İçinde çeki olan 8 harfli 9 kelime var. İçerisinde ÇEKİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çeki olan kelimeler listesine ya da sonu çeki ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Çeki Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K Ç İ
4 Harfli Kelimeler
ÇEKİ, KEÇİ
3 Harfli Kelimeler
ÇEK
2 Harfli Kelimeler
ÇE, EK, İÇ, KE, Kİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇEKİNGEN
-
-
[sıfat]
Her şeyden çekinen, tutuk (kimse); çekinik, ürkek, muhteriz
- "Bunlar çoğunlukla çekingen, utangaç olurlardı."
-
[sıfat]
Her şeyden çekinen, tutuk (kimse); çekinik, ürkek, muhteriz
- ÇEKİRDEK
-
-
[isim]
Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum; çiğit
- "Kayısı çekirdeği. Zeytin çekirdeği. Karpuz çekirdeği."
-
Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu; çiğit
-
Ağaçlarda soyulmayan bölüm
-
Kuyumculukta kullanılan ve beş santigrama eşit olan ağırlık ölçüsü
-
[biyoloji]
Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik
- "İnsan kanındaki alyuvarlar, çekirdeği olmayan hücrelerdir."
-
[fizik]
Bakınız atom çekirdeği
-
[sıfat, mecaz]
Bir şeyin temelini oluşturan
- "Çekirdek kadro."
-
[isim]
Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum; çiğit
- ÇEKİNMEK
-
-
[-den]
Saygı, korku, utanma vb. duygularla bir şeyi yapmak istememek, kaçınmak
- "Karşı karşıya oturup yalnız kaldığımız zaman göz göze gelmekten çekindiğini de hissettim."
-
[nesnesiz]
Bir şey sürünmek
- "Sürmeler çekinmiş bir kadın."
-
[-den]
Saygı, korku, utanma vb. duygularla bir şeyi yapmak istememek, kaçınmak
- ÇEKİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Çekme işi yapılmak
- "Ağlar çekiliyor dalyanlarda."
-
[-e]
Kendini geriye veya bir yana çekmek
-
[-den]
Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak; istifa etmek
- "Hiçbir zaman mebusluktan çekilmek niyetinde değilim."
-
Bir şey azalmak
- "Gölün suları çekildi."
-
Yok olmak
- "İneğin sütü çekildi."
-
Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak
- "Dükkân karmakarışık, mallar bayat, kibar müşteriler birer birer çekiliyor, ayaktakımı her gün artıyor."
-
Geri gitmek; ricat etmek
-
[-den]
Katılmamak, vazgeçmek
- "Yarışmadan çekildi."
-
Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek
- "Tabii kuaför salonu da çekilmez oluyor, sen konuşup güldürmeyince milleti."
-
Bakınız tartılmak
-
Parça hâlindeki et kıyma biçimine getirilmek
-
[mecaz]
Uzaklaşmak, araya mesafe koymak
- "Yalnız ben baştan boş bulundum, buna fazla sokuldum. Şimdi çekildiğimi de belli etmek istemiyorum."
-
[nesnesiz]
Çekme işi yapılmak
- ÇEKİKLİK
-
-
[isim]
Çekik olma durumu
-
[isim]
Çekik olma durumu
- ÇEKİŞMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
İki yönünden karşılıklı çekmek
- "Halat çekişmek."
-
Bir şeyi birbirine karşı çekmek
- "Bıçak çekişmek."
-
Aralarında ad, niyet, kâğıt veya piyango çekmek
- "Kura çekiştiler."
-
[mecaz]
Ağız kavgası etmek
- "Seninle çekişmek lazım, büyük hareketlerin manasını anlamıyorsun."
-
[mecaz]
Üstün gelmek için karşılıklı çabalamak; itişmek
- "Takımımız birincilik için çekişiyor."
-
[nesnesiz, -le]
İki yönünden karşılıklı çekmek
- ÇEKİMSER
-
-
[sıfat]
Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse); müstenkif
-
[sıfat]
Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse); müstenkif
- ÇEKİMSİZ
-
-
[sıfat]
Çekimi olmayan
-
[sıfat]
Çekimi olmayan
- ÇEKİŞKEN
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Çekişmeyi seven, kavgacı (kimse)
-
[sıfat, ağızlardan]
Çekişmeyi seven, kavgacı (kimse)