İçinde örü olan 8 harfli 11 kelime var. İçerisinde ÖRÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında örü olan kelimeler listesine ya da sonu örü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖRÜŞSÜZ

  1. [sıfat] Görüşü olmayan
GÖRÜRSÜN

  1. Bakınız görmek (görmek fiilinin geniş zaman, ikinci tekil kişi çekimi)
GÖRÜMLÜK

  1. [isim] Yalnız görülmek için konulan nesne
  2. Nişanlanan kıza, ilk kez görmeye gidildiğinde erkek tarafından takılan veya verilen armağan
ÖNGÖRÜLÜ

  1. [sıfat] Bir işin ileride nasıl olacağını kestirerek ona göre davranan, öngörüsü olan
ÖRÜCÜLÜK

  1. [isim] Örücünün yaptığı iş
KÖRÜKSÜZ

  1. [sıfat] Körüğü olmayan
GÖRÜLMEK

  1. [nesnesiz] Göz yardımıyla bir şey, bir varlık algılanmak, seçilmek
    • "Görülünce vurulması için irade bile var." (Sermet Muhtar Alus)
  2. Gereken iş yapılmış olmak
    • "İşimiz kolayca görüldü."
  3. Bir şeyin bulunduğu anlaşılmak, karşılaşılmak, rastlanmak
    • "Yıllarca görülmemiş bir dostu kucaklar gibi hemşiresini öptü." (Peyami Safa)
  4. Kabul edilmek, sayılmak
    • "Basılı oyunlar sakıncalı görülünce yok ediliyordu." (Metin And)
GÖRÜŞTAŞ

  1. [isim] Aynı görüşü paylaşanlardan her biri
GÖRÜNMEZ

  1. [sıfat] Görünmeyen, beklenmeyen
GÖRÜNMEK

  1. [nesnesiz] Görülür duruma gelmek, görülür olmak; gözükmek
    • "Bakarım bakarım sılam görünmez / Ara yerde yıkılası dağlar var" (Karacaoğlan)
  2. İzlenim uyandırmak
    • "Bu, biraz daha inandırıcı görünüyor." (Ayla Kutlu)
  3. Benzemek, görünüşünde olmak
  4. [mecaz] Bakınız azarlamak
    • "Çocuk pek azdı, biraz görünüver."
  5. [mecaz] Gözdağı vermek
GÖRÜŞMEK

  1. [nesnesiz] Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek
    • "Ara sıra görüşelim."
  2. [-le] Dostluk, ahbaplık etmek
    • "Komşunuzla görüşüyor musunuz?"
  3. [-i] Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek; müzakere etmek
    • "Bu sorunu daha geniş bir zamanda görüşmeli."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü