İçinde örü olan 9 harfli 21 kelime var. İçerisinde ÖRÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında örü olan kelimeler listesine ya da sonu örü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HORGÖRÜLÜ

  1. [sıfat] Horgörüsü olan, horgörüyle davranan, horgörü sahibi; horgörücü
    • "Bir yandan babasının baskıcı, horgörülü tutumu, öbür yandan annenin Kafka’ya işleyen sorunlu, içedönük, tedirgin kişiliği." (Semih Gümüş)
GÖRÜŞÜLME

  1. [isim] Görüşülmek işi
GÖRÜNÜŞTE

  1. [zarf] Dıştan göründüğüne göre, görünene inanmak gerekirse, görünene bakılırsa; sureta, zahirde, zahiren
    • "Görünüşte iyi bir çocuk."
GÖRÜNÜMLÜ

  1. [sıfat] Görünümü olan
HORGÖRÜCÜ

  1. [sıfat] Bakınız horgörülü
    • "Güzelim Anadolu halısı hergün yabancı askerlerin horgörücü çizmeleriyle çiğneniyordu." (Ceyhun Atuf Kansu)
KÖRÜKLEME

  1. [isim] Körüklemek işi; ajitasyon
    • "İçin için yanıp alevlenmeye doğru gitmekte de Enderun körüklemeleri yüzünden geri kalmadılar." (Necip Fazıl Kısakürek)
GÖRÜCÜLÜK

  1. [isim] Görücü olma durumu
    • "Görücülüğe gitmek."
HOŞGÖRÜLÜ

  1. [sıfat] Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi; hoşgörücü, anlayışlı, müsamahalı, müsamahakâr, toleranslı
    • "Neyse ki Salâh Birsel dünyanın en hoşgörülü, en alçak gönüllü sanatçısı..." (Selim İleri)
SAĞGÖRÜLÜ

  1. [sıfat] Bakınız basiretli
GÖRÜNÜRDE

  1. [zarf] Dıştan bakınca, görünüşe göre, ortada, meydanda
    • "Görünürde hiçbir şey yok." (Adalet Ağaoğlu)
GÖRÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Görüntüsü olan
GÖRÜNGÜCÜ

  1. [sıfat, felsefe] Görüngücülük yanlısı olan; olaycı, fenomenist
GÖRÜVERME

  1. [isim] Görüvermek işi
GÖRÜNÜŞLÜ

  1. [sıfat] Herhangi bir biçimde görünüşü olan
    • "Zayıf yüzlü, kara görünüşlü memur ‘tam karşıda!’ dedikten sonra önündeki defterle meşguliyetini sürdürdü." (Nejat Elibol)
GÖRÜŞMECİ

  1. [isim] Görüşme yapan kimse
    • "İki ülke arasında yapılan görüşmelere görüşmeci olarak katıldı."
IRAKGÖRÜR

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız teleskop
HOŞGÖRÜCÜ

  1. [sıfat] Bakınız hoşgörülü
ÜSTÜNKÖRÜ

  1. [sıfat] İnceliklerine inmeden, özen göstermeden; gelişigüzel, baştan savma, yalan yanlış
    • "Derken zaman geçti; üstünkörü, derme çatma şeylere alıştık." (Behçet Necatigil)
  2. [zarf] İnceliklerine inmeden, özen göstermeden; gelişigüzel, şöyle bir, baştan savma, eğreti, öylesine, üstten, yalandan, yalap şalap, yalapşap, yarım yamalak
    • "Fakat bu işi bilinçli olarak üstünkörü yapmış, yaraların tam kapanmamasına dikkat etmişti." (İhsan Oktay Anar)
ÖRÜMCEKSİ

  1. [sıfat] Örümcek ağı gibi ince ve seyrek dokulu olan
ÖRÜMCEKLİ

  1. [sıfat] Örümcek ağlarıyla kaplanmış, örümcek bağlamış
  2. [mecaz] Eskimiş, modası geçmiş, köhne, çağ dışı olan
    • "Bu genç öğretmen, annemin asri dediği birçok şeylerine köhne, örümcekli dedi." (Halide Edip Adıvar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü