İçinde ök olan 7 harfli 39 kelime var. İçerisinde ÖK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ök olan kelimeler listesine ya da sonu ök ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SÖKÜNTÜ
-
-
[isim]
Sökülen şeyin parçası
-
Ağaçlık yerden açılan tarla
-
[isim]
Sökülen şeyin parçası
- ÇÖKELGE
-
-
[isim, ağızlardan]
Batak ve çamurlu yer
-
[isim, ağızlardan]
Batak ve çamurlu yer
- ÖKÇESİZ
-
-
[sıfat]
Ökçesi olmayan (ayakkabı)
- "Ayaklarında kauçuk altlı, ökçesiz ayakkabılar var."
-
[sıfat]
Ökçesi olmayan (ayakkabı)
- BÖKELİK
-
-
[isim]
Bakınız şampiyonluk
-
[isim]
Bakınız şampiyonluk
- ÖKÜZLÜK
-
-
[isim]
Budalalık, sersemlik
-
Budalaca, sersemce iş
-
[isim]
Budalalık, sersemlik
- GÖKYÜZÜ
-
-
[isim]
Atmosferin gözle görünen bölümü; hava
- "Gökyüzünün başka rengi de varmış / Geç fark ettim taşın sert olduğunu"
-
[isim]
Atmosferin gözle görünen bölümü; hava
- ÇÖKELEK
-
-
[isim]
Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla elde edilen bir peynir türü; kesik, ekşimik, torak
- "Her günkü gibi benim yemeğim çökelek ve ekmekti."
-
Bakınız çökelti
-
[isim]
Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla elde edilen bir peynir türü; kesik, ekşimik, torak
- DÖKÜNÜŞ
-
-
[isim]
Dökünmek işi
-
[isim]
Dökünmek işi
- ÇÖKÜNTÜ
-
-
[isim]
Bakınız çökme
-
Çöken şeylerin kalıntısı; enkaz
- "Depremde çöküntü altında saatlerce, hatta günlerce ölüm korkusu çekmişler gibi bitik, şaşkın, zavallı görünüyorlardı."
-
Suyun dibine çöken şeyler
-
Jeolojik bir olay sonunda bir kısım yerin alttan yıkılarak alçalması; çökme
-
[ekonomi]
Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum; bunalım, kriz, depresyon
- "Dünya krizi, özellikle de afyon piyasasındaki çöküntü ondan da çok şey götürmüştü."
-
[isim]
Bakınız çökme
- KAREKÖK
-
-
[isim, matematik]
Karesi verilen bir sayıya eşit olup negatif olmayan sayı
-
[isim, matematik]
Karesi verilen bir sayıya eşit olup negatif olmayan sayı
- ÇÖKERTİ
-
-
[isim, coğrafya]
Su içinde yüzer veya erimiş durumda bulunan maddelerin dibe çökerek tortullaşması
-
[isim, coğrafya]
Su içinde yüzer veya erimiş durumda bulunan maddelerin dibe çökerek tortullaşması
- DÖKÜMLÜ
-
-
[sıfat]
Niteliğinden ötürü kolayca istenilen biçim verilebilen (kumaş); dökük
-
[sıfat]
Niteliğinden ötürü kolayca istenilen biçim verilebilen (kumaş); dökük
- ÖKSEMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Özlemek, göreceği gelmek, istemek
-
[-i, ağızlardan]
Özlemek, göreceği gelmek, istemek
- DÖKÜNME
-
-
[isim]
Dökünmek işi
-
[isim]
Dökünmek işi
- DÖKÜLÜŞ
-
-
[isim]
Dökülmek işi
-
[isim]
Dökülmek işi
- SÖKÜLÜŞ
-
-
[isim]
Sökülmek işi
-
[isim]
Sökülmek işi
- ÇÖKELME
-
-
[isim, kimya]
Bir sıvının içinde erimiş durumda olan katı maddenin bir ayıracın yardımıyla sıvının dibine çökmesi, tortu oluşması; teressüp, sedimantasyon
- "Aynı proteinler arasında çökelme meydan gelmez."
-
[isim, kimya]
Bir sıvının içinde erimiş durumda olan katı maddenin bir ayıracın yardımıyla sıvının dibine çökmesi, tortu oluşması; teressüp, sedimantasyon
- SÖKÜLME
-
-
[isim]
Sökülmek işi
-
[isim]
Sökülmek işi
- LÖKOSİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca leucocyte
-
[isim, anatomi]
Bakınız akyuvar
-
[isim, anatomi]
Bakınız akyuvar
- ÖKSÜRME
-
-
[isim]
Öksürmek işi
- "Güldükten sonra hemen öksürmesinin de ilk önce sandığım gibi hastalık değil, bir nevi tik olduğu anlaşılıyordu."
-
[isim]
Öksürmek işi