İçinde örü olan 7 harfli 23 kelime var. İçerisinde ÖRÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında örü olan kelimeler listesine ya da sonu örü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖRÜŞLÜ

  1. [sıfat] Görüşü olan
GÖRÜLME

  1. [isim] Görülmek işi
    • "Kadının tedrisi ve terakkisinde muhitin de büyük bir tesiri görülmeye başladı." (Memduh Şevket Esendal)
GÖRÜNGÜ

  1. [isim, felsefe] Duyularla algılanabilen her şey; fenomen, numen karşıtı
GÖRÜNTÜ

  1. [isim] Görünen şey
  2. Bakınız hayalet
  3. Bakınız manzara
  4. [eskimiş] Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme
    • "Ayrıca kimi Karagözcüler kendi görüntülerini kendileri hazırlarlar." (Metin And)
  5. [fizik] Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi; hayal
  6. [matematik] Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta
  7. [sinema, televizyon] Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü
ÖRÜMCEK

  1. [isim, hayvan bilimi] Örümcekler takımından, ince bir ağ örerek küçük böcekleri avlayan eklemli bir hayvan; örümce (Araneae)
    • "Köşede bir örümcek, ince ipliklerini tavandan duvara atarak ağını örüyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Bu hayvanın ördüğü ağ
  3. Bakınız yürüteç
HOŞGÖRÜ

  1. [isim] Yapılan yanlış veya kötü davranışları anlayışla karşılayarak affetme, sert ve katı hükümlü olmama; müsamaha, tolerans
    • "Pek az kimseye göstermiş olduğu bir hoşgörüden yararlandım." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. [spor] Bir boksörün ağırlık sınıfında kabul edilebilir nitelikte görülen ağırlığı
KÖRÜKLÜ

  1. [sıfat] Körüğü olan
    • "Karşı geçidin ağzında körüklü bir fayton arabası göründü." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [isim] Bakınız körüklü otobüs
KÖRÜKÇÜ

  1. [isim] Körük yapan veya satan kimse
  2. Körük kullanan kimse
    • "Altı körükçü, körük iplerini bırakarak uçurum dibinden uzaklaşmak üzere kaçmaya başladılar." (Hasan Erimez)
  3. [mecaz] Bakınız körükleyici
UZGÖRÜR

  1. [sıfat, mecaz] Gerçeği önceden görebilen, ileri görüşlü olan; uzgören
İÇGÖRÜR
...
HORGÖRÜ

  1. [isim] Bir kimseyi, bir hareketi küçük görme, değersiz bulma
    • "Yanlarından geçtiği atkılı, eldivenli, kalın paltolu insanlara horgörüyle baktı, ‘kenterler!’ dedi dişlerinin arasından." (Tahsin Yücel)
SAĞGÖRÜ

  1. [isim] Bakınız basiret
GÖRÜŞME

  1. [isim] Görüşmek işi; konuşma
    • "O gün herkes sinekkaydı tıraşlıdır, cici elbiselerini giymiştir ve görüşmesini bekler." (Necip Fazıl Kısakürek)
GÖRÜMCE

  1. [isim] Kadına göre kocasının kız kardeşi
    • "Görümcesi onu paylıyor, o ise Kutlu'nun yüzüne bakıyordu, duymamacasına." (Nezihe Araz)
GÖRÜNME

  1. [isim] Görünmek işi; teberrüz
    • "Sabaha karşı Sevgi odaya girdiğinde gelişini duydu ama uyur gibi görünmeyi doğru buldu." (Necati Cumalı)
BÖRÜLCE

  1. [isim, bitki bilimi] Baklagillerden, fasulyeye benzer bir bitki; böğrülce (Vigna sinensis)
  2. Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve göbeği koyu benekli tohumu; karnıkara
    • "Bahçelerde börülce / Oynar gelin görümce / Oynasınlar bakalım / Bir araya gelince" (Halk türküsü)
GÖRÜNGE

  1. [isim] Eşya ve nesnelerin uzaktan görünüşü; perspektif
    • "Romanda gerçek kişileri arayanlar roman sanatına pek dar görüngelerden yaklaşıyorlar." (Selim İleri)
ÖRÜLMEK

  1. [nesnesiz] Örme işi yapılmak
    • "Haftalık magazinlerin ağız sakızı ettiği konulardan ne ararsanız onlarla örülmüştür konuşmaları." (Necati Cumalı)
GÖRÜLÜŞ

  1. [isim] Görülmek işi
GÖRÜNÜŞ

  1. [isim] Görünmek işi
  2. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey
  3. Gerçeğe uymayan dış görüntü
    • "Görünüşe aldanmamalı."
  4. Bulunulan bir yerden görülebilen alan; görünüm, çehre, manzara
    • "Van gölünün görünüşü eşsizdi." (Necati Cumalı)
  5. [dil bilgisi] Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan, niyet, sürerlik, yeterlik, sıklık vb. kavramları bildiren dil bilgisi kategorisi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü