İçinde ça olan 8 harfli 178 kelime var. İçerisinde ÇA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ça olan kelimeler listesine ya da Sonu ça ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A Ç Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AÇ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇAĞLAYAN

  1. [isim] Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar
    • "Yüksekten karşıda çağlayanın şırıltısı duyuluyordu." (Ömer Seyfettin)

ÇALARMAK

  1. [nsz] Ekinler veya meyveler olmaya, olgunlaşmaya yüz tutmak

ÇAYLAKÇA

  1. [sıfat] Çaylağa yakışır
  2. [zarf] Çaylağa yakışır biçimde

ÇAĞIRMAK

  1. [-i] Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek
    • "Beyaz gömlekli zurnacısını çağırarak sandalyeye çıkardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [-i] Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, davet etmek
    • "O akşam Orhan'ı yemeğe çağırdı." (Tarık Buğra)
  3. [nsz] Binmek için bir araç istemek
    • "Bir taksi çağırdım." (Cahit Uçuk)
  4. [nsz] Yüksek sesle şarkı, türkü söylemek
    • "Türküler çağırarak tahta siliyor." (Yusuf Ziya Ortaç)

ÇAMURSUZ

  1. [sıfat] Çamuru olmayan, üstünde çamur bulunmayan

ÇAYAĞACI

  1. [isim] Tavla vb. oyunlarda sürekli yenilip bir şeyler ısmarlamak zorunda kalan kimse

KAÇAKLIK

  1. [isim] Kaçak olma durumu
    • "Hatırlarda edepsizliği, düşman karşısındaki kaçaklığı kalmıştı." (Yahya Kemal Beyatlı)

SAÇALAMA

  1. [isim] Saçalamak işi

ZİRZOPÇA

  1. [zarf] Zirzopluk edercesine

ÇAKŞIRLI

  1. [sıfat] Çakşır giymiş
  2. Ayakları tüylü, paçalı (kuş)

ÇAĞRIŞMA

  1. [isim] Çağrışmak işi
    • "Sağdan soldan bağrışmalar, çağrışmalar, üstüne saldırır gibi davranışlar..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ÇAPRAŞIK

  1. [sıfat] Karışık, dolaşık, girift
    • "Çapraşık akıntılar birden düz yön aldı." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. Anlaşılması, çözülmesi veya içinden çıkılması güç, karışık, muğlak
    • "Benimseyemediği çapraşık bir dünyanın binbir dolabı içinde bunalmış genç bir öğrenciyi hatırlatıyordu." (Etem İzzet Benice)

KOPÇASIZ

  1. [sıfat] Kopçası olmayan

ÇAYIROVA
...
ÇAKARSIZ
...
ÇARŞISIZ

  1. [sıfat] Çarşısı olmayan

MAHCUPÇA

  1. [zarf] Mahcup bir biçimde, mahcubane

ALÇALTMA

  1. [isim] Alçaltmak işi

ÇALDIRAN
...
ÇALKANTI

  1. [isim] Deniz ve gölde dalgalanma
  2. Çalkanmış şey
    • "Yumurta çalkantısı."
  3. Kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp
  4. Coşku
    • "Lodos rüzgârı es esebildiğine / Dinmesin gönlümdeki çalkantı." (Behçet Necatigil)
  5. Kargaşa ve bunalımın yol açtığı düzensiz, karışık, sıkıntılı durum
    • "Beraat etmen büyük çalkantı yaratır basında." (Çetin Altan)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü