İçinde çar olan 6 harfli 17 kelime var. İçerisinde ÇAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çar olan kelimeler listesine ya da sonu çar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Çar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ÇAR
2 Harfli Kelimeler
AÇ, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇARPIŞ
-
-
[isim]
Çarpmak işi
-
[isim]
Çarpmak işi
- ÇARİÇE
-
Kelime Kökeni: Rusça
-
[isim, tarih]
Çarın karısına veya kadın çara verilen ünvan
-
[isim, tarih]
Çarın karısına veya kadın çara verilen ünvan
- ÇARPIM
-
-
[isim, matematik]
Çarpma işleminin sonucu olan sayı; kerrat
- "3x7x5=105 işleminde çarpım 105'tir."
-
[isim, matematik]
Çarpma işleminin sonucu olan sayı; kerrat
- ÇARKÇI
-
-
[isim]
Kesici aletleri çarkla bileyen kimse; bileyici
-
[denizcilik]
Vapurlarda makine bölümünü yöneten kimse
- "Karısı bir deniz çarkçı subayının kızıdır."
-
[isim]
Kesici aletleri çarkla bileyen kimse; bileyici
- ÇARPIK
-
-
[sıfat]
Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı
- "İyice kararmış çarpık bir tahta kapı aralık duruyordu."
-
Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan; çalık
-
[zarf, mecaz]
Aksi, ters, huysuz bir biçimde
- "Nedense Makbule, bu davetten çarpık dönüyordu."
-
[sıfat]
Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı
- ÇARKLI
-
-
[sıfat]
Çarkı olan
-
[isim]
Her iki yanda birer çarkı bulunan vapur
-
[sıfat]
Çarkı olan
- ÇARPMA
-
-
[isim]
Çarpmak işi
- "Ayşe'nin yüreği daha hızlı çarpmaya başladı."
-
Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi
-
[matematik]
Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak "çarpım" adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek için başvurulan işlem; darp
-
[müzik]
Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık
-
[isim]
Çarpmak işi
- ÇARMIH
-
Kelime Kökeni: Farsça çār + mīḫ
-
[isim]
Suçlunun öldürülmek amacıyla çivilendiği haç biçimindeki darağacı
-
[denizcilik]
Ana direkleri ve gabya çubuklarını yandan tutan halatlar
-
[isim]
Suçlunun öldürülmek amacıyla çivilendiği haç biçimindeki darağacı
- ÇARKIT
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Eski, bozuk olan
-
Sakat olan
-
[sıfat, ağızlardan]
Eski, bozuk olan
- ÇARGAH
-
Kelime Kökeni: Farsça çārgāh
-
[isim, müzik]
Türk müziğinde "do" perdesinin adı
-
Bu perdede karar kılan makam
-
[isim, müzik]
Türk müziğinde "do" perdesinin adı
- ÇARLIK
-
-
[isim, tarih]
Çar olma durumu
-
Çarın yönetiminde bulunan devlet
- "Rusya'da çarlık devrilmişti."
-
[isim, tarih]
Çar olma durumu
- BİÇARE
-
Kelime Kökeni: Farsça bīçāre
- ÇARŞAF
-
Kelime Kökeni: Farsça çāder + şeb
-
[isim]
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü
- "Adam, üstü beyaz bir çarşafla örtülü sedyeyi dışarı doğru çekiyor."
-
Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi; bürgü, bürük
- "Çabucak yatak odasına koştu, çarşafını giydi."
-
[isim]
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü
- ÇARÇUR
-
-
[isim]
"Gereksiz yerlere harcayıp tüketmek" anlamındaki çarçur etmek ve "gereksiz yere harcanmak, ziyan olmak" anlamlarındaki çarçur olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
- "Birikmiş parasını, elindeki sermayeyi çarçur etmesinden koruyabilmek için yine yalanlara başvuruyordu."
-
[isim]
"Gereksiz yerlere harcayıp tüketmek" anlamındaki çarçur etmek ve "gereksiz yere harcanmak, ziyan olmak" anlamlarındaki çarçur olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
- ÇARDAŞ
-
Kelime Kökeni: Macarca csárdás
-
[isim]
Ağır ritimlerle başlayan ve giderek hızlanan Macar halk dansı
-
[isim]
Ağır ritimlerle başlayan ve giderek hızlanan Macar halk dansı
- ÇARPAN
-
-
[isim, matematik]
Bir çarpma işleminde çarpılan sayının kaç kez tekrarlanacağını gösteren sayı; çoğaltan
- "7x3=7+7+7=21 işleminde 3 sayısı 7'nin çarpanıdır."
-
Bir tam sayıyı tam olarak bölen sayılardan her biri
-
[isim, matematik]
Bir çarpma işleminde çarpılan sayının kaç kez tekrarlanacağını gösteren sayı; çoğaltan
- ÇARDAK
-
Kelime Kökeni: Farsça çār + Arapça ṭāḳ
-
[isim]
Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak; alaçık
-
Asma vb. bitkilerin dallarını sardırmak için direklerle yapılmış yer
- "Evin bahçeye açılan tahta kapısının üstündeki çardakta koruklar sarkıyordu."
-
Bakınız kameriye
- "Çardağın boşluğuna girdiğimiz vakit durmuş, eliyle yanağımı sıkmış, çenemi okşamıştı."
-
[isim]
Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak; alaçık