İçinde çal olan 5 harfli 12 kelime var. İçerisinde ÇAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çal olan kelimeler listesine ya da sonu çal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L Ç

3 Harfli Kelimeler

ÇAL

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇALAK

Kelime Kökeni: Farsça çālāk

  1. [sıfat, eskimiş] Eline ayağına çabuk, atik, çevik olan
  2. [sıfat] Hızlı, tempolu olan
    • "Bu geceler alafranga musikinin çevik, kuvvetli, cerbezeli ve çalak sesleri, Ada’nın bütün bu Nizam semtini doldururmuş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. [zarf] Eline ayağına çabuk, atik, çevik bir biçimde
    • "Norveçli bir seyyah gibi çalak, köprüye indim ve vapura bindim." (Yahya Kemal Beyatlı)
ÇALAR

  1. [isim] Bakınız ayırtı
ÇALAP

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] Bakınız Allah
    • "Suyun akar yalap yalap / Böyle emreylemiş Çalap" (Yunus Emre)
ÇALKI

  1. [isim] Bakınız çalgıç
  2. [ağızlardan] Bakınız tırpan
SEÇAL

  1. [isim] Kafeterya, lokanta, büyük mağaza vb. yerlerde yemeği alma, parayı kasaya ödeme gibi bazı hizmetlerin alıcı tarafından yerine getirildiği satış yöntemi
PAÇAL

  1. [isim, ağızlardan] Ekmek yapmak için çeşitli tahılların yasaya göre belirlenen gerekli karışım oranı
  2. Çeşitli şeylerin karışımı
ÇALMA

  1. [isim] Çalmak işi
    • "Rüyamıza kadar giren bu bahçeden elma çalmaya gidiyorduk." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
    • "Kimsenin bilmediği bir havayı çalmaya başladılar." (Halit Fahri Ozansoy)
  2. Başa sarılan sarık
  3. [sıfat] Çalınmış
    • "Çalma mal."
  4. [sıfat] Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş
    • "Çalma çiçekli bir gümüş vazo."
ÇALGI

  1. [isim, müzik] Müzik yapmak amacıyla kullanılan her türlü ses verebilen alet; çalgı aleti, saz (II), enstrüman
  2. Çalgı çalma
    • "Sokağın dibinde çalgı sesleri işiterek birkaç adım ilerledi." (Peyami Safa)
  3. Müzik topluluğu
    • "Çalgı, yerine geçmiş oturmuştu." (Ercüment Ekrem Talu)
ÇALIM

  1. [isim] Karşıdakini etkilemek amacıyla sergilenen abartılı davranış; alım çalım, poz, zambır
    • "Sözlerini tartarak konuşuyorlarsa çalımlarından değil bu." (Nermi Uygur)
  2. Kılıcın keskin yanı
  3. Bakınız menzil
    • "Kurşun çalımı. Göz çalımı."
  4. Biraz benzeme, andırma
  5. [denizcilik] Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması
  6. [spor] Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşı takım oyuncusunu geçmek için yaptığı şaşırtıcı ve dikkat dağıtıcı kıvrak vücut hareketi
  7. [müzik] Bir aleti çalma işi
ÇALIK

  1. [sıfat] Bakınız çarpık
  2. Verev kesilmiş
  3. Doğal olmaktan uzaklaşmış, kendi renginden olmayan
  4. Adı defterden silinmiş
  5. Yüzünde çıban veya yara yeri olan
  6. [ağızlardan] Yan yan giden
    • "Çalık at."
  7. [isim] Çıban yeri
  8. [isim] Koyunlarda çiçek hastalığı
  9. [isim] Bakınız çalgın
  10. Benzeyen, benzer, çalan
    • "Hafiften sarışına çalık bıyıklarına, berrak kahverengi gözlerine, düzgün taranmış yana yatık saçlarına bakarak güzel Türk efendisi derim ona." (Sevinç Çokum)
ÇALIŞ

  1. [isim] Çalmak işi
    • "Her muganninin okuyuşu, her çalanın çalışı yine şahsidir ve ayrıdır." (Yahya Kemal Beyatlı)
ÇALTI

  1. [isim, ağızlardan] Dikenli çalı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü