İçinde çek olan 7 harfli 30 kelime var. İçerisinde ÇEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çek olan kelimeler listesine ya da Sonu çek ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E K Ç Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ÇEK
2 Harfli Kelimeler
ÇE, EK, KE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇEKİKÇE
-
-
[sıfat]
Çekiğe yakın, biraz çekik
-
[sıfat]
Çekiğe yakın, biraz çekik
- ÇEKMECE
-
-
[isim]
Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme
- "Çekmecesinden utana utana bir şişe gazoz çıkardı." (Tarık Buğra)
-
İçinde mücevher vb. değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık
- "Minderin köşesine annemden kalan ceviz boyalı çekmeceyi yerleştirdim." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Gemilerin barınabilecekleri koy
-
[isim]
Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme
- ÇEKİLME
-
-
[isim]
Çekilmek işi
- "Daha düğün olmadan Hayri benim okuldan çekilmemi istedi." (Memduh Şevket Esendal)
-
Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa
- "Hesaplarını altüst etmiş, onu elli beş yaşında devlet memuriyetinden çekilmeye mecbur bırakmıştı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat
- "Neticede işgal kuvvetleri, buralardan çekilmeye mecbur edildiler." (Atatürk)
-
Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı
-
Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması
-
[isim]
Çekilmek işi
- ELÇEKLİ
-
-
[sıfat]
Elçeği olan
- "Ellerin elçekli gelin / Kolların kolçaklı gelin." (Halk türküsü)
-
[sıfat]
Elçeği olan
- ÇEKİNTİ
-
-
[isim]
Duraksama, kararsızlık, tereddüt
- "... korkuya, hiç değilse çekintiye benzeyen bir şey de getiriyordu." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Duraksama, kararsızlık, tereddüt
- ÇEKMELİ
-
-
[sıfat]
Çekmesi olan
-
Çekmecesi olan
- "Çekmeli dolap."
-
[sıfat]
Çekmesi olan
- ÇEKİNİŞ
-
-
[isim]
Çekinme işi veya biçimi
-
[isim]
Çekinme işi veya biçimi
- ÇEKİMCİ
-
-
[isim]
Yapımcı
-
Alıcı yönetmeni
-
[isim]
Yapımcı
- ÇEKEMEZ
-
-
[sıfat]
Kıskanç (kimse)
- "Bu iki birbirini çekemezin kişiliklerini kendi imbiğinde eritmiş bir şair olduğu söylenir." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Kıskanç (kimse)
- ÇEKBERİ
-
-
[isim]
Harman yerinde yığınları çekmeye yarayan alet, gelberi
-
[isim]
Harman yerinde yığınları çekmeye yarayan alet, gelberi
- KÖÇEKÇE
-
-
[isim]
Çoğu karcığar veya ağırlama makamında, kıvrak ve şen oyun havası
- "Kahvenin rakı kokan havası bir köçekçenin kıvrak nağmeleriyle doluverdi." (Haldun Taner)
-
[isim]
Çoğu karcığar veya ağırlama makamında, kıvrak ve şen oyun havası
- ÖZÇEKİM
- ...
- ÇEKİNCE
-
-
[isim]
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek çekinmeyi gerektiren sebep veya durum, rezerv, ihtiraz
- "Karara çekincesi olduğunu belirtti."
-
[isim]
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek çekinmeyi gerektiren sebep veya durum, rezerv, ihtiraz
- ÇİÇEKÇİ
-
-
[isim]
Çiçek yetiştiren, satan veya yapma çiçek işiyle uğraşan kimse
-
Çiçek satılan yer
-
[isim]
Çiçek yetiştiren, satan veya yapma çiçek işiyle uğraşan kimse
- ÇEKİŞTE
-
-
[isim]
Tuzla terbiye edilmiş yeşil zeytin
-
[isim]
Tuzla terbiye edilmiş yeşil zeytin
- ÇEKTİRİ
-
-
[isim]
Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan eski zaman gemisi, çektirme
- "Bu donanma bizimdi... Kadırgalarıyla, kalyonlarıyla, çektirileriyle bizim." (Orhan Seyfi Orhon)
-
[isim]
Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan eski zaman gemisi, çektirme
- ÇEKİNME
-
-
[isim]
Çekinmek işi
- "İçinde bu adama karşı garip bir tiksinme, çekinme vardı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Çekinmek işi
- ÇEKYALI
- ...
- ÇEKELEZ
-
-
[isim]
Sincap
-
[isim]
Sincap
- ÇİÇEKLİ
-
-
[sıfat]
Çiçeği veya çiçek resimleri olan
- "Gölgelerinde koyunlar otlayan çiçekli badem ağaçlarının altından geçtiler." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Çiçeği veya çiçek resimleri olan