İçinde ök olan 8 harfli 44 kelime var. İçerisinde ÖK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ök olan kelimeler listesine ya da Sonu ök ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÖKTENCİ

  1. Köktencilikten yana olan, köktencilik yanlısı olan, radikal

ÇÖKERMEK

  1. [-i] Çökmesini sağlamak

KÖKLEŞME

  1. [isim] Kökleşmek işi

KÜLDÖKEN

  1. [isim] Kadın, eş

ÖKSÜZLÜK

  1. [isim] Öksüz olma durumu
  2. Kimsesizlik
    • "Deminki öksüzlük hâlim birden, acayip bir merakla dayanılmaz bir tecessüs hissine dönmüştü." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ADAMKÖKÜ

  1. [isim] Adamotu

KÖKLENME

  1. [isim] Köklenmek işi

KÖKÇÜLÜK
...
DÖKÜNMEK

  1. [nsz] Kendi üstüne dökmek
    • "Su dökünmek."
  2. Rahat bir kıyafet giymek

ÖKÜZDİLİ

  1. [isim] Sığırdili

KÖKENSEL

  1. [sıfat] Kökenle ilgili olan

KÖKLÜLÜK
...
ÇÖKELMEK

  1. [nsz] Bir sıvının içinde erimiş olan katı bir madde bir ayıracın yardımıyla sıvı dibine çökmek, teressüp etmek

KÖKLENİŞ

  1. [isim] Köklenme işi veya biçimi

GÖKDOĞAN

  1. [isim] Kuzey yarım kürede yaşayan bir tür göçmen kuş (Accipitridae)

NALDÖKEN

  1. [isim] Taşlı, çakıllı yol

ÇÖKTÜRME

  1. [isim] Çöktürmek işi

DÖKÜKLÜK

  1. [isim] Dökülmüş olma durumu

DÖKÜLMEK

  1. [nsz] Dökme işi yapılmak veya dökme işine konu olmak
    • "Tepesinden saçları bir hayli dökülmüştü." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kumaş dökümlü olmak
  3. Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak
  4. [-e] Düşmek
    • "Bizim motor ikiye bölünüp suya döküldüğümüzde, dört kişiydik." (Zeyyat Selimoğlu)
  5. Çıkmak, ortaya konulmak
    • "Âdeta düşünmeksizin kaleminden masal sahnelerine benzeyen dağ, dere, uçurum resimleri dökülüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  6. Kaplamak, yayılmak
    • "Duvarlar, bütün ışıkları yutuyor, halkın üstüne bir toprak rengi dökülüyor." (Memduh Şevket Esendal)
  7. [-e] Salınmak, serbest bırakılmak
    • "Saçlarını arkaya atıp ensesine dökülen buklelerini kabarttı." (Haldun Taner)
  8. [-e] Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek
    • "Bahar o sene erken gelmiş, herkes tarlalara dökülmüştü." (Sait Faik Abasıyanık)
  9. Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek
    • "Yaşayan, var olan her şey eskiyip dökülecek." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  10. Çok yorgun, hasta olmak
    • "Erkek arıların takatleri kesilmeye başlar, bir bir dökülür, ölür giderler." (Tarık Buğra)
  11. Akarsular, göl veya denize akmak

DÖKÜLGEN

  1. [isim] Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde daha çok şıralık olarak üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü