İçinde çıl olan 7 harfli 10 kelime var. İçerisinde ÇIL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çıl olan kelimeler listesine ya da sonu çıl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAMÇILI
-
-
[sıfat]
Kamçısı olan
-
[mecaz]
Zor kullanan
-
[sıfat]
Kamçısı olan
- YAMÇILI
-
-
[sıfat]
Yamçısı olan
- "Bakar gibi, düşünür gibi dimdik duran yamçılı bir çoban hâli alırdı."
-
[sıfat]
Yamçısı olan
- AŞÇILIK
-
-
[isim]
Aşçının yaptığı iş
-
[isim]
Aşçının yaptığı iş
- AÇILAMA
-
-
[isim, sinema, televizyon]
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması
-
[isim, sinema, televizyon]
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması
- ATÇILIK
-
-
[isim]
Atçının yaptığı iş
-
[isim]
Atçının yaptığı iş
- ILIKÇIL
-
-
[isim, bitki bilimi]
Ortalama 15 °C sıcaklıkta yaşayan bitki; mezoterm
-
[isim, bitki bilimi]
Ortalama 15 °C sıcaklıkta yaşayan bitki; mezoterm
- AÇILMAK
-
-
[nesnesiz]
Açık duruma gelmek veya getirilmek
-
Renk daha açık bir tona gelmek
- "Perdenin rengi açıldı."
-
Kendine gelmek, biraz iyileşmek
- "Ateşi düşünce hasta açıldı."
-
[mecaz]
Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak
-
Kuruluş ilk kez veya yeniden işe başlamak
- "Kasabada bir çırçır fabrikası açılmış."
-
İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak
-
Geniş bir duruma gelmek
- "Ayakkabısı açıldı."
-
Yırtık duruma gelmek
- "Pantolonun dizleri açıldı."
-
Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek
- "Belki hava açılıyor."
-
[mecaz]
Gereken güce ulaşmak
- "Araç uzun yolda açıldı, hızı arttı."
-
[-den]
Kıyıdan uzaklaşmak
- "Ben yüzerken biraz fazla açıldım, kendimi Vardar'ın kuvvetli bir akıntısına kaptırdım."
-
Kapı, yol vb. geçit vermek
- "Yol açılmış, biriken vasıtalar sel hâlinde akmaya başlamıştı."
-
Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak
-
[-e, mecaz]
Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine anlatmak
- "Hiç kimseye açılmayarak yaşadığım bu altı ay beni bitirdi."
-
[-e, mecaz]
Karşı cinse sevdiğini ilk kez dile getirmek
-
[nesnesiz]
Açık duruma gelmek veya getirilmek
- KAÇILMA
-
-
[isim]
Kaçılmak işi
-
[isim]
Kaçılmak işi
- SAÇILMA
-
-
[isim]
Saçılmak işi
-
[isim]
Saçılmak işi
- SAÇILIŞ
-
-
[isim]
Saçılmak işi
- "Durup küçük küçük cam kırıkları hâlinde her yana saçılışıma bakıyorum."
-
[isim]
Saçılmak işi