İçinde çal olan 9 harfli 28 kelime var. İçerisinde ÇAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çal olan kelimeler listesine ya da sonu çal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L Ç

3 Harfli Kelimeler

ÇAL

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇALAKAŞIK

  1. [zarf] Soluk almadan yiyerek
    • "… tuzladığın bu ayranı afiyetle içiyorsam, tuttuğun bu yoğurdu, yoğurduğun bu ekmeği, kaynattığın bu bulguru çalakaşık yiyorsam…" (Attilâ İlhan)
  2. Rastgele, düşünmeden
    • "Biz, bir taraftan bu hataları düşünmekle beraber diğer taraftan da şişman yüzbaşıdan cesaret alarak çalakaşık gidiyorduk." (M. Şevki Yazman)
ÇALAKAMÇI

  1. [zarf] Durmadan kamçılayarak
    • "Arabacı artık beygiri çalakamçı sürüyor." (Osman Cemal Kaygılı)
ÇALDIRMAK

  1. [nesnesiz] Çalma işini yaptırmak
  2. [-i] Hırsıza kaptırmak
    • "Saatimi çaldırdım."
PARÇALAMA

  1. [isim] Parçalamak işi
ALÇALTMAK

  1. [-i] Alçak duruma getirmek
    • "Yastığımızı alçaltsak da yükseltsek de boynumuz ağrır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [mecaz] Değerini azaltmak
    • "Sözleriyle kendini alçalttı."
ÇALIŞILMA

  1. [isim] Çalışılmak işi
ÇALAKÜREK

  1. [zarf] Sürekli kürek çekerek
    • "Bu sırada kaldırılmakta olan birinci sınıf merdivenine doğru bir sandalın çalakürek yanaştığı görüldü." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
BOHÇALAMA

  1. [isim] Bohçalamak işi
ÇALIMLAMA

  1. [isim] Çalımlamak işi
AKÇALANMA

  1. [isim] Akçalanmak işi
SAÇALAMAK

  1. [-i] Saçmak, serpmek
SAÇALANMA

  1. [isim] Saçalanmak işi
KOPÇALAMA

  1. [isim] Kopçalamak işi
ÇALKANMAK

  1. [nesnesiz] Çalkama işine konu olmak
  2. Deniz, göl dalgalanmak
    • "Bu loş ve serin salonların altında Haliç'in denizliğini unutmuş, uslu suyu çalkanır." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
  3. [mecaz] Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak
  4. [mecaz] Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak
    • "Herkes, her şey bir bahar sevinci içinde çalkanır durur." (Haldun Taner)
FIRÇALAMA

  1. [isim] Fırçalamak işi
ÇALATABAN

  1. [isim] Hızlıca koşarak, kaçarak
    • "Ödü kopmuş, askerler mızraklarını atarak çalataban yamaçlardan atılmışlar..." (Refik Halit Karay)
ÇALAKALEM

  1. [zarf] Durmadan, çabucak yazarak
    • "Delegasyonumuz aleyhine çalakalem bir polemiğe girişmiş bulunuyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Gelişigüzel, özen göstermeden
    • "Gazete için çalakalem yazılırdı; dergi için özen isterdi." (İlhan Selçuk)
ÇALABİLME

  1. [isim] Çalabilmek işi
ÇALIVERME

  1. [isim] Çalıvermek işi
UZUNÇALAR

  1. [isim, müzik] Üzerine seslerin düşük devirle kaydedildiği büyük boyutlu plak
    • "İlk uzunçaların hazırlıkları başladığında, her ikisi de son kartlarını oynadıklarını biliyordu." (Murathan Mungan)
  2. Bir sanatçının eserlerinin bir bölümünün yer aldığı kaset; albüm
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü