beyaz lekeleri bulunan, gözü parlak olan, eti yenebilen bir tür köpek balığı (Galeius canis)
- GÖZENE
-
-
[isim, ağızlardan]
Kovandan bal alırken arılardan korunmak için başa giyilen, ön tarafı telden başlık; gözlük
-
[isim, ağızlardan]
Kovandan bal alırken arılardan korunmak için başa giyilen, ön tarafı telden başlık; gözlük
- ÖZENTİ
-
-
[isim]
Beğendiği bir durumda olma, beğendiği şeye benzeme çabası
- "Taklit ve özenti devri en çok bizde sürmüştür."
-
[isim]
Beğendiği bir durumda olma, beğendiği şeye benzeme çabası
- ARAZÖZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca arroseuse
-
[isim]
Yolları ve yol kenarlarındaki yeşillikleri sulamakta kullanılan motorlu araç
- "O sırada yolları sulamakta olan bir arazöz geldi ve ağır ağır önümüzden geçip gitti."
-
[isim]
Yolları ve yol kenarlarındaki yeşillikleri sulamakta kullanılan motorlu araç
- SÖZCÜK
-
-
[isim]
Bakınız kelime
- "Can ile ruh sözcükleri çoğu zaman aynı anlamda kullanılıyor."
-
[isim]
Bakınız kelime
- ÖZENME
-
-
[isim]
Özenmek işi
-
[isim]
Özenmek işi
- GÖZEME
-
-
[isim]
Gözemek işi
-
[isim]
Gözemek işi
- ÖZENİŞ
-
-
[isim]
Özenmek işi
-
[isim]
Özenmek işi
- DANSÖZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca danseuse
-
[isim]
Dans etmeyi meslek edinmiş kadın
- "Dansözü bu tip masalara yollayan cıvık insanlar da var çevrede."
-
[isim]
Dans etmeyi meslek edinmiş kadın
- MAKYÖZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca maquilleuse
-
[isim, sinema, televizyon]
İyi görüntü sağlamak, belli bir tip yaratmak veya yalnızca bazı düzeltmeler yapmak için oyuncunun yüzünde ve vücudunda yapılan boyama ve değişim yapan kadın
-
[isim, sinema, televizyon]
İyi görüntü sağlamak, belli bir tip yaratmak veya yalnızca bazı düzeltmeler yapmak için oyuncunun yüzünde ve vücudunda yapılan boyama ve değişim yapan kadın