İçinde örü olan 10 harfli 19 kelime var. İçerisinde ÖRÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında örü olan kelimeler listesine ya da Sonu örü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖRÜMCEKLER
-
-
[isim]
Örümceklerle akrepleri içine alan bir eklem bacaklılar takımı
-
[isim]
Örümceklerle akrepleri içine alan bir eklem bacaklılar takımı
- GÖRÜNTÜSEL
-
-
[sıfat]
Görüntüye dayanan
- "Her yanının hem görüntüsel hem manevi bir bütünlüğü vardır." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Görüntüye dayanan
- KÖRÜKLEMEK
-
-
[-i]
Körükle hava vermek
- "Ateşi körükleyin."
-
[nsz]
Kızıştırmak, kışkırtmak, şiddetlendirmek
- "Bana çatmaya yer arıyor, siz de gidip körüklüyorsunuz." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-i]
Körükle hava vermek
- GÖRÜMCELİK
-
-
[isim]
Görümce olma durumu
-
[isim]
Görümce olma durumu
- HOŞGÖRÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Hoşgörüsü olmayan, hoşgörü ile davranmayan, müsamahasız, toleranssız
- "Bakın, hikâye zordur, acımasız ve hoşgörüsüzdür. Oturursunuz ve başından kalkamazsınız." (Tarık Dursun K)
-
[sıfat]
Hoşgörüsü olmayan, hoşgörü ile davranmayan, müsamahasız, toleranssız
- GÖRÜVERMEK
- ...
- ÖNGÖRÜLMEK
-
-
[nsz]
İlerisi için kararlaştırılmak, göz önünde tutulmak
- "Bir konser salonunda konser vermesi öngörülmüştü." (Adalet Ağaoğlu)
-
[nsz]
İlerisi için kararlaştırılmak, göz önünde tutulmak
- GÖRÜŞLÜLÜK
-
-
[isim]
Görüşü olma durumu
-
[isim]
Görüşü olma durumu
- KIZILYÖRÜK
-
-
[isim]
Yılancık
-
[isim]
Yılancık
- GÖRÜNÜRLÜK
-
-
[isim]
Görülebilen bir şeyin niteliği
- "Sen bir yanında Fevzi Paşa, bir yanında İsmet Paşa ... üç genç subay görünürlüğünde oturdunuz." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
[isim]
Görülebilen bir şeyin niteliği
- GÖRÜLMEMİŞ
-
-
[sıfat]
O güne kadar karşılaşılmamış, şaşılacak nitelikte olan
- "Görülmemiş bir olay."
-
[sıfat]
O güne kadar karşılaşılmamış, şaşılacak nitelikte olan
- KÖRÜKÇÜLÜK
-
-
[isim]
Körükçünün yaptığı iş
-
[isim]
Körükçünün yaptığı iş
- KÖRÜKLENME
-
-
[isim]
Körüklenmek işi
-
[isim]
Körüklenmek işi
- GÖRÜMSETME
-
-
[isim]
Sinema filmlerinden kesilmiş bölüm
-
Klip
-
[isim]
Sinema filmlerinden kesilmiş bölüm
- GÖRÜŞTÜRME
-
-
[isim]
Görüştürmek işi
-
[isim]
Görüştürmek işi
- GÖRÜNTÜLÜK
-
-
[isim]
Ekran
-
[isim]
Ekran
- SAĞGÖRÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Sağgörüsü olmayan, basiretsiz
-
[sıfat]
Sağgörüsü olmayan, basiretsiz
- GÖRÜŞÜLMEK
-
-
[nsz]
Görüşme işi yapılmak, müzakere edilmek
-
[-le]
Herhangi biriyle görüşmek
-
[nsz]
Görüşme işi yapılmak, müzakere edilmek
- GÖRÜNTÜSÜZ
- ...