İçinde ör olan 6 harfli 80 kelime var. İçerisinde ÖR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ör olan kelimeler listesine ya da Sonu ör ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖRMEK

  1. [-i] Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek
    • "Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm." (Aka Gündüz)
    • "Birini çağırıp o güvercinleri vereyim de sen de gör." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Peki ama sen Paşa babanı çok severdin ... göreceğin gelmedi mi?" (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Haydi göreyim seni, bu işi yapıver."
  2. Anlamak, kavramak, sezmek
    • "Türk iradesinin ne demek olduğunu da sen göreceksin." (Ruşen Eşref Ünaydın)
    • "Bir saniye içinde hasret ve firkati hiç görmemişe dönersiniz." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Yanına gidip konuşmak
    • "Bugün müdürü göreceğim."
  4. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek
  5. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak
    • "Hangi memlekete gitsek resmî makamlar kadar halkın da rağbetini görürdük." (Falih Rıfkı Atay)
  6. Yapmak, etmek
    • "İş görmek. Masraf görmek."
  7. [-den] Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak
  8. [-den] Almak
    • "Birinden ders görmek."
  9. [nsz] Bir şeye erişmek
    • "Cebi para görmek. Yardım görmek."
  10. Çok değer vermek
    • "Gözü yalnız parayı görüyor."
  11. [nsz] Bir işleme uğramak
    • "Teftiş görmek. Tedavi görmek."
  12. [nsz] Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak
    • "Ev güneş görüyor."
  13. Ziyaret etmek
  14. Karşılaşmak, rastlaşmak
  15. [-le] Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak
    • "Körler parmaklarıyla görürler."
  16. [nsz] Sahne olmak, geçirmek
    • "Bu ova çok savaş gördü."
  17. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek
  18. Gezmek
    • "Ankara'yı gördün mü?"
  19. Vermek
    • "Madem ikramiye kazandın, bizi de gör."
  20. Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak

DÖRTLÜ

  1. [sıfat] Dört parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden dört tane bulunan
    • "Dörtlü sefer tası. Dörtlü abajur."
  2. [isim] İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde dört işareti bulunan kâğıt veya pul
  3. [isim] Dört kişiden oluşan müzik topluluğu, kuartet
  4. [isim] Taşıtlarda uyarı için dört sinyal lambasının aynı anda yanıp sönmesini sağlayan düzen, flaşör

GÖRDES
...
KLASÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yazılı kâğıtları düzenli ve sıralı bir biçimde korumak için kullanılan mukavva veya plastikten telli kap, cilbent, sıralaç

GÖRELE
...
ÖRÜLÜŞ

  1. [isim] Örülme işi veya biçimi
    • "Bu ağır ve etkili örülüşün ilmikleri arasında sıkışıp inceliyor, ufak ufak koparak toz olup dağılıyordu." (Atilla İlhan)

LEKTÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Okutman
  2. Yayınevlerinde yayımlanması düşünülen eserleri inceleyerek değerlendiren kimse
    • "Yayınevi on on beş lektörle çalışıp çok daha fazla iş çıkarabiliyor." (Haldun Taner)

PORTÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Taşıyıcı

KONTÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Belirli bir sürenin bir birim olarak kabul edildiği ve telefonda toplam konuşma süresinin kaç birim olduğunu sayısal olarak gösteren araç
  2. Telefon, gaz, su vb.nde tüketim birimi

MARKÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Önemli ibareleri veya dikkati çekmek istenilen yerleri işaretlemeye yarayan kalem

SENSÖR
...
GÖRELİ

  1. [sıfat] Göreceli

GRESÖR
...
BONKÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] İyi yürekli
  2. Cömert
    • "Bonkör bir insan."

KÖREBE

  1. [isim] Gözleri bağlı olan ebenin, oyuna katılan öteki çocukları yakalamaya çalıştığı çocuk oyunu

GÖRMEZ

  1. [sıfat] Görme engelli

BÖRTME

  1. [isim] Börtmek işi

VEKTÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Doğrultusu, yönü, uzunluğu belirli olan ve bir ok işaretiyle gösterilen doğru çizgi
  2. Büyüklüğü ile yönü olan nicelik

TİŞÖRT

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Genellikle kısa kollu, pamuklu spor giysi

NANKÖR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] İyilikbilmez
    • "Ben galiba biraz nankör tabiatlıyım." (Sait Faik Abasıyanık)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü