İçinde örü olan 8 harfli 11 kelime var. İçerisinde ÖRÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında örü olan kelimeler listesine ya da sonu örü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÖRÜŞSÜZ
-
-
[sıfat]
Görüşü olmayan
-
[sıfat]
Görüşü olmayan
- GÖRÜRSÜN
-
-
Bakınız görmek (görmek fiilinin geniş zaman, ikinci tekil kişi çekimi)
-
Bakınız görmek (görmek fiilinin geniş zaman, ikinci tekil kişi çekimi)
- GÖRÜMLÜK
-
-
[isim]
Yalnız görülmek için konulan nesne
-
Nişanlanan kıza, ilk kez görmeye gidildiğinde erkek tarafından takılan veya verilen armağan
-
[isim]
Yalnız görülmek için konulan nesne
- ÖNGÖRÜLÜ
-
-
[sıfat]
Bir işin ileride nasıl olacağını kestirerek ona göre davranan, öngörüsü olan
-
[sıfat]
Bir işin ileride nasıl olacağını kestirerek ona göre davranan, öngörüsü olan
- ÖRÜCÜLÜK
-
-
[isim]
Örücünün yaptığı iş
-
[isim]
Örücünün yaptığı iş
- KÖRÜKSÜZ
-
-
[sıfat]
Körüğü olmayan
-
[sıfat]
Körüğü olmayan
- GÖRÜLMEK
-
-
[nesnesiz]
Göz yardımıyla bir şey, bir varlık algılanmak, seçilmek
- "Görülünce vurulması için irade bile var."
-
Gereken iş yapılmış olmak
- "İşimiz kolayca görüldü."
-
Bir şeyin bulunduğu anlaşılmak, karşılaşılmak, rastlanmak
- "Yıllarca görülmemiş bir dostu kucaklar gibi hemşiresini öptü."
-
Kabul edilmek, sayılmak
- "Basılı oyunlar sakıncalı görülünce yok ediliyordu."
-
[nesnesiz]
Göz yardımıyla bir şey, bir varlık algılanmak, seçilmek
- GÖRÜŞTAŞ
-
-
[isim]
Aynı görüşü paylaşanlardan her biri
-
[isim]
Aynı görüşü paylaşanlardan her biri
- GÖRÜNMEZ
-
-
[sıfat]
Görünmeyen, beklenmeyen
-
[sıfat]
Görünmeyen, beklenmeyen
- GÖRÜNMEK
-
-
[nesnesiz]
Görülür duruma gelmek, görülür olmak; gözükmek
- "Bakarım bakarım sılam görünmez / Ara yerde yıkılası dağlar var"
-
İzlenim uyandırmak
- "Bu, biraz daha inandırıcı görünüyor."
-
Benzemek, görünüşünde olmak
-
[mecaz]
Bakınız azarlamak
- "Çocuk pek azdı, biraz görünüver."
-
[mecaz]
Gözdağı vermek
-
[nesnesiz]
Görülür duruma gelmek, görülür olmak; gözükmek
- GÖRÜŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek
- "Ara sıra görüşelim."
-
[-le]
Dostluk, ahbaplık etmek
- "Komşunuzla görüşüyor musunuz?"
-
[-i]
Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek; müzakere etmek
- "Bu sorunu daha geniş bir zamanda görüşmeli."
-
[nesnesiz]
Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek