İçinde ça olan 9 harfli 156 kelime var. İçerisinde ÇA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ça olan kelimeler listesine ya da Sonu ça ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A Ç Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AÇ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BİÇARELİK
-
-
[isim]
Biçare olma durumu, zavallılık, çaresizlik
- "Felaketler altında başlarını eğen çamlar sonsuz bir biçarelikle inlerler, sallanırlar." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Biçare olma durumu, zavallılık, çaresizlik
- ÇAKIVERME
-
-
[isim]
Çakıvermek işi
-
[isim]
Çakıvermek işi
- ÇARLİSTON
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yaygınlaşan dans türü
-
Bu dansın müziği
- "Arkamızdan geliyor ve ıslıkla bir çarliston çalıyordu." (Aka Gündüz)
-
Sivri uçlu, uzun ve kalın, tatlı, yeşilimsi biber, çarliston biber
-
[sıfat]
İnce, uzun ve çarpıcı
- "Ben, bir hayalet kadar zayıf, on altı yaşında, çarliston pantolonlu, şık fesli bir mektepli efendiydim." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yaygınlaşan dans türü
- ÇATICILIK
-
-
[isim]
Çatıcı olma durumu
-
Çatıcı olma işi
-
[isim]
Çatıcı olma durumu
- PARÇALAMA
-
-
[isim]
Parçalamak işi, parçalara ayırma
-
[isim]
Parçalamak işi, parçalara ayırma
- ÇAKŞIRSIZ
-
-
[sıfat]
Çakşırı olmayan
-
[sıfat]
Çakşırı olmayan
- ÇARPILMAK
-
-
[nsz]
Çarpma işine konu olmak
-
[-e]
Çarpık duruma gelmek
- "Bu adam, elli beş, altmış yaşlarında, boynu biraz yana çarpılmış, çıkık alınlı, çökük yanaklı, kara kuru bir ihtiyardı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Çalınmak, soyulmak
-
Aldatılmak
-
Alınıp gücenmek
- "Tatlı tatlı konuşurken birdenbire çarpıldı."
-
Çekiciliğine kapılmak, etkilenmek
- "Bir bakış, bir gülüşle çarpılmak işten değil." (Cahit Sıtkı Tarancı)
-
[nsz]
Çarpma işine konu olmak
- ÇARPMASIZ
-
-
[sıfat]
Çarpma yapılamayan
-
[sıfat]
Çarpma yapılamayan
- ÇAYDAÇIRA
-
-
[isim]
Elazığ ve çevresinde kına gecesi veya düğünlerde, ellerde yanan mum taşınarak oynanan türkülü bir halk oyunu
-
Bu oyunun müziği
-
[isim]
Elazığ ve çevresinde kına gecesi veya düğünlerde, ellerde yanan mum taşınarak oynanan türkülü bir halk oyunu
- KOPÇALAMA
-
-
[isim]
Kopçalamak işi
-
[isim]
Kopçalamak işi
- ÇAPULLAMA
-
-
[isim]
Çapullamak işi
-
[isim]
Çapullamak işi
- ÇARDAKSIZ
-
-
[sıfat]
Çardağı olmayan
-
[sıfat]
Çardağı olmayan
- ÇAKILDAMA
-
-
[isim]
Çakıldamak işi
-
[isim]
Çakıldamak işi
- ÇARPTIRMA
-
-
[isim]
Çarptırmak işi
-
[isim]
Çarptırmak işi
- ÇAVLANMAK
-
-
[nsz]
Gürültüsü çevreye yayılmak
-
Dillere düşmek, şüyu bulmak
-
[nsz]
Gürültüsü çevreye yayılmak
- ÇABASIZCA
- ...
- ÇATLATMAK
-
-
[-i]
Çatlak duruma getirmek
- "Elindeki ustura ile çatlatacağı bu canlı yemişe baktı." (Ömer Seyfettin)
-
Çatlamasına yol açmak
- "Duvarları, tavanı çatlatacak kadar şiddetli olan ve birdenbire kulağa saldıran bu ses dalgası kimsenin kulağını incitmedi." (Halide Edip Adıvar)
-
Sabrını taşırmak
-
Aklını kaçırmak
-
[-i]
Çatlak duruma getirmek
- ÇALKANMAK
-
-
[nsz]
Çalkama işine konu olmak
-
Deniz, göl dalgalanmak
- "Bu loş ve serin salonların altında Haliç'in denizliğini unutmuş, uslu suyu çalkanır." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
Coşmak
-
Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak
-
Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak
- "Herkes, her şey bir bahar sevinci içinde çalkanır durur." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Çalkama işine konu olmak
- ÇARPIŞMAK
-
-
Birbirine çarpmak, tokuşmak
- "Kompartımana girdi ve eşyalarını raflara koymaya çalışan Pervin'le çarpıştı." (Halide Edip Adıvar)
-
[nsz]
Vuruşmak, savaşmak
- "Karşımıza çıkacak olan kuvvet, kim ve ne olursa olsun, behemehâl çarpışırız ve muvaffak oluruz." (Atatürk)
-
[nsz]
Birbirine üstün gelmeye çalışmak
- "İki düşünce çarpışıyor."
-
Birbirine çarpmak, tokuşmak
- UZUNÇALAR
-
-
[isim]
Üzerine seslerin düşük devirle kaydedildiği büyük boyutlu plak
- "İlk uzunçaların hazırlıkları başladığında, her ikisi de son kartlarını oynadıklarını biliyordu." (Murathan Mungan)
-
Bir sanatçının eserlerinin bir bölümünün yer aldığı kaset, albüm
-
[isim]
Üzerine seslerin düşük devirle kaydedildiği büyük boyutlu plak