İçinde çu olan 4 harfli 11 kelime var. İçerisinde ÇU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çu olan kelimeler listesine ya da sonu çu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Çu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
U Ç
2 Harfli Kelimeler
UÇ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OTÇU
-
-
[isim, ağızlardan]
Köylerde hekimlik yapan kimse
- "Sonbahar sonları olduğu için orada ancak iki ihtiyar otçu ile bir bahçıvan iskambil oynuyorlardı."
-
[isim, ağızlardan]
Köylerde hekimlik yapan kimse
- ÇUHA
-
Kelime Kökeni: Farsça çūḫa
-
[isim]
Tüysüz, ince, sık dokunmuş yün kumaş
- "Sandukanın yeşil çuhasına başını dayadığında, sanki bir el saçlarını okşayıp teskin edecekti onu."
-
[isim]
Tüysüz, ince, sık dokunmuş yün kumaş
- OKÇU
-
-
[isim]
Ok yapan veya satan kimse
-
Okçuluk sporunu yapan kimse; kemankeş
-
[isim]
Ok yapan veya satan kimse
- ÇUKA
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Akdeniz, Marmara ve Karadeniz'de yaşayan tekirlerin irisi
-
[isim, hayvan bilimi]
Akdeniz, Marmara ve Karadeniz'de yaşayan tekirlerin irisi
- UÇUK
-
-
[sıfat]
Bakınız soluk (II)
- "Musikimiz, bizim durgun ruhumuzun, sakin düşüncelerimizin, uçuk benzimizin tercümanıdır."
-
Hafif, belirsiz olan
- "Ruhsar Hanım uçuk bir gülümsemeyle kapıya süzüldü gitti, birkaç saat içinde birkaç yıl daha yaşlanıvermiş kadıncağız."
-
[mecaz]
Abartılı, çok yüksek, çok fazla
- "O zamana göre çok uçuktu bu espri."
-
[mecaz]
Bakınız deli dolu
- "Beni deli sanmadı herhâlde ama uçuk biri olarak düşündü, baktım laubali olacak, surat astım."
-
[sıfat]
Bakınız soluk (II)
- UÇUN
-
-
[isim]
Bayrağın uçkurluk karşısındaki kenarı
-
[isim]
Bayrağın uçkurluk karşısındaki kenarı
- UÇUŞ
-
-
[isim]
Uçmak işi; pervaz (II)
- "Koca mermi bölüğün siperine doğru istikamet aldı, havadan onun uçuşunu takip eden gözler iri dairelerle açılmıştı."
-
[argo]
Uyuşturucu veya alkol etkisiyle kendinden geçme
-
[isim]
Uçmak işi; pervaz (II)
- ÇUCU
-
-
[isim, ağızlardan]
Semerci
-
[isim, ağızlardan]
Semerci
- KOÇU
-
Kelime Kökeni: Macarca kocsi
-
[isim, eskimiş]
Süslü bir tür gezme arabası
-
Direkler üzerine, yüksekte kurulmuş zahire ambarı
-
[isim, eskimiş]
Süslü bir tür gezme arabası
- UTÇU
-
-
[isim, müzik]
Ut yapan veya satan kimse
-
Bakınız udi
- "Çok iyi ansıyorum: Utçu, kemancı, zurnacı, darbukacıdan kurulu bir saz heyeti..."
-
[isim, müzik]
Ut yapan veya satan kimse
- USÇU
-
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız akılcı
- "Atatürk’ün içinde yetiştiği ortam olgucu ve usçu düşüncelerle yoğrulmuştu."
-
Aklını kullanmasını bilen
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız akılcı