İçinde ök olan 7 harfli 39 kelime var. İçerisinde ÖK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ök olan kelimeler listesine ya da sonu ök ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÖKÜNTÜ

  1. [isim] Sökülen şeyin parçası
  2. Ağaçlık yerden açılan tarla
ÇÖKELGE

  1. [isim, ağızlardan] Batak ve çamurlu yer
ÖKÇESİZ

  1. [sıfat] Ökçesi olmayan (ayakkabı)
    • "Ayaklarında kauçuk altlı, ökçesiz ayakkabılar var." (Necati Cumalı)
BÖKELİK

  1. [isim] Bakınız şampiyonluk
ÖKÜZLÜK

  1. [isim] Budalalık, sersemlik
  2. Budalaca, sersemce iş
GÖKYÜZÜ

  1. [isim] Atmosferin gözle görünen bölümü; hava
    • "Gökyüzünün başka rengi de varmış / Geç fark ettim taşın sert olduğunu" (Cahit Sıtkı Tarancı)
ÇÖKELEK

  1. [isim] Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla elde edilen bir peynir türü; kesik, ekşimik, torak
    • "Her günkü gibi benim yemeğim çökelek ve ekmekti." (Mehmet İdo İsmetoğlu)
  2. Bakınız çökelti
DÖKÜNÜŞ

  1. [isim] Dökünmek işi
ÇÖKÜNTÜ

  1. [isim] Bakınız çökme
  2. Çöken şeylerin kalıntısı; enkaz
    • "Depremde çöküntü altında saatlerce, hatta günlerce ölüm korkusu çekmişler gibi bitik, şaşkın, zavallı görünüyorlardı." (Kemal Tahir)
  3. Suyun dibine çöken şeyler
  4. Jeolojik bir olay sonunda bir kısım yerin alttan yıkılarak alçalması; çökme
  5. [ekonomi] Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum; bunalım, kriz, depresyon
    • "Dünya krizi, özellikle de afyon piyasasındaki çöküntü ondan da çok şey götürmüştü." (Tarık Buğra)
KAREKÖK

  1. [isim, matematik] Karesi verilen bir sayıya eşit olup negatif olmayan sayı
ÇÖKERTİ

  1. [isim, coğrafya] Su içinde yüzer veya erimiş durumda bulunan maddelerin dibe çökerek tortullaşması
DÖKÜMLÜ

  1. [sıfat] Niteliğinden ötürü kolayca istenilen biçim verilebilen (kumaş); dökük
ÖKSEMEK

  1. [-i, ağızlardan] Özlemek, göreceği gelmek, istemek
DÖKÜNME

  1. [isim] Dökünmek işi
DÖKÜLÜŞ

  1. [isim] Dökülmek işi
SÖKÜLÜŞ

  1. [isim] Sökülmek işi
ÇÖKELME

  1. [isim, kimya] Bir sıvının içinde erimiş durumda olan katı maddenin bir ayıracın yardımıyla sıvının dibine çökmesi, tortu oluşması; teressüp, sedimantasyon
    • "Aynı proteinler arasında çökelme meydan gelmez." (Cumali Çiçek)
SÖKÜLME

  1. [isim] Sökülmek işi
LÖKOSİT

Kelime Kökeni: Fransızca leucocyte

  1. [isim, anatomi] Bakınız akyuvar
ÖKSÜRME

  1. [isim] Öksürmek işi
    • "Güldükten sonra hemen öksürmesinin de ilk önce sandığım gibi hastalık değil, bir nevi tik olduğu anlaşılıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü