İçinde örü olan 9 harfli 21 kelime var. İçerisinde ÖRÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında örü olan kelimeler listesine ya da sonu örü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HORGÖRÜLÜ
-
-
[sıfat]
Horgörüsü olan, horgörüyle davranan, horgörü sahibi; horgörücü
- "Bir yandan babasının baskıcı, horgörülü tutumu, öbür yandan annenin Kafka’ya işleyen sorunlu, içedönük, tedirgin kişiliği."
-
[sıfat]
Horgörüsü olan, horgörüyle davranan, horgörü sahibi; horgörücü
- GÖRÜŞÜLME
-
-
[isim]
Görüşülmek işi
-
[isim]
Görüşülmek işi
- GÖRÜNÜŞTE
-
-
[zarf]
Dıştan göründüğüne göre, görünene inanmak gerekirse, görünene bakılırsa; sureta, zahirde, zahiren
- "Görünüşte iyi bir çocuk."
-
[zarf]
Dıştan göründüğüne göre, görünene inanmak gerekirse, görünene bakılırsa; sureta, zahirde, zahiren
- GÖRÜNÜMLÜ
-
-
[sıfat]
Görünümü olan
-
[sıfat]
Görünümü olan
- HORGÖRÜCÜ
-
-
[sıfat]
Bakınız horgörülü
- "Güzelim Anadolu halısı hergün yabancı askerlerin horgörücü çizmeleriyle çiğneniyordu."
-
[sıfat]
Bakınız horgörülü
- KÖRÜKLEME
-
-
[isim]
Körüklemek işi; ajitasyon
- "İçin için yanıp alevlenmeye doğru gitmekte de Enderun körüklemeleri yüzünden geri kalmadılar."
-
[isim]
Körüklemek işi; ajitasyon
- GÖRÜCÜLÜK
-
-
[isim]
Görücü olma durumu
- "Görücülüğe gitmek."
-
[isim]
Görücü olma durumu
- HOŞGÖRÜLÜ
-
-
[sıfat]
Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi; hoşgörücü, anlayışlı, müsamahalı, müsamahakâr, toleranslı
- "Neyse ki Salâh Birsel dünyanın en hoşgörülü, en alçak gönüllü sanatçısı..."
-
[sıfat]
Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi; hoşgörücü, anlayışlı, müsamahalı, müsamahakâr, toleranslı
- SAĞGÖRÜLÜ
-
-
[sıfat]
Bakınız basiretli
-
[sıfat]
Bakınız basiretli
- GÖRÜNÜRDE
-
-
[zarf]
Dıştan bakınca, görünüşe göre, ortada, meydanda
- "Görünürde hiçbir şey yok."
-
[zarf]
Dıştan bakınca, görünüşe göre, ortada, meydanda
- GÖRÜNTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Görüntüsü olan
-
[sıfat]
Görüntüsü olan
- GÖRÜNGÜCÜ
-
-
[sıfat, felsefe]
Görüngücülük yanlısı olan; olaycı, fenomenist
-
[sıfat, felsefe]
Görüngücülük yanlısı olan; olaycı, fenomenist
- GÖRÜVERME
-
-
[isim]
Görüvermek işi
-
[isim]
Görüvermek işi
- GÖRÜNÜŞLÜ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde görünüşü olan
- "Zayıf yüzlü, kara görünüşlü memur ‘tam karşıda!’ dedikten sonra önündeki defterle meşguliyetini sürdürdü."
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde görünüşü olan
- GÖRÜŞMECİ
-
-
[isim]
Görüşme yapan kimse
- "İki ülke arasında yapılan görüşmelere görüşmeci olarak katıldı."
-
[isim]
Görüşme yapan kimse
- IRAKGÖRÜR
-
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız teleskop
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız teleskop
- HOŞGÖRÜCÜ
-
-
[sıfat]
Bakınız hoşgörülü
-
[sıfat]
Bakınız hoşgörülü
- ÜSTÜNKÖRÜ
-
-
[sıfat]
İnceliklerine inmeden, özen göstermeden; gelişigüzel, baştan savma, yalan yanlış
- "Derken zaman geçti; üstünkörü, derme çatma şeylere alıştık."
-
[zarf]
İnceliklerine inmeden, özen göstermeden; gelişigüzel, şöyle bir, baştan savma, eğreti, öylesine, üstten, yalandan, yalap şalap, yalapşap, yarım yamalak
- "Fakat bu işi bilinçli olarak üstünkörü yapmış, yaraların tam kapanmamasına dikkat etmişti."
-
[sıfat]
İnceliklerine inmeden, özen göstermeden; gelişigüzel, baştan savma, yalan yanlış
- ÖRÜMCEKSİ
-
-
[sıfat]
Örümcek ağı gibi ince ve seyrek dokulu olan
-
[sıfat]
Örümcek ağı gibi ince ve seyrek dokulu olan
- ÖRÜMCEKLİ
-
-
[sıfat]
Örümcek ağlarıyla kaplanmış, örümcek bağlamış
-
[mecaz]
Eskimiş, modası geçmiş, köhne, çağ dışı olan
- "Bu genç öğretmen, annemin asri dediği birçok şeylerine köhne, örümcekli dedi."
-
[sıfat]
Örümcek ağlarıyla kaplanmış, örümcek bağlamış