İçinde çal olan 7 harfli 31 kelime var. İçerisinde ÇAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çal olan kelimeler listesine ya da sonu çal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Çal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A L Ç
3 Harfli Kelimeler
ÇAL
2 Harfli Kelimeler
AÇ, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇALINIŞ
-
-
[isim]
Çalınmak işi
-
[isim]
Çalınmak işi
- ÇALGICI
-
-
[isim]
Çalgı çalmayı kendine meslek edinmiş kimse; kerizci
- "Gelin oyuna kalktığı zaman çalgıcılara bin lira verdi."
-
[isim]
Çalgı çalmayı kendine meslek edinmiş kimse; kerizci
- ÇALIMCI
-
-
[isim]
Çalım yapan kimse
-
[isim]
Çalım yapan kimse
- ÇALIŞAN
-
-
[isim]
Çalışma işini yapan kimse
-
Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse; personel, eleman
-
[isim]
Çalışma işini yapan kimse
- ALÇALMA
-
-
[isim]
Alçalmak işi
-
[mecaz]
Onurunu yitirecek kadar bayağılaşma; zül, mezellet
-
[coğrafya]
Gelgitte denizin çekilmesi; cezir
- "Onun suçu sayılır denizin alçalması / Tarlaların ekinsiz, davarın aç kalması"
-
[isim]
Alçalmak işi
- ÇALINTI
-
-
[sıfat]
Çalınmış olan
- "Çalıntı otomobil."
-
[sıfat]
Çalınmış olan
- ÇALINMA
-
-
[isim]
Çalınmak işi
-
[isim]
Çalınmak işi
- SALÇALI
-
-
[sıfat]
Salça konmuş, içinde salça olan
-
[sıfat]
Salça konmuş, içinde salça olan
- ÇALKAĞI
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çalkar
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çalkar
- PARÇALI
-
-
[sıfat]
Birden çok parçadan oluşmuş
- "Parçalı etekler moda."
-
Mobilyacılıkta, parçalara ayrılarak yeniden başka biçimlerde oluşturulabilen; modüler
-
[sıfat]
Birden çok parçadan oluşmuş
- KALÇALI
-
-
[sıfat]
Kalçası geniş olan
- "Güzel Niça adıyla tanınan bu hayat kadını, otuz yaşlarında, yeşil gözlü, dolgun kalçalı bir Rum dilberiydi."
-
[sıfat]
Kalçası geniş olan
- ÇAÇALIK
-
-
[isim]
Çaçanın işi
-
[isim]
Çaçanın işi
- ALÇALTI
-
-
[isim]
Yüksekliği az olan alan
-
[mecaz]
Küçük düşürme, hor görme
-
[isim]
Yüksekliği az olan alan
- ÇALARMA
-
-
[isim]
Çalarmak işi
-
[isim]
Çalarmak işi
- ÇALILIK
-
-
[isim]
Çalısı çok olan yer
- "Bir koyağa girip küçük bir çalılığa saklandılar."
-
[isim]
Çalısı çok olan yer
- ALÇALIŞ
-
-
[isim]
Alçalmak işi
-
[isim]
Alçalmak işi
- ÇALGILI
-
-
[sıfat]
İçinde çalgı çalınan
- "Emniyet memurları Beyoğlu'nun çalgılı bahçelerinden yüz yirmi düşkün kız derleyip toplamış."
-
Çalgı çalınarak yapılan
- "Çalgılı düğün."
-
[sıfat]
İçinde çalgı çalınan
- ÇALPARA
-
Kelime Kökeni: Farsça çār + pāre
-
[isim]
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç
- "Bet beniz solmuş, gözler büyümüş, kansız dudaklar aralık, alt üst dişler çalpara gibi birbirine vuruyor."
-
[hayvan bilimi]
Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber)
-
[denizcilik]
Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak
-
[isim]
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç
- ÇALISIZ
-
-
[sıfat]
Çalısı olmayan
- "Oldukları yer otsuz, çalısız, kızıl renkli bir toprak."
-
[sıfat]
Çalısı olmayan
- NALÇALI
-
-
[sıfat]
Nalçası olan
- "Ahmet iskarpinlerinin nalçalı topuklarını taşlarda şakırdatmaya başladı."
-
[sıfat]
Nalçası olan