İçinde çar olan 5 harfli 9 kelime var. İçerisinde ÇAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çar olan kelimeler listesine ya da sonu çar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Çar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A R Ç
3 Harfli Kelimeler
ÇAR
2 Harfli Kelimeler
AÇ, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UÇARI
-
-
[sıfat]
Ele avuca sığmaz, çok haşarı (kimse)
- "Ben azami derecede haşarı ve uçarı bir çocuktum."
-
Kendini çeşitli eğlencelere vermiş, zevk ve eğlenceye düşkün (kimse); sefih
- "Yazar dediğin biraz uçarı, serseri mizaç olmalı değil midir?"
-
[mecaz]
Bakınız havai
-
[sıfat]
Ele avuca sığmaz, çok haşarı (kimse)
- KAÇAR
-
-
[sıfat]
Kaç soru sıfatının üleştirme biçimi
- "Bu evler kaçar odalı?"
- "Her birinden kaçar tane aldınız?"
-
[sıfat]
Kaç soru sıfatının üleştirme biçimi
- ÇARHA
-
Kelime Kökeni: Farsça çarḫa
-
[isim, tarih]
Ordunun ileri birliklerinin düşman kuvvetlerini çevirme hareketi; çarka
-
[isim, tarih]
Ordunun ileri birliklerinin düşman kuvvetlerini çevirme hareketi; çarka
- ÇARPI
-
-
[isim]
Kaba sıva, çarpma sıva
-
[matematik]
Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur
-
[isim]
Kaba sıva, çarpma sıva
- ÇARIK
-
-
[isim]
İşlenmemiş sığır derisinden yapılan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı
- "Tozla örtülmüş çarıklarının eskiliği belli olmuyor."
-
Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha
-
[denizcilik]
Bakınız çene
-
[argo]
Para cüzdanı
- "Kızı bu çarık sözünün para cüzdanı manasına geldiğini bilmeden dinler."
-
[isim]
İşlenmemiş sığır derisinden yapılan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı
- ÇARŞI
-
Kelime Kökeni: Farsça çār + sū
-
[isim]
Dükkânların bulunduğu alışveriş yeri
- "Elbet çarşıda bir kahve, bir çaycı dükkânı bulurum."
-
[isim]
Dükkânların bulunduğu alışveriş yeri
- DÜÇAR
-
Kelime Kökeni: Farsça dūçār
-
[sıfat, eskimiş]
Uğramış, yakalanmış, tutulmuş
-
[sıfat, eskimiş]
Uğramış, yakalanmış, tutulmuş
- NAÇAR
-
Kelime Kökeni: Farsça nāçār
-
[sıfat]
Çaresi olmayan; çaresiz
-
Zavallı, düşkün
-
[sıfat]
Çaresi olmayan; çaresiz
- ÇARKA
-
-
[isim, tarih]
Bakınız çarha
-
[isim, tarih]
Bakınız çarha