İçinde çal olan 7 harfli 31 kelime var. İçerisinde ÇAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çal olan kelimeler listesine ya da sonu çal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L Ç

3 Harfli Kelimeler

ÇAL

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇALINIŞ

  1. [isim] Çalınmak işi
ÇALGICI

  1. [isim] Çalgı çalmayı kendine meslek edinmiş kimse; kerizci
    • "Gelin oyuna kalktığı zaman çalgıcılara bin lira verdi." (Memduh Şevket Esendal)
ÇALIMCI

  1. [isim] Çalım yapan kimse
ÇALIŞAN

  1. [isim] Çalışma işini yapan kimse
  2. Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse; personel, eleman
ALÇALMA

  1. [isim] Alçalmak işi
  2. [mecaz] Onurunu yitirecek kadar bayağılaşma; zül, mezellet
  3. [coğrafya] Gelgitte denizin çekilmesi; cezir
    • "Onun suçu sayılır denizin alçalması / Tarlaların ekinsiz, davarın aç kalması" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
ÇALINTI

  1. [sıfat] Çalınmış olan
    • "Çalıntı otomobil."
ÇALINMA

  1. [isim] Çalınmak işi
SALÇALI

  1. [sıfat] Salça konmuş, içinde salça olan
ÇALKAĞI

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız çalkar
PARÇALI

  1. [sıfat] Birden çok parçadan oluşmuş
    • "Parçalı etekler moda."
  2. Mobilyacılıkta, parçalara ayrılarak yeniden başka biçimlerde oluşturulabilen; modüler
KALÇALI

  1. [sıfat] Kalçası geniş olan
    • "Güzel Niça adıyla tanınan bu hayat kadını, otuz yaşlarında, yeşil gözlü, dolgun kalçalı bir Rum dilberiydi." (Öztürk Serengil)
ÇAÇALIK

  1. [isim] Çaçanın işi
ALÇALTI

  1. [isim] Yüksekliği az olan alan
  2. [mecaz] Küçük düşürme, hor görme
ÇALARMA

  1. [isim] Çalarmak işi
ÇALILIK

  1. [isim] Çalısı çok olan yer
    • "Bir koyağa girip küçük bir çalılığa saklandılar." (Yaşar Kemal)
ALÇALIŞ

  1. [isim] Alçalmak işi
ÇALGILI

  1. [sıfat] İçinde çalgı çalınan
    • "Emniyet memurları Beyoğlu'nun çalgılı bahçelerinden yüz yirmi düşkün kız derleyip toplamış." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Çalgı çalınarak yapılan
    • "Çalgılı düğün."
ÇALPARA

Kelime Kökeni: Farsça çār + pāre

  1. [isim] Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç
    • "Bet beniz solmuş, gözler büyümüş, kansız dudaklar aralık, alt üst dişler çalpara gibi birbirine vuruyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [hayvan bilimi] Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber)
  3. [denizcilik] Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak
ÇALISIZ

  1. [sıfat] Çalısı olmayan
    • "Oldukları yer otsuz, çalısız, kızıl renkli bir toprak." (Memduh Şevket Esendal)
NALÇALI

  1. [sıfat] Nalçası olan
    • "Ahmet iskarpinlerinin nalçalı topuklarını taşlarda şakırdatmaya başladı." (Nâzım Hikmet)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü