İçinde ça olan 7 harfli 178 kelime var. İçerisinde ÇA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ça olan kelimeler listesine ya da Sonu ça ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A Ç Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AÇ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SAPIKÇA
-
-
Sapık bir biçimde
-
Sapık bir biçimde
- UÇARICA
- ...
- ÇALPARA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç
- "Bet beniz solmuş, gözler büyümüş, kansız dudaklar aralık, alt üst dişler çalpara gibi birbirine vuruyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir çeşit çağanoz (Portunus puber)
-
Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak
-
[isim]
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç
- PAÇASIZ
-
-
[sıfat]
Paçası olmayan
-
İçinde paça bulunmayan
-
[sıfat]
Paçası olmayan
- ÇATLAMA
-
-
[isim]
Çatlamak işi
-
Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak
-
Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması
-
Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma
-
[isim]
Çatlamak işi
- ORTAKÇA
-
-
[zarf]
Ortak olarak, ortaklaşa
- "Yeni konut alışkanlıklarımızda ortakça sokak köpeği beslemek yok." (Aydın Boysan)
-
[zarf]
Ortak olarak, ortaklaşa
- ÇARHACI
- ...
- ÇAĞANAK
- ...
- ÇAPULCU
-
-
[isim]
Başkasının malını alan kimse, plaçkacı
- "Bütün çapulcu alayı başka kasabalara gittiler." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Başkasının malını alan kimse, plaçkacı
- ÇATISIZ
-
-
[sıfat]
Çatısı olmayan, üstü açık (ev, kulübe)
-
[sıfat]
Çatısı olmayan, üstü açık (ev, kulübe)
- SAÇAKLI
-
-
[sıfat]
Saçağı olan
- "İpek saçaklı örtü."
-
[sıfat]
Saçağı olan
- ÇOCUKÇA
-
-
[sıfat]
Çocuk gibi
- "Doktor Hikmet yüreğinde âdeta çocukça bir sevinç duydu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[zarf]
Çocuğa yakışır biçimde
-
[sıfat]
Çocuk gibi
- AHLAKÇA
-
-
[zarf]
Ahlak anlayışına göre, ahlak değerleri bakımından, ahlaken
-
[zarf]
Ahlak anlayışına göre, ahlak değerleri bakımından, ahlaken
- ÇABASIZ
-
-
[sıfat]
Çaba göstermeyen, çabalamayan (kimse)
-
[zarf]
Çaba göstermeden, çabalamadan
-
[sıfat]
Çaba göstermeyen, çabalamayan (kimse)
- ÇANTACI
-
-
[isim]
Çanta yapan veya satan kimse
-
[isim]
Çanta yapan veya satan kimse
- ÇARKACI
-
-
[isim]
Osmanlı ordusunda öncü süvari birliğinde görevli asker
- "Davlumbazlar yeğde yeğde vuranda / Çarkacılar sağlı sollu dönende / Eğri kılıç ak gövdeyi bölende / Yiğidi doğuran ana, bin yaşa!" (Halk türküsü)
-
[isim]
Osmanlı ordusunda öncü süvari birliğinde görevli asker
- ÇATIŞMA
-
-
[isim]
Çatışmak işi
- "Döndüğü zaman hoş olmayan çatışmalar olabilmesi ihtimali evde felaket bekleyen bir gerginlik yaratmıştı." (Halide Edip Adıvar)
-
Silahlı büyük kavga, arbede
- "On beş dakika süren bir çatışma olmuştur."
-
Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma
-
Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının, bir yerde dar bir açı ile birbirine yaklaşıp kaynaşması veya düğümlenmesi
-
[isim]
Çatışmak işi
- BURUKÇA
-
-
[sıfat]
Tadı biraz buruk olan
-
[sıfat]
Tadı biraz buruk olan
- KOÇARLI
- ...
- ÇALARMA
-
-
[isim]
Çalarmak işi
-
[isim]
Çalarmak işi