İçinde ön olan 8 harfli 65 kelime var. İçerisinde ÖN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ön olan kelimeler listesine ya da Sonu ön ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MUMSÖNDÜ
-
-
[isim]
Cem ayinlerinde, aydınlatmak için kullanılan mumun tören bitiminde söndürülmesinin yanlış yorumlanmasıyla ortaya çıkmış bir inanış
-
[isim]
Cem ayinlerinde, aydınlatmak için kullanılan mumun tören bitiminde söndürülmesinin yanlış yorumlanmasıyla ortaya çıkmış bir inanış
- GÖNDERİM
-
-
[isim]
Birtakım bilgileri içeren, kişiden kişiye veya kurumlar arası bilginin geçişini sağlayan belge
-
[isim]
Birtakım bilgileri içeren, kişiden kişiye veya kurumlar arası bilginin geçişini sağlayan belge
- GÖNDERİŞ
-
-
[isim]
Gönderme işi veya biçimi
-
[isim]
Gönderme işi veya biçimi
- GÖNÜLDAŞ
-
-
[isim]
Duyguları aynı olanlardan her biri, candan dost
-
[isim]
Duyguları aynı olanlardan her biri, candan dost
- ÖNDERLİK
-
-
[isim]
Önder olma durumu veya öndere yakışır davranış, öncülük, liderlik
- "Bu önderliği onların yapması daha doğru olmaz mı?" (Haldun Taner)
-
[isim]
Önder olma durumu veya öndere yakışır davranış, öncülük, liderlik
- YÖNETSEL
-
-
[sıfat]
Yönetimsel
-
[sıfat]
Yönetimsel
- ÖNLÜKLÜK
-
-
[sıfat]
Önlük yapmaya elverişi (kumaş)
-
[sıfat]
Önlük yapmaya elverişi (kumaş)
- GÖNÜLSÜZ
-
-
[sıfat]
Gönlü olmadan, isteksiz yapılan
-
[zarf]
Gönlü olmadan, istemeyerek
-
[sıfat]
Gönlü olmadan, isteksiz yapılan
- YÖNELTİŞ
- ...
- YÖNELMEK
-
-
[-e]
Belli bir yön tutmak, yüzünü belli bir yöne doğru çevirmek, teveccüh etmek
-
Amaç olarak benimsemek
- "Şiire veda etti ve sanatın başka bir bölümüne yöneldi, hikâye ve romana." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Hedef almak
- "Suçlamalar bana yöneldi."
-
[-e]
Belli bir yön tutmak, yüzünü belli bir yöne doğru çevirmek, teveccüh etmek
- ÖNLENMEK
-
-
[nsz]
Önleme işi yapılmak
- "Yangın önlendi. Salgın önlendi."
-
[nsz]
Önleme işi yapılmak
- SÖNDÜRME
-
-
[isim]
Söndürmek işi
-
[isim]
Söndürmek işi
- YÖNETİCİ
-
-
[isim]
Yönetme gücünü elinde bulunduran kişi, yöneten kişi, idareci, menajer
- "Yönetici ya bir kral, padişah, sultan veya seçimle gelen parlamentodur." (Celâl Bayar)
-
Bir spor dalında takımların hazırlanması, oyuncunun bakımı, çalışma yerinin sağlanması, yapılacak karşılaşmaların planlanması vb. işlerle ilgilenen kimse
-
[isim]
Yönetme gücünü elinde bulunduran kişi, yöneten kişi, idareci, menajer
- DÖNÜLMEK
-
-
[nsz]
Dönme işi yapılmak
- "Dönülmez akşamın ufkundayız." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[nsz]
Dönme işi yapılmak
- GRÖNLAND
- ...
- SÖNÜKLÜK
-
-
[isim]
Sönük olma durumu
- "Bir yaz gününün pırıl pırıl güneşli havası içinde bu sönüklük nereden geliyordu?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Sönük olma durumu
- DÖNELMEK
-
-
[nsz]
En yüksek noktaya çıktıktan sonra alçalmaya başlamak
-
[nsz]
En yüksek noktaya çıktıktan sonra alçalmaya başlamak
- SARAYÖNÜ
- ...
- YÖNETMEN
-
-
[isim]
Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse, müdür, direktör
-
Tiyatro ve sinema oyunlarında oyuncuların rollerini dağıtıp oyunu düzenleyen, metin, yorum, dekor, müzik vb. ögeler arasında birlik sağlamaya çalışan kimse, rejisör
-
[isim]
Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse, müdür, direktör
- ÖNSEZİLİ
-
-
[sıfat]
Önsezisi olan
-
[sıfat]
Önsezisi olan