İçinde çalı olan 8 harfli 11 kelime var. İçerisinde ÇALI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çalı olan kelimeler listesine ya da sonu çalı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Çalı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I L Ç
4 Harfli Kelimeler
ALÇI, ALIÇ, ÇALI
3 Harfli Kelimeler
AÇI, ÇAL
2 Harfli Kelimeler
AÇ, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇALIMLIK
-
-
[sıfat]
Yoğurt veya maya çalmaya yetecek kadar olan
-
[sıfat]
Yoğurt veya maya çalmaya yetecek kadar olan
- SARIÇALI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri sarı, meyvesi ekşi ve kırmızı renkte, kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki; kadıntuzluğu, çobantuzluğu, amberbaris (Berberis vulgaris)
-
[isim, bitki bilimi]
Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri sarı, meyvesi ekşi ve kırmızı renkte, kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki; kadıntuzluğu, çobantuzluğu, amberbaris (Berberis vulgaris)
- FIRÇALIK
-
-
[isim]
Resim yapmada kullanılan fırçaların konulduğu süzgeçli kap
-
[isim]
Resim yapmada kullanılan fırçaların konulduğu süzgeçli kap
- ÇALIŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak
- "Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz"
-
Herhangi bir iş üzerinde olmak
-
[-de]
İşi veya görevi olmak, bulunmak
- "İnşaatlarda çalışan işçiler birer ikişer inşaatların kapılarından geri dönüp geldiler."
-
İşler duruma gelmek
- "... ben hep okurun görsel hayal gücüne seslenen bir yazar oldum ve roman sanatının … görsellikle çalıştığına inandım."
-
[-e]
Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak
- "Olduğundan fazla yaşlı görünmeye çalıştığını sezdim."
-
[-e]
Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek
-
[nesnesiz]
Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak
- ÇALIŞTAY
-
-
[isim]
Bilim adamlarının ve uzmanların bir konuda ön hazırlık yapmak üzere katıldığı inceleme ve değerlendirme toplantısı
-
[isim]
Bilim adamlarının ve uzmanların bir konuda ön hazırlık yapmak üzere katıldığı inceleme ve değerlendirme toplantısı
- KARAÇALI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Hünnapgillerden, kurak yerlerde yetişen, çiçekleri altın sarısı renginde, dikenli bir bitki; çalı dikeni (Paliurus spinosa)
-
[mecaz]
İki kişinin arasına girerek ilişkileri bozan kimse
-
[isim, bitki bilimi]
Hünnapgillerden, kurak yerlerde yetişen, çiçekleri altın sarısı renginde, dikenli bir bitki; çalı dikeni (Paliurus spinosa)
- ÇALINMAK
-
-
[nesnesiz]
Çalma işine konu olmak
- "Kapı kapanalı daha üç beş dakika olmadan tekrar çalınmış."
-
[ağızlardan]
İnme inmek
-
[nesnesiz]
Çalma işine konu olmak
- SALÇALIK
-
-
[sıfat]
Salça yapmaya elverişli
-
Salça yapmak için ayrılmış
- "Salçalık domates."
-
[sıfat]
Salça yapmaya elverişli
- ÇALIMSIZ
-
-
[sıfat]
Çalımı olmayan; pozsuz
-
[sıfat]
Çalımı olmayan; pozsuz
- KALÇALIK
-
-
[isim]
Davulcuların, davulun sürtünmesine karşı giysilerini korumak amacıyla sol kalçalarına koydukları deri parçası
-
[isim]
Davulcuların, davulun sürtünmesine karşı giysilerini korumak amacıyla sol kalçalarına koydukları deri parçası
- ÇALIŞKAN
-
-
[sıfat]
Gayretli, çalışmayı seven; yüğrük, gayretkeş
- "Bundan başka saygılı, temiz ve çalışkan bir kızdı."
-
[sıfat]
Gayretli, çalışmayı seven; yüğrük, gayretkeş