İçinde övme olan 11 kelime var. İçerisinde ÖVME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında övme olan kelimeler listesine ya da sonu övme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

DÖVMECİLİK

8 Harfli Kelimeler

DÖVMELİK, DÖVMESİZ

7 Harfli Kelimeler

DÖVMECİ, DÖVMELİ

6 Harfli Kelimeler

DÖVMEK, SÖVMEK

5 Harfli Kelimeler

DÖVME, ÖVMEK, SÖVME

4 Harfli Kelimeler

ÖVME

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Övme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M V Ö

4 Harfli Kelimeler

ÖVME

2 Harfli Kelimeler

EM, EV, ME, MÖ, VE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÖVMECİLİK

  1. [isim] Dövmecinin yaptığı iş
DÖVMESİZ

  1. [sıfat] Dövmesi olmayan
DÖVMELİK

  1. [isim] Mısır ve buğday dövmeye yarayan, yarma buğday yapan bir araç
DÖVMECİ

  1. [isim] Kullanılmadan önce dövülmesi gereken maden filizlerini veya diğer maddeleri döven işçi
  2. Vücuda dövme yapan kimse
DÖVMELİ

  1. [sıfat] Dövmesi olan
    • "Çevresi dövmeli gümüş taslar içinde içilen buzlu bir ahududu şurubunun bir yaz sonu ılıklığıyla dolu kokusuna doyum olmadığını söylerler." (Nâzım Hikmet)
DÖVMEK

  1. [-i] Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak; benzetmek, girişmek, hırpalamak, pataklamak, silkelemek, sopalamak, ufalamak
    • "Harp Divanına vermeden önce şurada kemiklerini kırıncaya kadar bir dövsem!" (Halide Edip Adıvar)
  2. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek
  3. [-de] Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek
    • "Döveçte karabiber dövmek."
  4. Bakınız çırpmak
  5. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek
    • "Demiri tavında dövmeli."
  6. Topa tutmak
    • "Gemi kaleyi dövdü."
  7. Çarpmak, sertçe dokunmak
    • "Ayakları ile suyu dövüp ürküttüğü balığı gagası ile havalandıran beyaz pelikan." (Sait Faik Abasıyanık)
  8. [nesnesiz] Davul vb.ni çalmak, vurmak
SÖVMEK

  1. [-e] Onur kırıcı, çoğu basmakalıp kaba sözler söylemek; donatmak, kalaylamak, kayarlamak, küfretmek, yıkamak
    • "Daha dört yaşındayken en azılı köy erkekleri gibi sövermiş." (Halide Edip Adıvar)
ÖVMEK

  1. [-i] Birinin veya bir şeyin iyiliklerini, üstünlüklerini söyleyerek değerini yüceltmek, sena etmek; methetmek, yermek karşıtı
DÖVME

  1. [isim] Dövmek işi; pataklama, sopalama
    • "Sanırım, yazılarımdan ötürü beni pohpohlayanlardan çok beni dövmeye kalkanlar haklıydı." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Vücut derisi üzerine iğne vb. sivri bir araçla çizilmek ve içine renk veren maddeler konulmak yoluyla yapılan yazı veya resim
  3. [sıfat] Kızgın durumdayken dövülerek biçim verilmiş (metal eşya)
  4. [sıfat] Dövülerek yapılan
    • "Dövme dondurma."
  5. [ağızlardan] Bakınız yarma
SÖVME

  1. [isim] Sövmek işi; küfretme, küfrediş, küfür, şetim
  2. [hukuk] Bir kimsenin namus, onur ve kişiliğine yapılan her türlü saldırı
ÖVME

  1. [isim] Övmek işi; sena, medih, sitayiş
    • "Şikâyetleri kesilince İstanbul'u övmeye başladı." (Refik Halit Karay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü