İçinde çar olan 10 harfli 15 kelime var. İçerisinde ÇAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çar olan kelimeler listesine ya da sonu çar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Çar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A R Ç
3 Harfli Kelimeler
ÇAR
2 Harfli Kelimeler
AÇ, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇARPAYAZMA
-
-
[isim]
Çarpayazmak işi
-
[isim]
Çarpayazmak işi
- ÇARPIŞILMA
-
-
[isim]
Çarpışılmak işi
-
[isim]
Çarpışılmak işi
- ÇARESİZLİK
-
-
[isim]
Çaresiz olma durumu; umarsızlık, biçarelik
- "Yüzünde biraz önceki elemden, kızgınlıktan, çaresizlikten eser yoktu."
-
[isim]
Çaresiz olma durumu; umarsızlık, biçarelik
- ÇARPABİLME
-
-
[isim]
Çarpabilmek işi
-
[isim]
Çarpabilmek işi
- ÇARIKÇILIK
-
-
[isim]
Çarıkçının yaptığı iş
-
[isim]
Çarıkçının yaptığı iş
- ÇAÇARONLUK
-
-
[isim]
Çaçaron olma durumu
- "Söz bizde ancak zafer vesilesidir, çaçaronluk ve çenebazlık değil."
-
Çaçaronca davranış
- "Onun çaçaronluğu çekilmez."
-
[isim]
Çaçaron olma durumu
- ÇARPICILIK
-
-
[isim]
Çarpıcı olma durumu; sansasyonellik
- "Yorumları, dildeki çarpıcılıkları ile aşar dururlar eskinin ustalarını."
-
[isim]
Çarpıcı olma durumu; sansasyonellik
- ÇARKIFELEK
-
Kelime Kökeni: Farsça çarḫ + Arapça felek
-
[isim]
Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği
-
Bir tür talih oyunu
-
[mecaz]
Talih, kader
-
[bitki bilimi]
Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi; fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea)
-
[bitki bilimi]
Güney Afrika kökenli, kalın kabuklu, içi bol çekirdekli, sümüksü yapılı, sulu, tropikal bir meyve (Passiflora edulis)
-
[isim]
Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği
- ÇARPIVERME
-
-
[isim]
Çarpıvermek işi
-
[isim]
Çarpıvermek işi
- ÇARPITILMA
-
-
[isim]
Çarpıtılmak işi
-
[isim]
Çarpıtılmak işi
- ÇARPITILIŞ
-
-
[isim]
Çarpıtılmak işi
-
[isim]
Çarpıtılmak işi
- ÇARPTIRMAK
-
-
[-i]
Çarpma işini yaptırmak veya çarpmasına yol açmak
- "Yüreğini çarptıran bir merakla ihtiyara yaklaştı."
-
[-e, -i]
Yankesiciye kaptırmak
-
[-i]
Çarpma işini yaptırmak veya çarpmasına yol açmak
- ÇARŞAFLAMA
-
-
[isim]
Çarşaflamak işi
-
[isim]
Çarşaflamak işi
- ÇARPINTILI
-
-
[sıfat]
Heyecanlı, telaşlı
- "Zavallı Ayşe Hanım, çarpıntılı hatun."
-
[sıfat]
Heyecanlı, telaşlı
- ÇARKÇIBAŞI
-
-
[isim, denizcilik]
Vapurlarda birinci çarkçı
- "Bir aralık geminin çarkçıbaşını yakalayacak gibi oldu."
-
[isim, denizcilik]
Vapurlarda birinci çarkçı