İçinde çar olan 7 harfli 17 kelime var. İçerisinde ÇAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çar olan kelimeler listesine ya da sonu çar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A R Ç

3 Harfli Kelimeler

ÇAR

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇARPILI

  1. [sıfat] Çarpı işareti konmuş
  2. [isim] Bir tür olta iğnesi
KOÇARLI

  1. [isim] Aydın iline bağlı ilçelerden biri
ÇAREVİÇ

Kelime Kökeni: Rusça

  1. [isim] Çarın oğlu
ÇARPMAK

  1. [-e] Hızla değmek, vurmak
    • "Eşiği aştım, içeri girdim, ortada duran uzun bir masaya çarptım." (Ayla Kutlu)
  2. [-i] Etkisiyle birdenbire hasta etmek
    • "Güneş çarpmak. Kömür çarpmak."
  3. [-i] Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak
    • "Yeşildirek'te yatan evliya hepinizi çarpar." (Kemal Tahir)
  4. [-i] El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek
    • "Köprüden denizi seyredenlerin cüzdanını hep çarparlar." (Burhan Felek)
  5. [-i] Kurnazlıkla ele geçirmek
    • "İhtiyarın üç aylıkları aldığı günler çıkagelir, allem edip kallem edip zavallının yarı maaşını çarpar kaçar." (Haldun Taner)
  6. [nesnesiz] Kalp, hızlı hızlı vurmak
  7. [-i, -le, matematik] Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak "çarpım" adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek; darbetmek
  8. [-i, mecaz] Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak
    • "Güzel halk türkülerinde beni çarpan şey bunların hepsinin arkasında bir vaka, bir macera, nihayet bir insan bulunmasıdır." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
ÇARHACI

  1. [isim, tarih] Ordunun düşman kuvvetlerini çevirme hareketinde görevli asker; çarkacı
UÇARICA

  1. [zarf] Uçarıya yakışır bir biçimde
    • "Riyazetle ibadetle geçmiş bir gündüzden sonra gece uçarıca eğlenceler yersiz görülmesin." (Safiye Erol)
ALÇARAK

  1. [sıfat] Az alçak
    • "Alçarak sandalyede, bacak bacak üstüne atar, kolaylıkla, çabucak yazardı." (Memduh Şevket Esendal)
YİVAÇAR

  1. [isim] Metal çubuk ve borulara diş açan alet; pafta
ÇAÇARON

Kelime Kökeni: İtalyanca chiacchierone

  1. [sıfat] Yüksek sesle, şirretçe ve karşısındakini bezdirip yıldıracak biçimde konuşan (kimse); yandan çarklı
    • "Bir kaynanam var, çaçaron ama artık işi bitmiş." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
PAÇARIZ

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız çaparız
ÇARIKÇI

  1. [isim] Çarık yapan veya satan kimse
ÇARŞILI

  1. [isim] Çarşı esnafı
    • "Çarşılı hep onun yazıhanesine toplanır, birbirinin ağzından laf kapmaya çalışırlardı." (Ömer Seyfettin)
  2. [sıfat] Çarşısı olan
ÇARKSIZ

  1. [sıfat] Çarkı olmayan
ÇARESİZ

  1. [sıfat] Çaresi bulunmayan, onulmaz; umarsız, devasız
    • "Çaresiz derdimi oğlana anlatıp dükkâna döndüm." (Ahmet Ümit)
  2. Çare bulamayan, zavallı (kimse); biçare
    • "Viranelerde yemek için ot toplayan çaresiz kadınlarla konuştu." (Ömer Seyfettin)
  3. [zarf] Çıkar yol bulamayan bir biçimde; umarsız
    • "Birdenbire kendini o kadar çaresiz hissetti ki oradan uzaklaşıp bir sütunun dibine çökerek ağlamaya başladı." (İhsan Oktay Anar)
  4. [zarf] Bakınız ister istemez
    • "Başöğretmen bu armağanları geri çeviremediği için çaresiz kabul eder." (Salâh Birsel)
ÇARKACI

  1. [isim, tarih] Bakınız çarhacı
    • "Davlumbazlar yeğde yeğde vuranda / Çarkacılar sağlı sollu dönende / Eğri kılıç ak gövdeyi bölende / Yiğidi doğuran ana, bin yaşa!" (Halk türküsü)
ÇARIKLI

  1. [sıfat] Ayağına çarık giymiş
ÇARPICI

  1. [sıfat] Etkili, dikkat çeken; sansasyonel
  2. [zarf] Etkili bir biçimde
    • "Ne kadar küçük olursa olsun, bu ona pek çarpıcı ve aydınlatıcı geliyordu." (Tarık Buğra)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü