İçinde çıp olan 18 kelime var. İçerisinde ÇIP bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çıp olan kelimeler listesine ya da sonu çıp ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÇIPLAKLAŞTIRMAK
ÇIPLAKLAŞTIRMA, ÇIRILÇIPLAKLIK
ÇIPLAKLAŞMAK, ÇIRÇIPLAKLIK
ÇIPLAKLAŞMA, ÇIRILÇIPLAK
ÇIPALAMAK, ÇIPLAKLIK, ÇIPLANMAK, ÇIRÇIPLAK
ÇIPALAMA, ÇIPLANMA
ALÇIPAN
ÇIPLAK
ÇIPIR
ÇIPA
ÇIP
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇIPLAKLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Çıplak duruma getirmek
- "Eteğinin arkasındaki derin yırtmaç dışında, dekoltelikle uzaktan yakından ilgisi olmayan giysisi onu alabildiğince çıplaklaştırmış, başımı döndürmüştü."
-
[-i]
Çıplak duruma getirmek
- ÇIRILÇIPLAKLIK
-
-
[isim]
Çırılçıplak olma durumu; çırçıplaklık
- "Aradan seneler geçti, ... fakat o günün çırılçıplaklığı herhâlde Neveser’in fani ömrüyle sınırlı bir kalıcılık kazandı."
-
[isim]
Çırılçıplak olma durumu; çırçıplaklık
- ÇIPLAKLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Çıplaklaştırmak işi
-
[isim]
Çıplaklaştırmak işi
- ÇIRÇIPLAKLIK
-
-
[isim]
Bakınız çırılçıplaklık
-
[isim]
Bakınız çırılçıplaklık
- ÇIPLAKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Çıplak duruma gelmek
- "Bir sabah erken, tatlı bir yaz geçirdiğimiz yalıya, yaprakları dökülmüş korularla çıplaklaşmış bahçeye veda eder, biz de giderdik..."
-
[nesnesiz]
Çıplak duruma gelmek
- ÇIPLAKLAŞMA
-
-
[isim]
Çıplaklaşmak işi
-
[isim]
Çıplaklaşmak işi
- ÇIRILÇIPLAK
-
-
[sıfat]
Tamamen çıplak; çırçıplak, dımdızlak, anadan doğma, anadan üryan
-
[mecaz]
Bitki örtüsü bulunmayan
- "Çırılçıplak bir ovanın ortasındayız."
-
[zarf]
Tamamen çıplak olarak
- "Hasta olmazsa iyiydi doğrusu, bütün gece o soğuk odada çırılçıplak yattı."
-
[zarf, mecaz]
Çok açık bir biçimde
- "Hepsinin yüzünde de aynı endişe çırılçıplak görünüyor."
-
[sıfat]
Tamamen çıplak; çırçıplak, dımdızlak, anadan doğma, anadan üryan
- ÇIRÇIPLAK
-
-
[sıfat]
Bakınız çırılçıplak
- "Hasta binlerle bakan yok, diriler çırçıplak / Ölüler kaskatı olmuş, hani kim kaldıracak?"
-
[sıfat]
Bakınız çırılçıplak
- ÇIPALAMAK
-
-
[-i, denizcilik]
Gemi, kayık vb.nin dalgalara, akıntılara kapılarak yer değiştirmesini çıpa aracılığıyla önlemek
-
Gemi, kayık vb.ni çıpa aracılığıyla çıpaya bağlı halatın uzunluğu ölçüsünde, dar bir bölgede tutmak
-
[ekonomi]
Herhangi bir yatırım aracını esas almak
- "Servetini veya gelirini dolara çıpalamış tüm insanlar için hem fiyatlar genel seviyesi artmakta hem de hayat pahalılanmaktadır."
-
[-i, denizcilik]
Gemi, kayık vb.nin dalgalara, akıntılara kapılarak yer değiştirmesini çıpa aracılığıyla önlemek
- ÇIPLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Çıplak duruma gelmek
- "Kuşlar her gün biraz daha çıplanan dallarda, tüylerini kabartarak üşümemeye çalışıyorlardı."
-
[nesnesiz]
Çıplak duruma gelmek
- ÇIPLAKLIK
-
-
[isim]
Çıplak olma durumu; cıbıldaklık
- "Bugün bir ikinci moda da çıplaklıktır fakat bu bir sözde çıplaklıktır."
-
[isim]
Çıplak olma durumu; cıbıldaklık
- ÇIPLANMA
-
-
[isim]
Çıplanmak durumu
-
[isim]
Çıplanmak durumu
- ÇIPALAMA
-
-
[isim]
Çıpalamak işi
-
[isim]
Çıpalamak işi
- ALÇIPAN
-
Kelime Kökeni: (Alçıpan tescilli marka adından)
-
[isim, mimarlık]
Bakınız alçı levha
-
[isim, mimarlık]
Bakınız alçı levha
- ÇIPLAK
-
-
[sıfat]
Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan; ari, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak, cılcıbık, şallak, yalıncak
- "Kız, çıplak tabanlarını bozuk yolda şaplata şaplata köyün içerisine doğru uzaklaştı."
-
Saçsız (baş)
-
Üzerinde yaprak olmayan
- "Irmağın başında kocaman, çıplak bir tek kavak vardı."
-
İçinde gerekli eşya bulunmayan
- "Ankara tepelerinin birinde, boz renkli bir binanın çıplak ve dar bir odasında onunla karşı karşıyayız."
-
[mecaz]
Yoksul olan (kimse)
- "Askerliğini yapmamış, beş parasız, çıplak bir Cemal'in nesi vardı evlenilecek?"
-
[mecaz]
Yalın, süssüz olan; daylak
- "Çıplak bir anlatım."
-
[isim]
Soyunmuş durumda olan vücudun resmi; nü
-
Apaçık ortada olan
- "Hepimiz, Erzilya gibi, güzelleşmek için yalan elbiseleri arıyoruz ve çıplak hakikati örtmeye, gizlemeye çalışıyoruz."
-
[sıfat]
Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan; ari, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak, cılcıbık, şallak, yalıncak
- ÇIPIR
-
-
[isim]
Yonga
-
[isim]
Yonga
- ÇIPA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca ceppo
-
[isim, denizcilik]
Gemilerin dalgalara, akıntılara kapılarak yer değiştirmemesi için suya atılan, zincirle gemiye bağlı bulunan, ucu çengelli ağır demir araç; çapa, çipo, demir
- "Başa geç Davut Baba, çıpayı at. Demir dibe vurunca haber ver."
-
[ekonomi]
Döviz kurlarını belirlemek için esas alınan ölçü
-
[isim, denizcilik]
Gemilerin dalgalara, akıntılara kapılarak yer değiştirmemesi için suya atılan, zincirle gemiye bağlı bulunan, ucu çengelli ağır demir araç; çapa, çipo, demir
- ÇIP
-
-
[isim]
Ellerin birbirine vurulmasıyla çıkan ses
-
[isim]
Ellerin birbirine vurulmasıyla çıkan ses