İçinde çat olan 8 harfli 15 kelime var. İçerisinde ÇAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çat olan kelimeler listesine ya da sonu çat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A T Ç

3 Harfli Kelimeler

ÇAT, TAÇ

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇATINMAK

  1. [nesnesiz] Kaşlarını çatıp surat asmak
    • "Bazen kız, çatınmakta inat ederse birden hatırına her müşkülü halledecek bir çare gelmişçesine..." (Halit Ziya Uşaklıgil)
ÇATLATMA

  1. [isim] Çatlatmak işi
ÇATIKLIK

  1. [isim] Çatık olma durumu
    • "İki gözün arasında, burnun üstündeki çatıklık ödün vermezliğin işaretidir." (Haldun Taner)
ÇATLATIŞ

  1. [isim] Çatlatmak işi
ÇATALLIK

  1. [isim] Çatal konulan yer
ÇATILMAK

  1. [nesnesiz] Çatma işine konu olmak
    • "Kafasındaki çalkantılar yüzünden kaşları bezgin çatıldı." (Lâtife Tekin)
ÇATTIRMA

  1. [isim] Çattırmak işi
ÇÖPÇATAN

  1. [isim] Evlenmelerde aracılık eden kimse
    • "Çöpçatan başıyla onaylar. Oğlan kızın saçlarını okşamaya kalkar, peruk elinde kalır." (İnanç Yaşayan)
  2. Kimin kiminle evleneceğini önceden kararlaştırıp gerçekleştirdiğine inanılan manevi güç
    • "Çöpçatan böyle çatmış."
ÇATALSIZ

  1. [sıfat] Çatalı olmayan
ÇATANACI

  1. [isim] Çatana işleten kimse
ÇATLAYIŞ

  1. [isim] Çatlamak işi
ÇATKISIZ

  1. [sıfat] Çatkısı olmayan
ÇATIŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Birbirine çatmak veya çatılmak
    • "Ulu denizin üstünü çatışan, şimşeklenen kara bulutlar sardı." (Yaşar Kemal)
  2. Karşılıklı vuruşmak
  3. Kavga etmek
    • "Fena hâlde sinirliyim, bugün muavin hanımla behemehâl çatışacağım." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  4. Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak
  5. Deve ve köpek çiftleşmek
ÇATLAMAK

  1. [nesnesiz] Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak
    • "Eğer çay doldururken bardak çatlarsa, üzerlerinde nazar olduğuna hükmeder, gidip bir koşu ateşte tuz çevirirdi." (Elif Şafak)
  2. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak
    • "Meşin ciltlerin çoğu kıvrılmış, bir kısmı da arkalarından çatlamıştı." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
  3. [mecaz] Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek
  4. [-den, mecaz] Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak
    • "Neredeyse sevincinden yüreği çat deyip ortasından çatlayacaktı." (Yaşar Kemal)
  5. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak
ÇATKILIK

  1. [isim] Çift öküzlerini birbirlerine bağlayan çifte boyunduruklu ağaç
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü