İçinde ö olan 7 harfli 459 kelime var. İçerisinde Ö harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ö harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ö harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KÖRELİŞ
-
-
[isim]
Körelme işi veya biçimi
-
[isim]
Körelme işi veya biçimi
- ÖĞÜRMEK
-
-
[nsz]
Kusarken veya kusacak gibi olurken "öğürtü" sesi çıkarmak
- "Elini göğsüne bastırarak üst üste öğürdü." (Peyami Safa)
-
Böğürmek
-
[nsz]
Kusarken veya kusacak gibi olurken "öğürtü" sesi çıkarmak
- ÇÖREOTU
- ...
- KÖPEKLİ
-
-
[sıfat]
Köpeği olan
-
[sıfat]
Köpeği olan
- KÖMÜRCÜ
-
-
[isim]
Kömür alıp satan veya odun kömürü yapan kimse
- "Yoksul kömürcü olduğundan Amanos ormanlarının kurdu idi." (Refik Halit Karay)
-
Vapurda, fabrikada, kalorifer dairesinde ocağa kömür atan işçi
-
[isim]
Kömür alıp satan veya odun kömürü yapan kimse
- KÖPÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Köpüğü olan, köpüklenen
- "Yağsız köpüklü ayranlar içmiş, bulgur pilavı yemişler." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Köpüğü olan, köpüklenen
- SÖKÜLÜŞ
-
-
[isim]
Sökülme işi veya biçimi
-
[isim]
Sökülme işi veya biçimi
- KÖPÜRÜŞ
-
-
[isim]
Köpürme işi veya biçimi
-
[isim]
Köpürme işi veya biçimi
- AÇGÖZLÜ
-
-
[sıfat]
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, cam göz, tokgözlü karşıtı
- "Bir sürü dedikodudan çekindim, eksik olmasın muhtar pek açgözlü değilmiş." (Aka Gündüz)
-
[sıfat]
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, cam göz, tokgözlü karşıtı
- RÖLANTİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Motorlu taşıtlarda motorun en az yakıtla çalışma ayarı
-
[isim]
Motorlu taşıtlarda motorun en az yakıtla çalışma ayarı
- ÇÖPLEME
-
-
[isim]
Düğün çiçeğigillerden, kökleri iç sürdürücü olarak kullanılan, kara çöpleme, yeşil çöpleme ve sarı çöpleme gibi türleri olan bir bitki, marulcuk (Helleborus)
-
[isim]
Düğün çiçeğigillerden, kökleri iç sürdürücü olarak kullanılan, kara çöpleme, yeşil çöpleme ve sarı çöpleme gibi türleri olan bir bitki, marulcuk (Helleborus)
- GÖZLEME
-
-
[isim]
Gözlemek işi, tarassut
-
Özel araçlarla inceleme
-
[isim]
Gözlemek işi, tarassut
- ÖĞRENİM
-
-
[isim]
Herhangi bir meslek, sanat veya iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışma, tahsil
- "Öğrenimini bitirmeye bir yıl kala Türkiye'deki büyük fabrika sahiplerinden çağrılar alıyormuş." (Melih Cevdet Anday)
-
[isim]
Herhangi bir meslek, sanat veya iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışma, tahsil
- ÖMÜRSÜN
-
-
beklenilmeyen iyi davranışlar karşısında söylenen bir söz
- "Yok yere geçirdim günü, ah nideyim ömrüm seni." (Yunus Emre)
- "... ihtiyar adam hazin bir ömür geçiriyordu." (Falih Rıfkı Atay)
- "Orada ümitler ve hayal sukutlarıyla geçen, bir ömre bedel hareketli hayatı!" (Refik Halit Karay)
- "Ekonomik özgürlüğümden bir nebze olsun ödün vermeyeceğim ömrüm oldukça." (Azra Erhat)
-
beklenilmeyen iyi davranışlar karşısında söylenen bir söz
- DÖKÜMCÜ
-
-
[isim]
Döküm işleri yapan kimse, dökmeci
-
[isim]
Döküm işleri yapan kimse, dökmeci
- KÖŞESİZ
-
-
[sıfat]
Köşesi olmayan
-
[sıfat]
Köşesi olmayan
- ÖĞRENCİ
-
-
[isim]
Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, talebe, şakirt
-
Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse
- "Kant'ın öğrencisi."
-
Özel ders alan kimse
-
[isim]
Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, talebe, şakirt
- PARDÖSÜ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Serin havalarda öbür giysilerin üzerine giyilen, paltodan ince üstlük
- "Sırtında kumaştan kül rengi bir pardösü, ayaklarında da alçak topuklu kahverengi ayakkabılarla çıktı." (Çetin Altan)
-
[isim]
Serin havalarda öbür giysilerin üzerine giyilen, paltodan ince üstlük
- ÇÖZÜŞME
-
-
[isim]
Çözüşmek işi
-
[isim]
Çözüşmek işi
- GÖLERME
-
-
[isim]
Gölermek işi veya durumu
-
[isim]
Gölermek işi veya durumu