İçinde çar olan 7 harfli 17 kelime var. İçerisinde ÇAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çar olan kelimeler listesine ya da sonu çar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Çar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A R Ç
3 Harfli Kelimeler
ÇAR
2 Harfli Kelimeler
AÇ, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇARPILI
-
-
[sıfat]
Çarpı işareti konmuş
-
[isim]
Bir tür olta iğnesi
-
[sıfat]
Çarpı işareti konmuş
- KOÇARLI
-
-
[isim]
Aydın iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Aydın iline bağlı ilçelerden biri
- ÇAREVİÇ
-
Kelime Kökeni: Rusça
-
[isim]
Çarın oğlu
-
[isim]
Çarın oğlu
- ÇARPMAK
-
-
[-e]
Hızla değmek, vurmak
- "Eşiği aştım, içeri girdim, ortada duran uzun bir masaya çarptım."
-
[-i]
Etkisiyle birdenbire hasta etmek
- "Güneş çarpmak. Kömür çarpmak."
-
[-i]
Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak
- "Yeşildirek'te yatan evliya hepinizi çarpar."
-
[-i]
El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek
- "Köprüden denizi seyredenlerin cüzdanını hep çarparlar."
-
[-i]
Kurnazlıkla ele geçirmek
- "İhtiyarın üç aylıkları aldığı günler çıkagelir, allem edip kallem edip zavallının yarı maaşını çarpar kaçar."
-
[nesnesiz]
Kalp, hızlı hızlı vurmak
-
[-i, -le, matematik]
Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak "çarpım" adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek; darbetmek
-
[-i, mecaz]
Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak
- "Güzel halk türkülerinde beni çarpan şey bunların hepsinin arkasında bir vaka, bir macera, nihayet bir insan bulunmasıdır."
-
[-e]
Hızla değmek, vurmak
- ÇARHACI
-
-
[isim, tarih]
Ordunun düşman kuvvetlerini çevirme hareketinde görevli asker; çarkacı
-
[isim, tarih]
Ordunun düşman kuvvetlerini çevirme hareketinde görevli asker; çarkacı
- UÇARICA
-
-
[zarf]
Uçarıya yakışır bir biçimde
- "Riyazetle ibadetle geçmiş bir gündüzden sonra gece uçarıca eğlenceler yersiz görülmesin."
-
[zarf]
Uçarıya yakışır bir biçimde
- ALÇARAK
-
-
[sıfat]
Az alçak
- "Alçarak sandalyede, bacak bacak üstüne atar, kolaylıkla, çabucak yazardı."
-
[sıfat]
Az alçak
- YİVAÇAR
-
-
[isim]
Metal çubuk ve borulara diş açan alet; pafta
-
[isim]
Metal çubuk ve borulara diş açan alet; pafta
- ÇAÇARON
-
Kelime Kökeni: İtalyanca chiacchierone
-
[sıfat]
Yüksek sesle, şirretçe ve karşısındakini bezdirip yıldıracak biçimde konuşan (kimse); yandan çarklı
- "Bir kaynanam var, çaçaron ama artık işi bitmiş."
-
[sıfat]
Yüksek sesle, şirretçe ve karşısındakini bezdirip yıldıracak biçimde konuşan (kimse); yandan çarklı
- PAÇARIZ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız çaparız
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız çaparız
- ÇARIKÇI
-
-
[isim]
Çarık yapan veya satan kimse
-
[isim]
Çarık yapan veya satan kimse
- ÇARŞILI
-
-
[isim]
Çarşı esnafı
- "Çarşılı hep onun yazıhanesine toplanır, birbirinin ağzından laf kapmaya çalışırlardı."
-
[sıfat]
Çarşısı olan
-
[isim]
Çarşı esnafı
- ÇARKSIZ
-
-
[sıfat]
Çarkı olmayan
-
[sıfat]
Çarkı olmayan
- ÇARESİZ
-
-
[sıfat]
Çaresi bulunmayan, onulmaz; umarsız, devasız
- "Çaresiz derdimi oğlana anlatıp dükkâna döndüm."
-
Çare bulamayan, zavallı (kimse); biçare
- "Viranelerde yemek için ot toplayan çaresiz kadınlarla konuştu."
-
[zarf]
Çıkar yol bulamayan bir biçimde; umarsız
- "Birdenbire kendini o kadar çaresiz hissetti ki oradan uzaklaşıp bir sütunun dibine çökerek ağlamaya başladı."
-
[zarf]
Bakınız ister istemez
- "Başöğretmen bu armağanları geri çeviremediği için çaresiz kabul eder."
-
[sıfat]
Çaresi bulunmayan, onulmaz; umarsız, devasız
- ÇARKACI
-
-
[isim, tarih]
Bakınız çarhacı
- "Davlumbazlar yeğde yeğde vuranda / Çarkacılar sağlı sollu dönende / Eğri kılıç ak gövdeyi bölende / Yiğidi doğuran ana, bin yaşa!"
-
[isim, tarih]
Bakınız çarhacı
- ÇARIKLI
-
-
[sıfat]
Ayağına çarık giymiş
-
[sıfat]
Ayağına çarık giymiş
- ÇARPICI
-
-
[sıfat]
Etkili, dikkat çeken; sansasyonel
-
[zarf]
Etkili bir biçimde
- "Ne kadar küçük olursa olsun, bu ona pek çarpıcı ve aydınlatıcı geliyordu."
-
[sıfat]
Etkili, dikkat çeken; sansasyonel